Stephen Mitchell yorumları ve incelemelerini, Stephen Mitchell kitabı hakkındaki okur görüşlerini , Stephen Mitchell puanlarını 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Gılgameş Destanı’nı okurken en çok hissettiğim şey, insanın binlerce yıl önce bile bugünle aynı soruların peşinde koştuğu. Gilgameş’in o baştaki kibri, gücüne güveni ve kimseyi umursamayan hali bana çok “insan” geldi; yani değişmeyen bir tarafımız var. Enkidu’yla karşılaştığında ise sanki hikâyenin rengi bir anda değişiyor. Aralarındaki dostluk, o dönem için bile şaşırtıcı derecede samimi ve derin anlatılmış. Enkidu’nun ölümü sonrası Gilgameş’in birdenbire ölümlülüğün yüzüne çarpması… işte o kısım destanın kalbini oluşturuyor bence.
Hikâyeyi okurken “ölümsüzlük” arayışı aslında literal bir şey değilmiş gibi hissettim; daha çok insanın dünyada bırakacağı iz, yani bir anlam arayışı. Gilgameş’in sonunda ölümsüz olamaması ama yaşadıklarından değişmiş halde şehrine geri dönmesi bana çok gerçekçi geldi. Çünkü bazen aradığımız cevapları bulamayız ama yol bizi dönüştürür. Gilgameş’in de dönüşümü bence destanın en guzel ve carpıcı kısmıydı.
En azından 4 bin yıllık bi destanı okumak beni cok heycanlandırdı. Yazarın kitabın başında ayrıca anlatımı aydınlattı beni .Tabletlerin iki farklı yerden çıkarılması ve sonradan aynı hikayeden bahsedildiğini farketmeleri ve destanin ortaya çıkışı ,çok heyecan verici bi durum.Antik metinlere ilginiz varsa tavsiye ediyorumm .:)
Yazarın The Work yani "Çalışma"sını resmi web sitesinde Türkçe olarak inceleyip ne olduğuna dair bilgi edinebilirsiniz ve çalışma formuyla kendinize uygulayabilirsiniz.
Aşağıya linkleri ekledim. Umarım birilerine faydalı olur.
Byron Katie, Çalışma Tanıtımı: thework.com/wp-content/uplo...
Çalışmaʼyı Uygulama Talimatları: thework.com/wp-content/uplo...
Çalışma Formu: thework.com/wp-content/uplo...
Terapi gibi gelen kitapları gördüm ama gerçek bir terapi kitabını ilk defa görüyorum. Bazı önyargılarımla yüzleşmek bana ağır geldi, hatta bu kitaptan sonra bazı sivri yanlarım törpülendi diyebilirim. Hayatıma entegre edeceğim 4 soru… Bende hep baki kalacak Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Bayılacağınıza eminim
Kişisel gelişim mi dersiniz bı uyanma mı kendinize yorma ve kendi yolunuzu bulma mı farketmez adını okuyan koysun ama mutlaka okunmalı listesin de yer almalık bir kitap olanı sevmek. Çatışma yoluyla kendi hayatınızda değiştirmek istedikleriniz kabullenmek istedikleriniz görmediğiniz ya da görmek istemediğiniz ne varsa önünüze serilip size derin bir nefes aldırmak için birebir.
Sanırım kitabın içine giremedim, alıştırmalar da beni bir noktaya getiremedi. En azından hayal ettigim etkiyi alamadım. Sanırım bir eğitmen eşliğinde denemek ve anlamak lazım.
Tarihte “çöküş” dediğimiz şey, çoğu zaman bir son değil; bir dönüşümdür.
Bu kitap Roma’nın yıkılışını dramatik bir son gibi sunmaz.
Ne büyük bir felaket, ne de ani bir çöküş vardır.
Aksine, yavaş yavaş değişen, şekil değiştiren,
hatta yer yer kendini yeniden kuran bir yapı vardır.
Mitchell’ın en güçlü tarafı da tam burada:
Roma’yı bir “biten imparatorluk” değil,
evrilen bir dünya olarak anlatması.
Kitap boyunca siyasi olaylar tek başına belirleyici değildir.
Ekonomi, din, toplumsal yapı ve gündelik hayat birlikte ele alınır.
Bu da okura yalnızca imparatorları değil,
o dönemde yaşayan insanları da görme imkânı verir.
Hristiyanlığın yükselişi, idari değişimler,
askeri baskılar ve iç dengeler…
Mitchell bu unsurları tek bir sebep-sonuç zincirine indirgemez.
Tam tersine, Roma’nın geç dönemini
çok katmanlı bir süreç olarak kurar.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri de
“gerileme” kavramını sorgulamasıdır.
Gerçekten bir çöküş mü vardır,
yoksa yalnızca farklı bir düzene geçiş mi?
Mitchell bu soruyu açık bırakır,
ama okuru düşünmeye zorlar.
Dili akademik ama ağır değildir.
Anlatım net, dengeli ve mesafelidir.