Suphi Saatçi

Suphi Saatçi

Yazar
9.0/10
24 Kişi
·
47
Okunma
·
5
Beğeni
·
339
Gösterim
Adı:
Suphi Saatçi
Tam adı:
Prof. Dr. Suphi Saatçi
Unvan:
Akademisyen, Yüksek Mimar, Yazar
Doğum:
Kerkük, Irak, 1946
1946 yılında Kerkük’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Üniversitesi)’nin Yüksek Mimarlık Bölümü’nü 1974 yılında bitirdi.

Bir süre tarihi çevre koruma ve restorasyon alanında serbest çalıştı. Bu arada çeşitli kurum ve kuruluşlarda tarihi çevre koruma uzmanı olarak danışmanlık yaptı. Kerkük Kenti ve Ev Mimarisi konulu doktora tezini İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda 1992 yılında tamamladı.

1995’te doçent oldu, 2002 yılında da profesörlüğe atandı. Evli ve bir çocuk babası olan Saatçi, halen Mimar Sinan Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Bölümü’nde öğretim üyesidir.

Ulusal ve uluslararası sempozyum ve toplantılarda sunulmuş bildirileri ve yayımlanmış bir çok makale, inceleme ve araştırma yazıları vardır.
Düşmanlar dötr koldan girdi vatana
Acıyan yok yerde şehit yatana
Yurdum tatlı lokma yutan yutana
Nerde kaldı üstün geçen çağlarım
Kerkük diye söyler inler ağlarım
Yıktılar kalemizi
Sürdüler balamızı
Daha can boğazdayken
Çektiler selamızı

Ah Kerkük yüz ah Kerkük
Her zaman yüz ağ Kerkük
Ölseydim düşmeseydim
Men senden uzağ Kerkük
Ey bu sırrı bilenler
Cömertliği ile itibar görenler

Cihan padişahı öldü demeyin sakın
Yası ve üzüntüyü şimdi bırakın

Sırrı saklayan can gibi tende
Duyulmasın bu sır düşman içinde

Sakın almayın bu sırrı dile
Gerekse saklayın yasınızı hele
● Öte-el : Otel
Ötebas : Otobüs
Ko-kafûr: Kuaför
Resim alan: fotoğraf makinesi
● ' Accilu bi's-salâti kable'l-fevt
Ve 'accilu bi't-tevbeti kable'l-mevt
( Zamanı geçmeden namaza koşunuz ve ölüm gelmeden tövbe ediniz. )

● Sübhâne men tehayyere fî sun'ihil-'ukūl
Sübhâne men bikudretihi ya'cüzü'l-fuhûl
(Yaratılışıyla akılları hayrette bırakan Tanrı'yı ulularım
Kudretiyle zekâları aciz bırakan Tanrı'yı ulularım)

●" - Efendim, Türkmanların tamata didikleri bu sebzenin vatanı Amerika dinülen gavur diyarıdır. Orada tomato dirler. El'ân Türkiye'de domates ismi ile ma'rufdur. Domates ile patates muahharan Osmanlı ülkesine gelmişdür." ( s.45 / osmanlı padişahları domates ve patates yimeden hayat sürmüş şaşırtıcı )

● İnsanın güvenliği ve selameti, dilini tutmasına bağlıdır.
Ölümlü yerdir dünya dediğin fani
Bir nefestir ancak yaşama anı

Akar su gibi ömür bağının baharı
Geçer yel gibi gençlik zamanı
Usta ve kullanıcının ortak kararları sonucu gerçekleşen, yüzyıllar boyu denenerek, ortaya çıkan mükemmel yapı çözümlerini ve detayları sergileyen, değişik işlevleri karşılayan geleneksel Türk evinin, günümüzde apartman dairelerinden daha esnek ve daha çağdaş* olduğu yolunda ileri sürülen görüş tartışılmaya değmez mi?
*Eruzun, 1990, s. 113
Bizim için hayat inandığımız mücâdeledir; haklılığına inandığımız mücâdele. Her şeyin bir bedeli vardır. Biz de davamızın bedelini ödüyoruz. Bizden sonraki kuşaklara örnek olmak, inancımızın gereğidir.
119 syf.
·8/10
Türkmen şehirlerini (Kerkük-Erbil-Tuzhurmatı-Telafer...) ve bu şehirlerin yetiştirdiği şairleri, şairlerin vatan-millet dertlerini anlatmakla başlıyor. Bölgede Türkmenlerin uğradığı zulümleri ve çekilen çileleri birinci ağızdan ele alıyor. Kerkük'ün petrol bakımından zengin topraklara sahip olmasından yakınıyor ve Saddam diktasının Araplaştırma politikasından dem vuruyor. Şimdi ise bölgedeki Kürtleştirme politikasının hayal ürünü olduğunu savunuyor.

