Türkân Saylan

At Kız yazarı
Yazar
8.9/10
61 Kişi
303
Okunma
75
Beğeni
7,1bin
Görüntülenme

Hakkında

Türkân Saylan (13 Aralık 1935, İstanbul - 18 Mayıs 2009, İstanbul), Türk tıp doktoru, akademisyen, yazar, eğitimci ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin eski Genel Başkanıdır. 13 Aralık 1935 günü İstanbul'da doğdu. Cumhuriyet döneminin ilk müteahhitlerinden Fasih Galip Bey ile (evlendikten sonra Leyla adını alan) İsviçreli Lili Mina Raiman çiftinin beş çocuğunun en büyüğüdür. 1944-1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946–1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi'nde okudu. 1963’te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. 1964-1968 yılları arasında SSK Nişantaşı Hastanesi’nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı. 1968 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başladı. 1971’de İngiliz Kültür Heyeti’nin bursuyla İngiltere'de ileri eğitim gördü, 1974'te Fransa’da ve 1976’da İngiltere’de kısa süreli çalışmalar yaptı, 1972’de doçent, 1977’de profesör oldu. 1982–1987 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı’nı, 1981–2001 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’nü yürüttü. 1990’da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev aldı ve 1996’ya kadar müdür yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. Dermatoloji Kliniği öğretim üyesi olarak 2002 yılı sonuna kadar çalıştı ve 13 Aralık 2002'de emekli oldu.
Ünvan:
Prof. Dr.
Doğum:
13 Aralık 1935
Ölüm:
18 Mayıs 2009

Okurlar

75 okur beğendi.
303 okur okudu.
8 okur okuyor.
241 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 67.0
Erkek% 33.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Eğer bir yerlerde bilime, demokrasiye, barışa, aydınlığa aç bir çocuk senin ışığını bekliyorsa; sönmeye hakkın yoktur. Işıyacaksın! Ölüme saniyeler kalmış olsa bile.
İnsanların gözlerinin içine bakarak, onları dinleyerek, karşımızdakiyle kendimizin yer değiştirmesini sağlayarak olup bitenleri anlamaya çalışırsak, önyargılarımızın, geçmişimizden getirdiğimiz tutuculuğumuzun, yarattığımız “öteki”nin silineceği ve düşüncelerimizin berraklaşacağı ve sağlıklı olacağı kesindir.
Sayfa 184
Araştırma-İnceleme
Reklam
Reklam