Stephen Mitchell

Stephen Mitchell

Yazar
7.8/10
34 Kişi
·
102
Okunma
·
0
Beğeni
·
348
Gösterim
Adı:
Stephen Mitchell
Unvan:
Amerikalı Akademisyen, Şair, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Brooklyn, New York, ABD, 1943
( Brooklyn , New York 1943 doğumlu) Stephen Mitchell Şair, Çevirmen , Akademisyen. Aynı zaman da evli.
Heraclius'un 610'dan 641'e kadar devam eden iktidarı Bizans ve Sasani imparatorlukları arasındaki son büyük savaşı içerisine almaktadır. Bu dönemde Balkanlardaki Roma kontrolü sona erdi. İmparatorluk Yakın Doğu'da ve Mısır'da çöktü. Hem Bizanslılar hem de Sasaniler İslam Dini tarafından birleştirilen Arapların gittikçe artan gücüyle çatıştılar ve yenildiler.
Stephen Mitchell
Sayfa 614 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI Sayfa 613-614
Vandal Kralı Gaiseric, Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünün gerçekleşmesinde hayati bir rol oynamıştı. Afrika'nın fethi Vandal toplumunu korkulan bir güce dönüştürmüştü. Bu güç kara gücünün yanı sıra bir deniz gücüydü. Kartaca'nın ele geçirilmesiyle birlikte Vandallar büyük bir Akdeniz kenti üzerinde hakimiyet kurabilen tek barbar grup oldu.
Stephen Mitchell
Sayfa 174 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
Roma, MÖ IV ve III.Yüzyıllar boyunca İtalya'nın çoğunu fethetmeyi başardı. Roma gücünün büyümesi Batı Akdeniz'in diğer büyük gücü Kartaca ile III.Yüzyılda egemenlik çatışmasına yol açtı. Bu çatışma Roma hakimiyetinin İtalya Yarımadası'nın ötesine İspanya'ya Kuzey Afrika'ya ve Sicilya'ya yayılmasıyla sonuçlandı. Roma, Kartacalı Komutan Hannibal'i yedikten sonra Doğu Akdeniz işlerine karışmaya başladı iki yüzyıllık yayılma ve fetih, Roma İmratorluğunun sınırlarını MS.I.yüzyılda Fırat'a kadar genişletti.
Stephen Mitchell
Sayfa 3 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
Constantinus, Hıristiyan tanrıya ibadeti yaygınlaştırmak için kilise inşası için vakfiyeler vermeye başladı. Roma'da 312 ile 315 yılları arasında daha önce rakibi Maxentius'un muhafız birliklerini barındıran süvari birliklerinin kışlasının bulunduğu alana büyük Lateran Bazilikası inşa edildi.
Stephen Mitchell
Sayfa 102 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
Antakya'da kamusal sokak aydınlatma sistemi kurulmasını mümkün kılan şey bol miktardaki ucuz zeytinyağıydı. Bu aydınlatma o kadar parlaktı ki, "Gece, gündüz gibi aydınlık oluyordu."
Stephen Mitchell
Sayfa 483 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
Roma İmparatorluğuna yönelik ilk büyük Hun yağması Balkanlardan değil 395 yılında Kafkaslar üzerinden Anadolu'ya doğru ulaşmış ve Suriye'ye kadar uzanmıştır.
Stephen Mitchell
Sayfa 286 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
300 yılına gelindiğinde Roma Senatosunda imparatorluk maiyetinde ve Roma ordusunda Hıristiyanlar bulunuyordu. Böylelikle Hıristiyanlar devletin en önemli kurumlarının parçası oldular.
Stephen Mitchell
Sayfa 352 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
Batı eyaletlerinin Romalı sakinleri IV.yüzyıl ortalarının çığır açan yıllarından beri genel olarak Katolik ve Teslisçi idiler. Halbuki Cermen kabile halkları Ariusçuydu. Dinsel kutuplaşma nadiren aleni bir ihtilaf kaynağı olmasına karşın yine de eski ve yeni nufüslar arasındaki farklılığı sürdürmeye yardımcı olan hayati bir strateji olarak kaldı. Ayrıca dinsel mensubiyet belli başlı Cermen grupların Roma İmparatorluğuna karşı duruşlarını tanımlamaya yardım ediyordu.
Stephen Mitchell
Sayfa 294 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
Sasaniler, Eftalit Hunlarının ve VI. yüzyılın ikinci yarısında doğu sınırlarına tecavüz eden Göktürk kabilelerinin, Romalılar ise Avrupa'daki barbarlardan ve Afrika'daki Vandal yerleşiminden gelen sürekli tehditler ve meydan okumalarla karşı karşıyaydılar.
Stephen Mitchell
Sayfa 186 - TÜRK TARİH KURUMU YAYINLARI
750 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Geç Roma İmparatorluğu Tarihi (284-641).

