Vera Zingsem

Vera Zingsem

Yazar
8.3/10
12 Kişi
·
46
Okunma
·
4
Beğeni
·
392
Gösterim
Adı:
Vera Zingsem
Unvan:
Yüksek İlahiyatçı, Öğretim Görevlisi, Efsane ve Sembol Araştırmacısı, Serbest Yazar, Dans Pedagogu
Doğum:
Mönchengladbach, Almanya, 1954
1954’te Mönchengladbach’ta doğdu. Yüksek ilahiyatçı, öğretim görevlisi, efsane ve sembol araştırmacısı, serbest yazar, aynı zamanda dans pedagogu niteliklerini taşıyor ve Tübingen’de yaşıyor. GEDOK Stuttgart’a üye olup Baden-Wüttemberg Yazarlar Birliği’nin yönetim kurulu üyeliğini yürütüyor. Birçok kitabı, dinletisi, konuşması, yayını vardır.
" Kadın ve erkek değil, sadece bir tek insan yaratılmıştır ve bu insan da erkektir, pardon bir erkek-kadındır. Bu gerçeğin günümüze kadar genel olarak bilincine varılmamış olması, bunun yerine bilinçaltında kalan hurafenin kültürel gelişimimizi bu kadar çok etkilemiş olması, bu konuyu ele alırken biraz felsefe yapmamızı haklı çıkaracaktır."
Evlilik hayatında birleşmiş olan çift ahlaki açıdan tek bir tam insan meydana getirilmelidirler, bu kişi de erkeğin anlayışı ve kadının zevkiyle yaşamalı ve yönetilmelidir.
Vera Zingsem
Sayfa 262 - İLYA
Kültürleri birbirleriyle karşılaştırdığımızda, bana öyle geliyor ki yılan ölümden çok yaşamın sembolüdür veya kendini ölümle bağdaştırabilen bir hayatın.
Vera Zingsem
Sayfa 223 - İLYA
Dişi olan şeyi karanlıkla bir tutmak, bu karanlığı da ayrıca kötü ve şeytani olan özelliklerle birleştirmek genel olarak kadının ruhuna bir hakarettir; hatta tüm insanlığa yapılmış bir hakarettir.
Prometheus'un tekrar kutuya koyduğu "yanıltıcı umut" ise insanların bu felaketlerden kurtulmak için intihar etmelerini engelleyen tek şeydi.
368 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Lilith, İbranîlere göre ilk yaratılmış kadın. Anlatılanlara göre baya seksi ve alımlı bir görünüşü var. Yaratılan her şeyin bir çifti varken benim neden bir eşim yok diyen Adem'e Lilith öne sürülüyor. Yalnız şöyle düşünmeyin Tanrı 'yeni ' bir kadın yaratmadı Adem için, zaten var olan bir melekti Lilith. Cennette yaşayan. Kir ve çamurdan meydana gelmiş. Her neyse bunlar şuan ki halk dilimimiz de KARI KOCA oluyorlar. Adem ile üstünlük değil, eşitlik savaşı verdiği için üstü çiziliyor Lilithin.
Hatta şöyle geçiyor kitapta ; kadın erkeğe " Ben senin altında yatmak istemiyorum der." Ve ilk erkek karşılık verir: " Ben senin altında değil, üstünde yatmak istiyorum; çünkü sen altta kalan olmayı hak ediyorsun ve ben üstün olmayı hak ediyorum." Kadın karşılık verdi. " İkimiz de eşitiz; çünkü ikimizde topraktan yaratıldık." der Ve aslında feminellik, feministlikte bu şekilde başlıyor ve kuruluyor. Lilith özgürlüğe ve eşitliğe önem veren biri olduğundan terkediyor Ademi , Adem Tanrı'ya söylüyor Tanrı dört meleğini yollayıp geri gelmesini sağlamaya çalışıyor ama Lilith artık erkeklere düşman olmuşcasına uzaklaşıyor Adem'den. Günümüzde yine yanlış anlaşılan bir konuya değinerek düzeltmek isterim ki ; feministlik ERKEK DÜŞMANLIĞI değildir. Bunu da kendi çıkarlarınıza göre değiştirmişsiniz şaşırmıyorum artık. Lilith artık cehennemde takılırken Adem duramıyor ve bir kadın daha istiyor. Havva yaratılıyor fakat begenmıyor Adem; kıllı ve tüylü buluyor . İkinci kere tekrar yaratıldığında uyutularak kaburgasından yaratıyor ve saçını iki yandan örülmüş 40 ton altın parlaklığında bir parıltı konduruyor vücuda Tanrı . Ee artık beğensin yani dimi ?
Yerine gelen Havvaların ikincisi, ataerkil yapıyı oluşturmaya ve kadınların sosyo psikolojisinde suçluluk, ikinci sırada olmak duygusunu yerleştirmeye daha uygun anlatılıyor yani
Adem'in istediği gibi kendisine köle olacak şekilde arzularına yatkın. !
Havva ve Lilith arasında diyaloglara falan girmek istemiyorum ama Lilith hakkın da son iki şey daha söylemek gerekirse.
Hani şuan günümüzde aynalara akşam çok bakmayın derler ya ; bunun sebebi lilith'in gece aynalara bakanları kendi içine çektiğini ve onlara şehvet duygusunu yüklediği her iki cinsini (kadın- erkek) yoldan çıkartmaya çalıştığındanmış. Bir diğeri ise yeni doğan bebekleri 40 gün içinde öldürmeye çalışmasıymış ? Artık ne kadar doğru siz tartışın benim için güzel bir hikayeydi ...

