Uygar Polat

Uygar Polat

Çevirmen
8.6/10
383 Kişi
·
1.244
Okunma
·
0
Beğeni
·
71
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
352 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap bizim genlerimiz tarafından nasıl bir hayatta kalma makinesi haline geldiğimizi anlatıyor. Dawkin tüm canlıların birer hayatta kalma makinesi olduğunu savunuyor. Tüm canlıların asılda kendi genlerini hayatta tutmak, kendi genini geleceğe taşımak uğruna neler yapabileceğine değiniyor. Bencil kelimesi buradan geliyor. Aile planlaması yaparken, eş seçiminde, üremede vb. canlıların ne gibi çıkarları olduğu işleniyor.

Dawkin bir evrim biyoloğudur. Kitabında da daha çok hayvanlar ve bitkiler üzerinde durmuş. İnsanları çok fazla detaylandırmadan, hatta onları da hayvanlar üzerinden örneklendirerek anlatmıştır. Biyolojiyle profesyonel ilgilenenler için çok geliştirici bir kitap.

Dawkin önsözünde her ne kadar çok fazla terim kullanmamaya çalıştığını, basite indirgediğini söylese de ben öyle düşünmüyorum. Benim açımdan dili basit değildi. Ve kitap bir bilim kitabı niteliğinde olduğu için öyle roman gibi akıcı okuyamıyorsunuz. Verdiği örnekleri anlamak için biraz kafa yormak gerekiyor. Kitap bölümler halinde verilmiş. Bir bölümü okumadan diğerine atlamamanızı tavsiye ederim çünkü birbirleriyle bağlantı kuruyor yazar. Ve bir bölümün başında -genelde hayvanlar üzerinden- örnekler vererek başlıyor, o örnekleri dikkatli okumanızı tavsiye ederim. Aksi takdirde tüm bölümü kaybedersiniz.

Anlayarak okuduğunuzda kitap gerçekten çok zevkli ve çok eğitici bir kitap. Ben vaktim kısıtlı olduğu için hızlı geçmek zorunda kaldım. O yüzden bir çok şey havada kaldı. Ama örnekleri başından yakaladığım konulardan çok zevk alarak okudum. Size de yavaş yavaş okumanızı tavsiye ederim aksi takdirde başından anlamayınca sıkıcı olabiliyor.
352 syf.
·18 günde·10/10 puan
Kitabı 18 günde okumuş olmam kitabın akıcı olmadığı, çok terim barındırdığı ya da ağır ilerlediği gibi bir izlenim yaratmamalı çünkü kitap gerekli zaman ve konsantrasyon verildiğinde kısa sürede bitebilecek bir akıcılıkta. Fakat şunu söylemeden geçemeyeceğim, kitap birçok bilgi barındırıyor ve buna rağmen oldukça akıcı. Tabi bunda Dawkins'in kendine has üslubunun da etkisi oluyor. Olayları aktarırken fazla terim kullanmadan her kesimin anlayabileceği düzeyde yazılmış ki bunu da önsözünde belirtiyor.

Kitabın konusuna ve amacına gelecek olursak, Dawkins doğal seçilimin bilimadamları dahil birçok kişi tarafından yanlış anlaşıldığını ve bu yanlışın düzeltilmesi için böyle bir kitap yazdığını ifade etmiş. Doğal seçilimin türler bazında bir seçilim olduğu yani, doğanın kayırdığı şeyin "tür" olduğunu düşünmenin son derece yanlış olduğunu söylüyor. Aslında doğal seçilimde en önemli olanın "gen" olduğunu belirtiyor ve kitabında "bencil gen teorisini" anlatıyor. Peki neden "bencil" gen? Bu sorunun cevabı da aslında kitapta. Zaten "Başarılı bir gende ağır basan niteliklerden birisinin merhametsiz bir bencillik olduğunu savunacağım." (Sayfa 26) sözüyle doğal seçilimin bencil olan geni kayırdığını dile getirmiş oluyor.

