Silvina Ocampo

Silvina Ocampo

Yazar
8.3/10
3 Kişi
·
5
Okunma
·
0
Beğeni
·
14
Gösterim
Adı:
Silvina Ocampo
Doğum:
Buenos Aires, Arjantin, Temmuz 1903
Ölüm:
Buenos Aires, Arjantin, 14 Aralık 1993
Cynthia Ozick, 1928’de New York’ta iki çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Rusya doğumlu ebeveyniyle birlikte Bronx’a taşındı. Lisans eğitimini New York Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Ohio State Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı bölümünde, Henry James romanlarına odaklanarak yüksek lisans derecesini aldı. Roman ve denemeleri çoğunlukla Amerikan Yahudilerinin yaşamını konu alır, bunun yanı sıra politika, tarih ve edebi eleştiri alanlarında da yazmaktadır. Düzyazının yanı sıra şiir de yazmış ve çevirmiştir. Soykırım ve sonuçları baskın temalarındandır. Eserlerinin çoğu hor görülmüş bireyleri, göç sonrası kimliğin yeniden inşasını, travma ve bir sınıftan diğerine geçişi inceler.

 

Ozick, 1971’de, kısa öykü derlemesi The Pagan Rabbi and Other Stories ile Edward Lewis Wallant Ödülü’ne layık görüldü. 1997’de ise denemelerinden oluşan kitabı Fame and Folly ile Diamonstein- Spielvogel Ödülü’nü kazandı. Öykülerinden üçü O. Henry yarışmasında birincilik ödülünü aldı. 1986’da Rea Kısa Öykü Ödülü’nün ilk kazananı oldu. 2000’de Quarrel & Quandary ile National Book Critics Circle (Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği) Ödülü’nü kazandı. (Büyük Britanya’da The Bear Boy olarak yayımlanan) Heir to the Glimmering World ( 2004) eleştirmenlerce övgüyle karşılandı. 2005’te Uluslararası Man Booker Ödülü adayları arasında kısa listedeydi ve 2008’de Bernard Malamud’un ailesi tarafından kısa öykü sanatındaki üstün başarıları ödüllendirmek için kurulan PEN/Malamud Ödülü ve PEN/Nabokov Ödülü’nü aldı. Foreign Bodies (Yabancı Bedenler) romanı, Orange Ödülü (2012) ve Jewish Quarterly-Wingate Ödülü (2013) adayları arasında kısa listedeydi.

 

Roman yazarı David Foster Wallace, Ozick’i Amerika’nın yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak anmıştır. Ozick, “ABD’nin edebi panteonunun Athena’sı”, “Bronx’un Emily Dickinson’ı” ve “zamanının en usta ve incelikli edebiyat üslubuna sahip olan yazarlarından biri” olarak betimlenmiştir.
Bazı günler vardır ki her şey mümkün görünür. Bugün o günlerden biri.
Silvina Ocampo
Sayfa 71 - Nebula Kitap
Çocuklar o kadar olağandışı kişiler ki cesaretimi kırıyorlar ve hiçbir şey onlar için yeterince iyi değilmiş gibi geliyor bana.
Bir zamanlar biri, şeytan olsa gerek , bana şöyle demişti: "Büyük yazarlar yazdıklarını anlamayanlardır; diğerlerinin ise pek kıymeti yoktur.
Çocukluğumuz aslında dostumuz ama biz o zamanlar çocukluğumuzun dostu değildik çünkü o zamanlar şimdi olduğumuz gibi değildik.
O varlık, bazen çaresiz olan o varlık , bize çok dokunuyor .
Zira hiç kimse onu bizim kadar anlayamazken , henüz onun yanında değildik.
Hepsi öyle küçük ve uzaktı ki ırkı ırktan, ülkeyi ülkeden ayırt etmek zordu.
Bana daha tanıdık gelen gökyüzüne bakmayı yeğledim.
Fiziki bazı özelliklerinden dolayı seviyoruz insanları , tabii bu herkese söylenecek bir şey değil.
Bazen mavi elbiseli olan bir kızı çekici buluyorum.
Aynı kız , siyah bir elbise giyse beğenmezdim.
Çocuklar çok titiz okurlardır. Onları şaşırtmak, güvenlerini kazanmak kolay değildir.
Bunu başarabilmek için Baudelaire'in bahsettiği yeteneğe sahip olmak gerekir.
Arzu ettiğinde çocukluğunu yeniden hayata geçirebilme kapasitesi.
“Çocuk edebiyatı yoktur,edebiyatın çocuk gözüyle kavranışı vardır”
.
Leandro dokuz yaşında.Annesini çok seviyor,çikolatayı da.Bir yaz,yabancının biri resimleriyle beliveriyor hayatında ve Leandro kendini bir kulenin içine çekilmiş buluyor..Bu kulenin ne yüksekliğini biliyor ne de çıkışın yolunu..
.
Silvina Ocampo,masalsı görünen ama ayakları gerçekliğe basan bir metin ortaya koyuyor.Özellikle sonu sıcacık bir tat bırakıyor akılda..
.
Kitaptaki önsöz ve son kısıma eklenen yazar ile röportaj da çok ince düşünülmüş.Barış Kara’nın çizimleri de güzel olan diğer bir ayrıntıydı.
.
Yazar “kendinizi çocuklarla özdeşleştiriyor musunuz?” sorusuna verdiği cevap ile beni daha da kendine çekti.Şöyle diyor:
.
“Hayatta pek çok deneyimimizi unutuyoruz ama çocukluk deneyimlerimizi asla.
Çocukluğumuz aslında dostumuz ama biz o zamanlar çocukluğumuzun dostu değildik çünkü o zamanlar şimdi olduğumuz gibi değildik.O varlık,bazen çaresiz olan o varlık,bize çok dokunuyor.Zira hiç kimse onu bizim kadar anlayamazken,biz,henüz onun yanında değildik.”
Daha önce bahsetmiştim, büyükler için masal kitabı gördüğümde dayanamıyorum. Remzi Kitap Evin'de süslü püslü sayfaları ile Sonsuz Kule'yi görünce hemen aldım.
Artık ihtiyatlı davranıyorum net söylüyorum ; "ben" beğenmedim, belki "siz " beğenebilirsiniz .
Konusu ; bir çocuk çok alaycı olduğu için şeytan tarafından penceresiz kuleye kapatıyor.
Yazar! pardon çocuk ressam ve tuvale çizdiği her şey canlanıyor . Bundan sonra yazar her istediği mesajı verme şansına sahip ancak bana kalırsa başarılı bir şekilde yarattığı bu kurguyu iyi değerlendiremiyor.
Kitapta üç beş tane altını çizdiğim bana ilginç gelen cümle vardı, yani hayat dersleri..
Tekrar ediyorum ben beğenmedim belki siz beğenebilirsiniz..