Kitabın anlatımı okuyana karışık gelebilir. Yerli tarihçiler kitap yazarken olayı iyi anlaşılsın diye giriş gelişme ve sonuç odaklı ele alır. Kronolojik sıra ön plandadır. Yabancı tarihçiler ise kitapları alanında uzman başka bir tarihçi ile sohbet eder tarzda yazıyor. Bu sebeple kitap karışık gelebiliyor. Sanki yazar daldan dala atlıyor hissi uyandırıyor. Ancak bu yabancıların yazdığı hemen hemen bütün kitaplarda böyle oluyor. Yazım ve anlatım tarları bizim yazım anlatım tarzımızdan farklıdır. İlk defa Roma Tarihi üzerine kitap okuyacaklara ağır gelebilir.


Günümüz İtalya'sının başkenti olan Roma merkezli kurulan önce İtalya yarımadası ile Sicilya ve Kuzey Afrika'yı ele geçiren Roma İmparatorluğu, zaman içinde İspanya, Fransa, Britanya, Afrika, Mısır, Yunanistan ve Anadolu'ya yayılarak Fırat Nehri havzasına kadar olan çok geniş bir coğrafyayı kapsamaktaydı.

Coğrafyanın çok geniş olması 250'li yıllardan itibaren bir dizi sorunları beraberinde getirdi. İmparatorluğun başkenti Roma olmasına karşın doğuda Sasaniler İtalya'nın kuzeyinde ve Doğu Avrupa'da göçebe kabileler birbirinden bağımsız olarak ama birbirini izleyen yıllarda Roma topraklarına doğru harekete geçtiler.

Dönemin imparatorları hem doğuda hem de batı ve kuzeyde eş zamanlı saldırı ve tacizlerle uğraşmak durumunda kaldı. Buna bir de imparator adaylarının birbiri ile yaptıkları mücadele eklenince 200'lü yıllara damgasını vuran III. Yüzyıl Krizi ortaya çıktı. 284 yılında İmarator olan Dioclatianus, tek imparatorun geniş bir coğrafyayı yönetemeyeceğini düşünerek "Tetrarşi" denilen aynı anda iki imparator ve iki yardımcı İmarator sistemini getirdi. Böylece Roma İmparatorluğu'nun doğu topraklarını bir imparator ile yardımcısı batı topraklarını ise diğer imparator ve yardımcısı yönetmeye başladı.


İşte Geç Roma İmparatorluğu denilen dönem bu süreçleri kapsamaktadır. Bu dönemin içinde günümüz İstanbul'unun küçük bir kasaba olan Byzantion'un büyük bir şehir olarak tasarlanması ve Constantinopolis adını alarak Roma İmparatorluğu'nun başkenti olmasına, imparatorluğun ikiye ayrılarak Batı Roma'nın çöküşüne ve Doğu Roma'nın İstanbul merkezli hayatına devam etmesine tanıklık edeceğiz.

Geç Roma İmaratorluğu dönemi aynı zamanda Hıristiyanlığın küçük halk kitlesinin dini olmaktan çıkarak III. Yüzyıl krizi ile birlikte tüm Roma topraklarına yayıldığı dönem olmuştur. Pagan olan Roma, tek tanrı inancından dolayı önce Hıristiyanları sindirmek istemiş geniş halk kitlelerinin yeni dine geçmesiyle birlikte ise 313 yılındaki Milano Fermanı ile Hıristiyanlığın meşru bir din olduğu kabul edilmiştir.

Roma İmparatorluğu'nda sıradan okuma yazma bilmeyen biri eğer yetenekliyse İmparator olabiliyordu. Bunun iki yolu vardı. Biri askeri güç ile yönetimi ele geçirmek diğeri ise ölen imparatorun karısı ülkeyi tek başına yönetemeyeceğinden onunla evlenerek imparator olmaktı. Askeri gücü olmayan ancak yetenekli olan pek çok isim dul imparatoriçe ile evlenerek imparator olmuştur. Evlilik yoluyla İmarator olmak bir bakıma sorunsuz zahmetsiz bir şekilde İmarator olmak anlamına geliyordu. Diğer türlü askeri güç ile imparator olan kişiler mutlaka bir meşruiyet kaynağına dayanmak durumundaydı. Askeri güç tek başına bunu sağlamaya yetmiyordu.


Roma İmparatorluğunda Hıristiyanlığın kabulu beraberinde bir dizi dini tartışmayı beraberinde getirdi. Örneğin İsa, baba-oğul- kutsal ruh üçlemesi teslis inancında neydi? İsa ölümlü ise tanrı olamazdı. Tanrı isé İsa'nın aynı anda iki tabiyatı vardı. İşte bu tartışmalar halkı ikiye bölerken imparatorların da araya girmesiyle dini tartışmalar kanlı olaylara dönüşmekteydi.


