Telmo Pievani

Kusurların Doğal Tarihi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
5
Okunma
0
Beğeni
66
Görüntülenme

Hakkında

Telmo Pievani, Padua Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde tam profesördür ve burada Biyolojik Bilimler Felsefesi alanındaki ilk İtalyan kürsüsünü yönetmektedir. Ayrıca New York'taki Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'nde misafir bilim insanıdır. 2012'den beri Biyoetik ve Bilim İletişimi dersleri de vermektedir. 2016-2023 yılları arasında Padua Üniversitesi'nde Kurumsal ve Bilim İletişimi Rektör Vekili olarak görev yapmıştır. Biyoloji Felsefesi alanında araştırmacı olan Pievani, ABD'de Niles Eldredge ve Ian Tattersall ile doktora çalışmalarını tamamladıktan sonra Milano Bicocca Üniversitesi'nde Bilim Felsefesi Profesörü olarak görev yapmıştır (2001-2012). 2017-2019 yılları arasında İtalyan Evrimsel Biyoloji Derneği Başkanı olarak görev yapmış ve bu görevi üstlenen ilk bilim felsefecisi olmuştur. Birçok akademik kurum ve bilimsel derneğin üyesidir: Venedik Bilim, Edebiyat ve Sanatlar Enstitüsü; Torino Bilimler Akademisi, Biyolojik Bilimler Sınıfı; Vicenza'daki Accademia Olimpica; Ateneo di Scienze, Lettere ed Arti, Bergamo; Umberto Veronesi Vakfı, Milano; WWF İtalyan Bilim Kurulu. Evolution: Education and Outreach, Evolutionary Biology, Rendiconti Lincei Sc yayın kurullarının üyesidir.
Ünvan:
Profesör
Doğum:
Gazzaniga, İtalya, 6 Ekim 1970

Okurlar

5 okur okudu.
10 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
"Olumsal bir tarihte geriye doğru bakarken zihinlerimiz bazı olayları seçip diğerlerini ihmal ederek kader ve tasarı gibi yazgıcı bir çerçevede akıl yürütmeye meyleder.Sanki gerçekte hiçbir seçenek yokmuş gibi düşünürüz.Sanki her şey başlangıçtaki açılış elinde dağıtılan kağıtlara zaten yazılmıştır.Sanki zorunluluk hep önceden ağlarını örmüştür."
Sayfa 9
Obezite üzerine
Evrimleşmedeki bu gecikme ciddi sorunlara yol açabilir. Örneğin sindirim sistemimiz yiyeceğin kıt olduğu, ne zaman bulunacağının da belli olmadığı uzun bir dönem boyunca evrimleşmişse, uyarlanması haklı olarak bir besin kaynağı buluncaya kadar mümkün olduğunca çok şeker ve yağ depolamak şeklinde olacaktır. İki öğün arasında günler geçebilir. En iyisi eline geçeni hızlıca yemektir. Fakat bireyler aniden abur cuburla dolu bir dünyada bulduğunda, zararlı ve faydasız plastik ambalajlarda baştan çıkarıcı şekilde paketlenmiş, içi yağ ve şeker dolu ucuz yiyeceklerle dolup taşan market koridorlariyla kusatildiginda, böyle bir uyarlanma faydadan çok zarar getirecektir. Sadece birkaç bin yılda yiyecek kaynakları insanlığın büyük bir kısmı için kıt ve kesintili olmaktan çıkıp bol ve kesintisiz hale gelmiştir. Bu yüzden obezlik modern insanlığın bir kısmının beslenmesinde kısa süre önce aşırı hızla gerçekleşen kalori zenginleşmesine de bağlanabilir, zira bu zenginleşme kadim zamanlarda yavaş yavaş evrimleşmiş mikrobiyota ve metabolizma süreçleriyle uyumsuzdur.
Koç üniversitesi yayınları/1.basım
Reklam