Thomas Lepeltier

Thomas Lepeltier

Yazar
8.4/10
8 Kişi
·
22
Okunma
·
0
Beğeni
·
397
Gösterim
Adı:
Thomas Lepeltier
Unvan:
Fransız Tarihçi, Akademisyen, Filozof ve Yazar
Doğum:
Fransa, 4 Ocak 1960
Thomas Lepeltier (4 0cak 1960, Fransa): Gökfizik alanında doktorasını yaptıktan sonra bilim tarihi ve felsefe alanlarına yöneldi. Oxford Üniversitesi’nde ders vermeye devam ediyor.
Eğer her an önümüze gelen tüm olasılıklar gerçekleşecekse seçim yapmanın ne anlamı olabilir ki? Diyelim ki bir sabah yataktan kalkmamaya karar verdim, sonsuz sayıda kopyam kalkacaktır. O halde kalkıp kalkmamak arasında yapacağım seçimin ne anlamı var? Şimdi paralel evrenler tezinin yarın ya da yarından sonra belki daha inanılır olacağı konusunu hallettikten sonra döndük yine başlangıca: Acaba paralel evren ya da çoklu evrenler ümitsiz vaka mıdır?
Çoklu evren tezinin asla test edilemeyeceğini kim iddia edebilir ki? Everett'in paralel dünyaları için de aynı sorunun sorulduğunu daha önce görmüştük. Evrenbilimde aynı soru yine karşımıza çıkar. Bilim tarihi test edilmesi imkansız olarak değerlendirilmiş ama yıllar sonra nihayet test edilebilir olmuş tahminlerle doludur.
Ters hata, kumarhanelerde bazı bahisçilerin akıl yürütmelerde yaptıkları klasik mantık hatasına verilen bir isimdir. Söz konusu hata, iki zarı defalarca attıktan sonra çift altı atılmamış olması durumunda, daha sonraki hamlelerde çift altılı atma olasılığının daha önceki hamlelerinkinden daha fazla olacağını düşünmektir. Çünkü ne kadar çok zar atılırsa çift altılıyı bulma olasılığı o kadar fazladır. Bu şekilde düşünen bahisçi aslında zarların birbirinden bağımsız olduğunu unutur. Oysa çift altının gelme olasılığı, zarları her atışında aynıdır. Çünkü zarların hafızaları yoktur. İşte Hawking evrenin parametrelerinin ayarı argümanı konusunda bu ters hata kıyaslamasını yapar.
Elbette her şeye rağmen bütün bu evrenlerin nerede olduğu sorusunu sorabiliriz. Yanıt ise çok basittir: "Burada!" Söz konusu evrenlerin tümü içinde yaşadığımız evrenin bulunduğu yerdedirler. Öyleyse neden onları fark edemiyor ve hissedemiyoruz? De Witt'e göre, farklı dalga işlevi dalları genellikle birbirlerine müdahale edemedikleri için farklı evrenler arasında etkileşim olamaz. Ancak pekala aynı mekanı paylaşabilirler. Bunun mümkün olduğuna hala inanmıyor musunuz? O halde bir de fizikçi Steven Wenberg'in durumun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilecek kıyaslamasına bakalım: Farklı farklı yerlerde yayın yapan yüzlerce radyo dalgası olmasına rağmen radyomuzu açtığımızda alıcının ayarına göre sadece tek bir "frekansı" duyarız. Aynı şekilde, aynı mekanda bulunabilen akıl almaz sayıda evrenin hepsini onların "frekansında" olmadığımız için fark edemeyiz, ancak sadece birini algılarız ve kopyalarımız da sadece kendi evrenlerini algılarlar. Bu durum diğer varlıkların tümü için de geçerlidir.
160 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Kitabın ilk bölümünde;
Hubble ve diğer değerli bilim insanları evrenin genişleyip genişlemediğine dair bazı teoriler ortaya atıyorlar. Kırmızı kaymaya neyin sebep olduğunu bulmaya çalışırken bir çok teori çöp oluyor. Hubble ise tüm bu evren genişlemesinin ve kırmızıya kaymanın açıklamasını yapıyor veya açıklamaya çalışıyor. Defalarca reddediliyor, şüpheler yüzünden yıpranıyor ve öyle bir hale geliyor ki artık evrenin genişlemesinden bahsetmek bile istemiyor. 1953 yılında vefat ediyor ve o zamana kadar insanların aklında evrenin genişleyip genişlemediğine dair şüpheler bırakıyor. Evet evet evreni en ince ayrıntısına kadar inceleyen bilim insanları da incinir.
Tüm bu reddedilmeler ve varoluşsal sancılar eşiğinde 1930’lu yıllarda her şey tersine dönüyor ve evrenin genişleme teorisi kanıtlanıyor. Artık bir teori değil gerçek somut bir bilgi olarak tarihe geçiyor.