Bu kitabı okuduktan sonra canlı, özellikle hayvan, davranışları konusunda birçok bilgi sahibi oldum. Örneğin bir annenin bir babaya oranla neden çocuğuna daha çok korumacı, sahiplenici davrandığı, ebeveyn-çocuk ilişkisinin neden kardeş-kardeş ilişkisinden daha güçlü olduğu (ebeveyn ve çocuğun taşıdığı ortak genlerin oranıyla iki kardeşin taşıdığı ortak genlerin oranı eşittir.), bir dişinin eş seçerken neden "nazlı" davrandığı vb. daha birçok konuda bilgi sahibi oldum. Ve bunların hepsini evrimsel açıdan ve genlerin bakış açılarıyla anlatmış olması olayları daha anlaşılır kılıyor.

Bence canlılığın neden bu evrelere kadar geldiğini anlamak için herkesin okuması gereken kitaplar arasında.
352 syf.
·Ne Okusam'dan
Dawkins, her zamanki carpici ve sivri kapak tasarimlari ile karsima cikmayi basardi. Biyoloji ile harmanlanan felsefe, psikoloji bizi hep birlikte bilim yoluna yoneltiyor. Gen bencildir herkesin okumasi gereken kült bir eser.
352 syf.
·5 günde·9/10 puan
“Evrimin itici gücü genlerdir” diyen Dawkins’e göre bizler genlerin aktarımı için birer aracız. Kendi çıkarlarıyla ilgilenmeyen bir gen hayatta kalamayacaktır. Bencil genin anlamı budur.

Kitap 13 bölümden oluşuyor. En fazla üzerinde durduğum bölüm, ölümsüz sarmallar oldu; doğal seçilim, gen havuzu, ölümcül genler üzerine detaylı bilgiler vermiş.

Bir hayvan davranışları bilimcisi olan Richard Dawkins kitabının hayvan davranışlarıyla ilgili olduğunu söylese de “insan” ı konunun dışında tutmamış. Evrim, gen aktarımı gibi konulara meraklıysanız okumanızı tavsiye ederim.
352 syf.
·87 günde·Puan vermedi
İncelememin tamamı blogumda yayında; https://adastraperaspera2.wixsite.com/...a/post/gen-bencildir
...
Bu kitapta, mem kavramını ortaya atarak memetik bilim dalının kurucu olmuştur ayrıca.

Ben kitabı oldukça yaya yaya okudum fakat bu kitabın dilinin zor olduğu veya bilmediğim terimler içerdiği nedeniyle değil. Aksine oldukça akıcı ve basit bir dili olduğunu düşündüğüm bu kitapta konu hakkında pek bir fikriniz olmasa bile her şeyi tek tek açıklayarak anlattığı için basamak basamak kitabı öğreneceksiniz. Tabi terimleri aklınızda tutabilmek, iyice öğrenebilmek için iyice odaklanmanız gerektiğini düşünüyorum çünkü en basit terimleri bile daha sonra komplike olan şeyleri anlatmak için kullandığı için ileride kitabın akışının aynı güzellikte devam edebilmesi için oldukça önemli.