610 yılında İmparator olan Heracleus 641 yılına kadar yönetimde kaldı. Heraclius'un ömrü 630 yılına kadar Sasanilerle, 630'dan öldüğü 641 yılına kadar ise İslam Ordularıyla mücadele ile geçti. Sasanilerle Heraclius arasında yaşanan uzun savaşları Roma kazandıysa da kazanılan zafer hem Roma'nın hem de Sasanilerin askeri ve ekonomik gücünü tüketti. Bunun sonucu olarak İslam orduları kısa sürede Sasanilerin yıkarak İran'a Roma'yı yenerek Anadolu içlerine kadar girdiler.
Sanırım kitabın içine giremedim, alıştırmalar da beni bir noktaya getiremedi. En azından hayal ettigim etkiyi alamadım. Sanırım bir eğitmen eşliğinde denemek ve anlamak lazım.
406 syf.
·4 günde·Puan vermedi
"o ani" yakalayip bu calismayi yapmali okuyacak olan kisi. Evet kitap bir calismayi anlatiyor herkes kendine gore planlayip farkindaliga erisebilir ama dedim ya o mental ani bulmalisiniz.
406 syf.
·Puan vermedi
Bu doğrumu .?
Bunun doğru olduğunu kesinlikle bilebilirmisin .?
Bunu düşündüğünde nasıl tepki veriyorsun .?
Bu düşünce olmasa sen kim olurdun .?

Gerçekten hayatımı değiştiren kitaplardan biriydi , bir çok probleme ve dayanmaya çalıştığım şeye bu soruları kendime sorarak ayakta kalmayı başardım...
Hani derler ya seni öldürmeyen şey güçlendirir tamda bunun kapısını araladı bu kitap benim için .....

Özümsenerek okunması gereken kişisel gelişim kitaplarından biri , hem yol gösterici hem terapi niteliğinde .....

Gerçekten Kaç kişi olanı sevebilir , kabullenebilir , birlikte yaşamayı kendi olmayı benimser .?
406 syf.
·9/10
Kişisel gelişim mi dersiniz bı uyanma mı kendinize yorma ve kendi yolunuzu bulma mı farketmez adını okuyan koysun ama mutlaka okunmalı listesin de yer almalık bir kitap olanı sevmek. Çatışma yoluyla kendi hayatınızda değiştirmek istedikleriniz kabullenmek istedikleriniz görmediğiniz ya da görmek istemediğiniz ne varsa önünüze serilip size derin bir nefes aldırmak için birebir.
406 syf.
·7/10
Kitapta “çalışma” adı ile sunulan ve basitliğinin tezatlığında oldukça uzun süren soru-cevap diyaloğlarından oluşan bir terapi şekli anlatılıyor. Zaman zaman hayatın amacını da sorgulamaya alan bir gelişim kitabı.
406 syf.
·2/10
Kitap, düşüncelerimizi yöneterek daha iyi hissedebileceğimizi ve olaylara bakış açımızın değişebileceğini vurguluyor özünde. Yazar, “çalışma” ismini verdiği soru sorma tekniğini kullanarak insanların daha iyi hissetmesini sağlıyor ve çalışmasını örnekler vererek açıklıyor. Bana göre gereksiz uzunlukta yazılmış bir kişisel gelişim kitabı. Tekniğin özünü ilk sayfalarda anlamamla birlikte 400 sayfa olan kitabı okurken zaman zaman sıkıldığımı itiraf etmem gerekiyor. Kişisel gelişim alanında önemli sayılabilecek bu kitabı okumayı düşünüyorsanız yazarın sunmuş olduğu web sitesinden çalışmasının detaylarını öğrenmenizi öneririm bu sayede gereksiz uzunlukta yazılmış bir kitabı okumak zahmetine girmezsiniz.
406 syf.
·750 günde·Beğendi·6/10
Hayatınızı değiştirebilecek dört soru ile okura farkındalık ve kendini değiştirme-geliştirme imkanı sunmaya çalışıyor kitap. En çarpıcı yaklaşımlardan biri ´´İş´´ kavramı olmalı. Yazara göre üç tür iş vardır; Kendi işin, başkasının ve Allah´ın işi.
Yaratıcının işine karışamayız. Kendi işimizi bırakıp diğerlerinin yaptığı işler üzerine düşünür ve onları yargılarsak hayatımızı yaşayamayız.
Sadece kendi işlerimize gücümüz yetebileceğini ve onları yönetebileceğimizi bilmeli.
Maraqli kitabdir,her kese tovsiyye ederim.Burda size hayat yasamindan bahs eder.Kirkinliklariniz hayat olur bazan,ama,kirilmayin,yuruyun ve yolunuza davam edin...Hadi,hosca kalin..İyi okumalar..Umarim,marakli olur.

Yazarın biyografisi

Adı:
Stephen Mitchell
Unvan:
Amerikalı Akademisyen, Şair, Çevirmen, Yazar
Doğum:
Brooklyn, New York, ABD, 1943
( Brooklyn , New York 1943 doğumlu) Stephen Mitchell Şair, Çevirmen , Akademisyen. Aynı zaman da evli.

Yazar istatistikleri

  • 102 okur okudu.
  • 21 okur okuyor.
  • 151 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.