Kitabın sonralarında yine aynı hikayelerin farklı tipleriyle karşılaşarak bitiriyoruz. Yani Lilith sürekli başta anlatılan gibi tekrarlanıyor kitapta bu biraz canımı sıktı. Ama boş bir kitap kesinlikle değil. Tarafsızca ve hiç bir düşünceye hakim olmadan okunduğunda her şeyin bir hikaye gibi olduğunu zaten anlıyoruz.
Tabi bunun için tarafsızca okumak gerekir ;)
Bir okuyun ve sorgulamaya başlayın derim ben haydeeee :)
368 syf.
·Beğendi
Mitoloji Belgeseli tadında tarihe belgelerle ışık tutan figürleri hareket ve kullandıkları sembollerle güçlendiren harika bir eser. Kadın ve erkek birer yarımdır ve ne zamanki birleşirler işte o zaman tam bir insan olurlar der yazar. Tarihten günümüze kadınlara çeşitli çirkinlikler atfedilen ve ortaya Lilith adında bir figür koyan dinleri ve Arap toplumunun kadınlara vermediği değerleri anlatan harika bir eser keyifli okumalar.
Lilith,Adem,Havva ve Tanrı arasında geçen sürtüşmeleri mitolojik olaylar çerçevesinde konu edinen ;Sürükleyici bir dili ile okuyucuyucu etkileyen bir kitaptır.
Atatürk düşmanlığının sosyo psikolojik kökenlerini anlamak zorundayız.

Bunun için, kendine Yaratılış Öyküsü oluşturan ya da seçen toplumların yaşayışı ve değer yargılarına kısaca bakmalı.

Anaerkil anlayışı sürdüren, kadınlarına eziyet ettirmeyen Navajolar'ın Yaratılış Öyküsü'nde kadın tanrıça; belirleyici, buluşçu, ağırlığı olan, sözü geçen, reddedebilen, seçebilen, güçlü özelliklere sahip.

Navajolar da bu metafizik öyküyü yaşayışlarına aynen almış; kadınları özgür, görkemli, güçlü, katılımcı, belirleyici, toprağa ve sürülere sahip olarak yaşamaktadır.

Yaratılış Öyküsünü, İbranî dinlerden örneğin Tevrat'tan alan toplumların kadınları bilinçaltında korkunç suçluluk duyguları barındıran, periyot ve doğurganlık özellikleri kendilerine birer "ceza" olarak anlatılan, saptırıcı, şeytani, güven duyulmaz, düşüncesine başvurulmaz karakterdedir.

Lilith, İbranîlere göre ilk yaratılmış kadın. Adem ile üstünlük değil, eşitlik savaşı verdiği için üstü çiziliyor. Yerine gelen Havvaların ikincisi, ataerkil yapıyı oluşturmaya ve kadınların sosyo psikolojisinde suçluluk, ikinci sırada olmak duygusunu yerleştirmeye daha uygun anlatılıyor.

Atatürk, ataerkilliğe karşı çıkıp, Türk kadınlarına haklarını iade etmek için çok uğraştı ve başardı. Bunu yaparken de kültürümüz dışında herhangi bir Yaratılış Öyküsünü tanımadı.

Atatürk düşmanlığının sosyo psikolojik kökenlerinden biri de budur. Tiyatro sahnesinden kadınları indirenlerin ruh hallerinde bunu bolca gözlemleyebilirsiniz...

Yazarın biyografisi

Adı:
Vera Zingsem
Unvan:
Yüksek İlahiyatçı, Öğretim Görevlisi, Efsane ve Sembol Araştırmacısı, Serbest Yazar, Dans Pedagogu
Doğum:
Mönchengladbach, Almanya, 1954
1954’te Mönchengladbach’ta doğdu. Yüksek ilahiyatçı, öğretim görevlisi, efsane ve sembol araştırmacısı, serbest yazar, aynı zamanda dans pedagogu niteliklerini taşıyor ve Tübingen’de yaşıyor. GEDOK Stuttgart’a üye olup Baden-Wüttemberg Yazarlar Birliği’nin yönetim kurulu üyeliğini yürütüyor. Birçok kitabı, dinletisi, konuşması, yayını vardır.

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 46 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 32 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.