Yazarın biyografisi

Adı:
Silvina Ocampo
Doğum:
Buenos Aires, Arjantin, Temmuz 1903
Ölüm:
Buenos Aires, Arjantin, 14 Aralık 1993
Cynthia Ozick, 1928’de New York’ta iki çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Rusya doğumlu ebeveyniyle birlikte Bronx’a taşındı. Lisans eğitimini New York Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra Ohio State Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı bölümünde, Henry James romanlarına odaklanarak yüksek lisans derecesini aldı. Roman ve denemeleri çoğunlukla Amerikan Yahudilerinin yaşamını konu alır, bunun yanı sıra politika, tarih ve edebi eleştiri alanlarında da yazmaktadır. Düzyazının yanı sıra şiir de yazmış ve çevirmiştir. Soykırım ve sonuçları baskın temalarındandır. Eserlerinin çoğu hor görülmüş bireyleri, göç sonrası kimliğin yeniden inşasını, travma ve bir sınıftan diğerine geçişi inceler.

 

Ozick, 1971’de, kısa öykü derlemesi The Pagan Rabbi and Other Stories ile Edward Lewis Wallant Ödülü’ne layık görüldü. 1997’de ise denemelerinden oluşan kitabı Fame and Folly ile Diamonstein- Spielvogel Ödülü’nü kazandı. Öykülerinden üçü O. Henry yarışmasında birincilik ödülünü aldı. 1986’da Rea Kısa Öykü Ödülü’nün ilk kazananı oldu. 2000’de Quarrel & Quandary ile National Book Critics Circle (Ulusal Kitap Eleştirmenleri Birliği) Ödülü’nü kazandı. (Büyük Britanya’da The Bear Boy olarak yayımlanan) Heir to the Glimmering World ( 2004) eleştirmenlerce övgüyle karşılandı. 2005’te Uluslararası Man Booker Ödülü adayları arasında kısa listedeydi ve 2008’de Bernard Malamud’un ailesi tarafından kısa öykü sanatındaki üstün başarıları ödüllendirmek için kurulan PEN/Malamud Ödülü ve PEN/Nabokov Ödülü’nü aldı. Foreign Bodies (Yabancı Bedenler) romanı, Orange Ödülü (2012) ve Jewish Quarterly-Wingate Ödülü (2013) adayları arasında kısa listedeydi.

 

Roman yazarı David Foster Wallace, Ozick’i Amerika’nın yaşayan en büyük yazarlardan biri olarak anmıştır. Ozick, “ABD’nin edebi panteonunun Athena’sı”, “Bronx’un Emily Dickinson’ı” ve “zamanının en usta ve incelikli edebiyat üslubuna sahip olan yazarlarından biri” olarak betimlenmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur okudu.
  • 3 okur okuyacak.