Dawkins doğal seçilimin bilim insanları dahil çoğu insanın yanlış anladığını savunduğu için bu kitabı yazıyor ve bu kitapta da doğal seçilimin türler bazında değil genler bazında düşünülmesi gerektiğini türler ve genler üzerinden örnekler vererek çok açıklayıcı bir şekilde anlatıyor.
352 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tek kelime ile ufuk açıcı. Hayatımda okuduğum en iyi 3 kitap arasında ve herkesin okuması gerektiği düşüncesindeyim. Eğer iyi seviyede ingilizce biliyorsanız ingilizce versiyonu olan ‘the selfish gene’ i okumanızı öneririm.
352 syf.
·Puan vermedi
Richard Dawkins'den "Gen Bencildir"i okudum. Popüler bilim kitapları ilgimi her daim çekmiştir; lakin okurken almayı umduğum keyfin esamesi okunmaz oluyor hatta zaman zaman sıkıntı basıyor. Tüm be meşakkat nitelikli bir öğrenmenin önünü açıyor. Şimdi bu kitaptan öğrendiğim ilk şey Dawkins'in ilksel çorba dediği karışımın içindeki bazı kararlı moleküllerin yan yana gelmeleri, ardından genlerin oluşumu ve trilyonlarcasının bir araya gelerek formlara, bizlere, "hayatta kalma araçlarına" dönmesi. Anladığım kadarıyla doğal seçimlimde mesele formun değil genin bir sonraki nesle aktarılması. Vay arkadaş gen bizi bayağı bayağı kullanıyor. Yani neden seksi bu kadar seviyoruz ya da neden bazılarımız biraz daha bencil veya neden bazı bacaklar diğerlerinden daha hızlı koşar vb. davranışların altında genlerin bir sonraki nesle kendilerini aktarma gayretlerinden kaynaklanıyor olması fikri ilginç. "Gen Bencildir" derken de aslında genin yaşamının ebediliği konusunda ne kadar kararlı olduğu vurgulanıyor. Şimdi bu başlığa bakan bazı dingil dombalak tayfa "Abiiii insan bencildir, doğası böyledir, bırakalım yapsınlar, bırakalım geçsinler..." diyebilir. Bilakis formlar, hayatta kalma makineleri yani bizler işte, her zaman bencil değiliz zaman zaman da özgeciyiz. Dawkins bu kitapta özgeciyiz ama bir sor neden, demiş elbette. Kapitalist dünyada bir şekilde özgeciliği bencilliğin bir kolu gibi göstermeye çalışan birçok insan var. Benciliz çünkü genler... diye başlayıp eeee işte hayvanız başgannn diye biten. Ama bugün görüyoruz ki tüm hayatta kalma makinelerinin "ortak çıkarları" gereği, dünya bizim konağımız, biz virüslerin ve bakterilerin konağıyız, birbirimizle iyi geçinmemiz gerektiği gün be daha iyi görmeye başlıyoruz. Dawkins yeni bir kavram yaratmış adı da "MEM". Düşünce geni gibi düşünün. Bu "MEM"lerde bir şekilde zihinden zihine sıçrıyor. Yanına başka "MEM"ler alarak aynı genler gibi kümeler oluşturuyorlar. Bu "MEM"lerin bazıları zararlı ama mevcut koşullar onların hayat kalması için avantaj yaratıyor. Kabaca la insan bu devirde buna inanır mı, diyoruz ya bazen, nevrimiz dönüyor. İşte buna inanılır mı dediğimiz "MEM"ler... Devamı için Instagram @cirak_ozgur 'a bakabilirsiniz.
444 syf.
·10/10 puan
Bilimsel yayınları okumanın bana göre iki farklı zorluğu vardır.Birincisi belli bir bilgi birikimi olmadan anlamanın zor olması, ikincisi ise yazı dilinin ağır olması. İşte Dawkins sihri de tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Hiçbir şey bilmeseniz bile bu kitap sıfırdan size öğretebiliyor. Sadece öğretmekle kalmıyor sizi heyecanlandırıyor. Evrimi sadece insan evrimi olarak değil tüm canlıların evrimi olarak aktarıyor ve kitabın sonunda dünyaya bakış açınızı değiştiriyor.Kendi alanı dışındaki konularda sade ve temel bilgilerle sizi konudan soğutmuyor tam tersine kendinizi o konuları da araştırırken buluyorsunuz.
Yazı diline gelirsek bu kadar sade net bilimsel bir kitap yazmak kolay değil. Dawkins sizi heyecanlandırıyor, düşünmeye zorluyor ve bunu yaparken öyle sade bir dil kullanıyor ki yeri geliyor gülümsüyorsunuz, yeri geliyor roman okur gibi heyecanlanıyorsunuz. Bahsettiği deneyleri, gözlemleri aktarırken çok heyecanlı bir romanın sayfalarını okuyormuş hissi yaşıyorsunuz. Tek farklı bu roman tamamen gerçek! "Gökkuşağını Çözmek" adı kitabında Dawkins bahsettiklerini bu kitapta gerçekleştiriyor. Bilime şiirsel bir hava katmak! Okumaktan korkmayın. Emin olun başladığınızda bırakamayacaksınız.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1.244 okur okudu.
  • 139 okur okuyor.
  • 2.005 okur okuyacak.
  • 104 okur yarım bıraktı.