Tadeusz Borowski

Tadeusz Borowski

0.0/10
0 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
337
Gösterim
Adı:
Tadeusz Borowski
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
Zhytomir, Ukrayna, 12 Kasım 1922
Ölüm:
Varşova, Polonya, 1 Temmuz 1951
Yazar, 1922 yılında SSCB'ye bağlı Zhytomir Ukrayna'da bulunan Polonyalılar komününde doğdu. 1932 yılında Borowski ve erkek kardeşi Varşova Polonya'ya döndü. 1940 yılında Nazi işgali altındaki Polonya'da faaliyetlerini gizli yürüten liseyi bitirdi. Aynı yıl yeraltından faaliyet gösteren Varşova Üniversitesi'nde Leh Dili ve Edebiyatı eğitimine başladı. Öyküleri ve şiirleri el altından dağıtılan gazetelerde ve aylık yayınlanan Droga dergisinde yayınlandı. 1943 yılında Alman Nazi makamlarınca tutuklanarak önce Auschwitz, sonra Natzweiler-Struthof ve nihayetinde Dachau Nazi toplama kampına gönderildi. 1945 yılında Polonya Kızılordu tarafından Nazilerden kurtarılınca Almanya Münih'e gitti. Münih'te bir şiir kitabı yayınlayıp 1946'da ülkesine geri döndü. Kısa hikâyeleri "This Way for the Gas, Ladies and Gentlemen ve Ladies and Gentlemen, to the Gas Chamber" adıyla basıldı. (Orijinal adı; Pożegnanie z Marią - Farewell to Maria) Türkçe'ye 1997'de Mete Tunçay tarafından "Böyle Buyurun Gaza Bayanlar Baylar" adıyla çevrildi. 1950 yılında Ulusal Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1951 yılında gaz sobasından, gaz solumak suretiyle, 28 yaşında intihar ederek yaşamına son verdi.
Yumuşaklık ve inat ..
Ayrılık ve buluşma. .
Çocukluk ve olgunluk ..
Caddeler .
Kaldırımlar ..
Evlerin kapıları. .
Insanlar ..
Bulutlar ...
Parkta gölgeler .. beyaz ellerinin dansı
"Geriye kalan sadece sessizlikti ...içine doğru kulak verilince şarkı söylediği duyulan şu derin
sessizlik ...
Geriye kalan ..insancıl bir özlemin şu fark edilmez ,içleri yakan titreşimiydi..
Bir insanın asla yaşayıp göremeyeceği ve asla bir temele dayayamayacağı. .
Gözlerimi kapadımmı
ağaçların yeşil kamuflajı altındaki tanklardan ..
Beyaz uçaklardan, çeşitli kalibre silahlardan ..
Sarı kumların üzerine ,gelip geçenlerin seyretmesi için yerleştirilmiş bütün bu şeylerden daha çok canlı o kız ..
"İşık ve gölge arasında sınır yok. ..
Gölge yükselen sular gibi ...Önce ayaklarınıza değiyor, gitgide yükseliyor sonra yükseliyor yükseliyor sonunda dünyadan hiç bir şey kalmıyor geriye
Yalnız sen ve ben kalıyoruz ..
Insan yakmanın yepyeni bir yolunu bulduk ..ilgimi çeker mi ?
"Bak nasıl ..uzun saçlı dört çocuğu saçlarından birbirine bağlıyor ..önce saçlarını tutuşturuyoruz
"Kitapsız bir gün nasıl geçer , gece lambasının ışığı olmaksızın ..bir yaprak kağıt olmaksızın.sen olmaksızın ..gün nasıl geçebilir. .
DİKKAT! HAZIR OL!!!!!! ATEŞ!!!!!

Ne zaman savaş hakkında bir kitap okumaya başlasam "artık beni şaşırtamaz"diyorum..oysaki ...şaşırtıyor

Önce bu kitabı bana gönderen biricik Kübra sana çok teşekkür ederim hâlâ çakıl çikolataları tadı damağımda tıpkı dostluğun gibi hiç silinmeyecek :)

Kitaptan ziyade yazar ilk kurşunu atıyor kalbime "bir ölü şairim " daha oldu sayesinde ...ölmüş olması değil , nasıl öldüğü yine çarpıyor beni ...

"Auschwitz e gönderilir önce ..oradan
"Dachau .. kamp deyince ölüm zaten akla gelir de .... ikisinden de kurtulup yirmi dokuz yaşında sobadan gaz solumak suretiyle kendini öldürdüğü. ..ışte bu akla gelmez ..aklım firari yıne, aklım tutuk
Hatta aklım "tutuklu" bu adamlar yüzünden ...