"Hubble genişlemeyi bulan kişi olarak görünmekteydi. Genişlemenin sadece bir spekülayon olduğunu yazan kitaplar ve makalelere de artık pek rastlanmıyordu. Sık sık genişlemenin doğrudan gözlendiği bile yazıyordu! Özellikle popüler bilim kitapları da bu sonucu ilan ediyordu
Sayfa: 34 "
⭕️ https://youtu.be/e7mSjlAik3c

Tüm bu evrenin genişlemesi olayında başkaldıranlar da olmuş tabi ki... Yazar bu durumu şöyle açıklıyor;
"Her imparatorluk kendi asilerini yaratır. Her egemenlik kendi karşıtlarını doğurur. Her anlaşmanın bir itiraz edeni olur. Genişleme örneği de bundan kaçamaz.” Öyle de olmuş. Genişlemeye karşı nefret besleyen bir sürü teori ortaya atılmış.
“Nernst, Born, De Broglie, Vigier, Pecker... hepsi de meslektaşları tarafından bir ölçüde yetkinlikleriyle bilinirdi. Fakat hepsi de 1930'lu yıllardan itibaren gökbilimcilerin büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiş sayılan genişleme akıntısına karşı yüzdüler.
Sayfa: 37 “

⭕️ https://youtu.be/-4ZwO_JVRoI


İkinci bölüm ise; Büyük Patlama Teorisi üzerine kurulu. Hoyle ve ortaya attığı fikirler, teoriler ve yine reddedilişler, kalp kırıklıkları...

⭕️ https://youtu.be/dMYmzeZXxMM

Üçüncü ve son bölümde ise; Bulutsu yapıların bizim galaksimiz gibi birer galaksi olup olmadığı konusunda tartışmalardan oluşuyor.

Evren şişiyor mu? Evren genişlemeye devam mı ediyor? Bu galaksi tek mi? Sonuç olarak kitap tüm bu sorularla muhatap olan bilim insanlarının tezleri, somut hale getirilmeyi amaçlayan teorileri ve sonsuz bir evrenin bilinmeyen taraflarından bahsediyor.
️️
192 syf.
·Beğendi·7/10
Daha çok bir belgesel gibi ilerlemesini bekliyordum. Kişisel yargılar sıkıcı olmasına neden oluyor. İsmine bakınca yorum değil bilimsellik içermesi gereken bir kitap. Orijinal dilinde daha farklı olabilir ama çeviri ya da kitap olmamış.
192 syf.
·8/10
Jim Al-Khalili'nin Paradoks kitabına benziyor biraz, güzel ve akıcı bir anlatımı var. Belirli bilimsel konularda hiç bilgisi olmayanların dahi anlayabileceği seviyede yazılmış; tavsiye ederim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Thomas Lepeltier
Unvan:
Fransız Tarihçi, Akademisyen, Filozof ve Yazar
Doğum:
Fransa, 4 Ocak 1960
Thomas Lepeltier (4 0cak 1960, Fransa): Gökfizik alanında doktorasını yaptıktan sonra bilim tarihi ve felsefe alanlarına yöneldi. Oxford Üniversitesi’nde ders vermeye devam ediyor.

Yazar istatistikleri

  • 22 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 34 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.