Kerkükten ayrı düşenlerin, uzun yıllar Kerkük hasretiyle kavrulanların, Kerkükten ayrılmanın acısıyla yananların okuması gereken güzel bir gezi yazısı olmuş.
155 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Osmanlı'nın yetiştirmiş olduğu en önemli şahsiyetlerinden olan Mimar Sinan' ın anılarını yazdığı Tezkiretü'l-Bünyan adlı eserden çevrilmiştir. Osmanlı tarihinde bence en önemlilerinden Mimar Sinan hakkında yeteri kadar bilgi sahibi değiliz yeteri kadar arıştırılmamış olup bu eser de yeterli değil fakat Mimar Sinan tanımak ve anlamak için kesinlikle okunması gereken güzel bir kaynak...
88 syf.
·9/10
Siz Kerkük'lü Zehra Bektaş ı okudunuz mu... 1995 yılında Kerkük te evlerinden çıkarılmak istenen Zehra ve ailesi evden tahliye edilmek isterken Zehra kapıyı açar ve şöyle haykırır:
"Ey ahali, ben Kerkük'ün kızıyım. Bu şehirden asla göç etmeyeceğim. Bu zulüm politikasını protesto etmek, Türkmenlere bağımsızlık yolunu açmak ve Türkmen sözcüğünü yükseltmek uğruna, şimdi kendimi yakacağım. Kerkük bize kalacaktır. Katillere ve zalimlere ölüm" der ve gaz bidonunu üzerine boşaltarak kendini ateşe vermiştir ve diri diri kendini yakmıştır. Yıllardan beridir Irak Türkmenlerinin yaşamış ve yaşamakta olduğu zülmü anlatmaktadır. Kitabı sadece okumayın hissedin yeter...
155 syf.
Tesadüf eseri görüp neymiş bir bakayım diyerek başladığım kat kat hayran olduğum bir kitap bu. Mimar Sinan’ın kendi dilinden hayatını anlattığı eseri şiire döken Sâî Mustafa Çelebi ve Kerküklü mimarımız Suphi Saatçi’nin emekleriyle ince ince işlenmiş harika bir eser. Günümüz Türkçesiyle yazılmış bir metin, ardından Latin harfleriyle yazılmış eserin kendisi son olarak Osmanlı Türkçesi. Her sayfada eserler, minyatürler. El emeği göz nuru dedikleri böyle bir şey sanıyorum ki. Tezkiretü’l Bünyan’ı bize kazandırdıkları için ne kadar teşekkür etsek az.
Dipnot: Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından kütüphanelere hediye edilmiş bu kitap.
88 syf.
·8/10
Kerkük asırlardır Türk yurdu ama ona biçilen kader hep acılarla dolu... Sokaklarında kan dehşet barut kokusu arşa çıkmış, bu sahipsiz beldenin acı hikayeleri satır aralarına sıkışmış. Hikayelere çoğu zaman acı yakışmasa da bu kez olduğundan daha farklı bir durum söz konusu... Bilmek ve duyumsamak için okuyabilirsiniz. Vatansızlık bir yerde zalimin kıskacına düşmek demek. İdrak etmek için okunmalı...
108 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Kadim kelime, ifade ve tamlamalara meraklı iseniz gerçekten %100 okunası kitap. Baştan sona kadar bi dolu kadim osmanlıca lisanının zengin tamlama ve ifadeleriyle haşr neşir olacaksınız ve dilin zenginliğine taaccüp ederek zevk alarak bir çırpıda bitireceksiniz

Yazarın biyografisi

Adı:
Suphi Saatçi
Tam adı:
Prof. Dr. Suphi Saatçi
Unvan:
Akademisyen, Yüksek Mimar, Yazar
Doğum:
Kerkük, Irak, 1946
1946 yılında Kerkük’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kerkük’te tamamladı. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi (bugünkü Mimar Sinan Üniversitesi)’nin Yüksek Mimarlık Bölümü’nü 1974 yılında bitirdi.

Bir süre tarihi çevre koruma ve restorasyon alanında serbest çalıştı. Bu arada çeşitli kurum ve kuruluşlarda tarihi çevre koruma uzmanı olarak danışmanlık yaptı. Kerkük Kenti ve Ev Mimarisi konulu doktora tezini İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Restorasyon Ana Bilim Dalı’nda 1992 yılında tamamladı.

1995’te doçent oldu, 2002 yılında da profesörlüğe atandı. Evli ve bir çocuk babası olan Saatçi, halen Mimar Sinan Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Mimari Restorasyon Bölümü’nde öğretim üyesidir.

Ulusal ve uluslararası sempozyum ve toplantılarda sunulmuş bildirileri ve yayımlanmış bir çok makale, inceleme ve araştırma yazıları vardır.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 47 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 36 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.