SAVAŞ travmaların hassas (hassas olmayanlar ? ) insanların yakasını asla bırakmaz taaaa ki ...kabuslarına kendi elleriyle son verene kadar ..

Bu ATEŞ! !!! nidasi Rus esirleri infaz ettikleri bölümden kazındı gözlerime ..
bir genç kızla baloya gidecek kadar temiz üniformalı SS subayları emri yerine getirirken bir adım geri kaçarlar .. beyin parçacıkları üstlerine bulaşmasın diye ..
Yakın mesafeli enseden vurma eylemidir çünkü ..
manikürlü pembe tırnaklı ellerin çektiği tetikler. .

Malaparte "insana benziyorlardı " der..Almanlar icin titizlik ve düzenli oluşlarına dem vurarak ..

Ama öldürücü olan infaz değildir benim için ..
BU SATIRLARDIR. . şöyle yazmış Borowski
"Meğer insan beyni çok lezzetliymiş,pişmeden bile yenebilirmiş üstelik "
(Yolun kenarında iç içe duran suskun kalabalık, kasvetli bir nara atarak yerinden fırladı. .bir çığ gibi kanla lekelenmiş taşların üzerine atıldı )

Işte kitabın kör noktası budur "Savaş ınsanı daha ne kadar sınar ?"

Tadeus Borovski. .bir şair , bir yazar bize "Taslaşan dünya " miras bırakmış ..


Okuyun benden tavsiyedir ..


https://youtu.be/uTPmSRky8a0

Yine gece...
Çöker yine gaddar gök..
Ölü sessizliğinde dönen akbaba.
Siner kampın üstüne hayvancasına..
Ay batar...ceset tonlarında.

Ve savaşın sahipsiz kalkanı..
Mavi Orion – ortasında kayıp yıldızlar.
Karanlığın içinde esirler homurdanır..
Ve alev saçar krematoryumun gözleri.

O dumanlı, boğucu. Taştır ölüm.
Gırtlağımda hırıldayan nefes...
Göğüs kafesimi sıkan bu kurşun ayak..
Üç milyon ölünün sükutu...
Gece, ebedi gece. ..
Hiç sabah yok.
Zehirlenmiş gözlerim uykudan...
Tanrı’nın hükmüyle...
Yeryüzünün leşine...
Çöker sis ..
Birkenau üstüne.

TADEUSZ BOROWSKI

Yazarın biyografisi

Adı:
Tadeusz Borowski
Unvan:
Yazar, Şair
Doğum:
Zhytomir, Ukrayna, 12 Kasım 1922
Ölüm:
Varşova, Polonya, 1 Temmuz 1951
Yazar, 1922 yılında SSCB'ye bağlı Zhytomir Ukrayna'da bulunan Polonyalılar komününde doğdu. 1932 yılında Borowski ve erkek kardeşi Varşova Polonya'ya döndü. 1940 yılında Nazi işgali altındaki Polonya'da faaliyetlerini gizli yürüten liseyi bitirdi. Aynı yıl yeraltından faaliyet gösteren Varşova Üniversitesi'nde Leh Dili ve Edebiyatı eğitimine başladı. Öyküleri ve şiirleri el altından dağıtılan gazetelerde ve aylık yayınlanan Droga dergisinde yayınlandı. 1943 yılında Alman Nazi makamlarınca tutuklanarak önce Auschwitz, sonra Natzweiler-Struthof ve nihayetinde Dachau Nazi toplama kampına gönderildi. 1945 yılında Polonya Kızılordu tarafından Nazilerden kurtarılınca Almanya Münih'e gitti. Münih'te bir şiir kitabı yayınlayıp 1946'da ülkesine geri döndü. Kısa hikâyeleri "This Way for the Gas, Ladies and Gentlemen ve Ladies and Gentlemen, to the Gas Chamber" adıyla basıldı. (Orijinal adı; Pożegnanie z Marią - Farewell to Maria) Türkçe'ye 1997'de Mete Tunçay tarafından "Böyle Buyurun Gaza Bayanlar Baylar" adıyla çevrildi. 1950 yılında Ulusal Edebiyat Ödülü'nü aldı. 1951 yılında gaz sobasından, gaz solumak suretiyle, 28 yaşında intihar ederek yaşamına son verdi.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 16 okur okuyacak.