Evrimleşmedeki bu gecikme ciddi sorunlara yol açabilir. Örneğin sindirim sistemimiz yiyeceğin kıt olduğu, ne zaman bulunacağının da belli olmadığı uzun bir dönem boyunca evrimleşmişse, uyarlanması haklı olarak bir besin kaynağı buluncaya kadar mümkün olduğunca çok şeker ve yağ depolamak şeklinde olacaktır. İki öğün arasında günler geçebilir. En iyisi eline geçeni hızlıca yemektir. Fakat bireyler aniden abur cuburla dolu bir dünyada bulduğunda, zararlı ve faydasız plastik ambalajlarda baştan çıkarıcı şekilde paketlenmiş, içi yağ ve şeker dolu ucuz yiyeceklerle dolup taşan market koridorlariyla kusatildiginda, böyle bir uyarlanma faydadan çok zarar getirecektir. Sadece birkaç bin yılda yiyecek kaynakları insanlığın büyük bir kısmı için kıt ve kesintili olmaktan çıkıp bol ve kesintisiz hale gelmiştir. Bu yüzden obezlik modern insanlığın bir kısmının beslenmesinde kısa süre önce aşırı hızla gerçekleşen kalori zenginleşmesine de bağlanabilir, zira bu zenginleşme kadim zamanlarda yavaş yavaş evrimleşmiş mikrobiyota ve metabolizma süreçleriyle uyumsuzdur.
Koç üniversitesi yayınları/1.basım