Vural Yıldırım

Vural Yıldırım

YazarÇevirmen
8.4/10
10 Kişi
·
24
Okunma
·
0
Beğeni
·
61
Gösterim
Adı:
Vural Yıldırım
Unvan:
Akademisyen Yazar
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Etnomüzikoloji - Folklor Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimi gördü. Prof. Filiz Ali ile Müzik Tarihi, Prof. Dr. Ahmet Yürür ile Etnomüzikoloji’ye Giriş, Doç. Dr. Feza Tansuğ ile Dünya Müzikleri ve Müzik Yazarlığı, Prof. Dr. Akile Gürsoy ile Sosyal Bilimlere Giriş, Doç. Dr. Belkıs Kümbetoğlu ile Sosyal Antropoloji ve Araştırma Metotları, Doç. Dr. Meral Özbek ile Popüler Kültürler, Doç. Dr. Besim F. Dellaloğlu ile Eleştirel Teori Prof. Dr. Ömer Naci Soykan ve İsmail Tunalı ile Felsefe-Estetik, çalıştı. Prof. Dr. Edip Günay ile halen çalışmakta.

Folklor/Edebiyat Dergisi’nde Etnomüzikoloji ve Mistik Müzik, Toplumbilim Dergisi’nde Kültürel Kimlik ve Müzik özel sayılarının editörlüğünü yaptı. İtalyan Opera salonunda (2002), Ada Kültür Merkezi'nde (2000), Akatlar Kültür Merkezi'nde (1999) halk müziği konserleri (Tarkan Koç ile) verdi. Orkestra, Folklor/Edebiyat, Motif, Simurg, Felsefelogos, Genç Sanat dergilerinde yazı ve makaleleri yayınlandı. Antropoloji derneği ve Müzikoloji derneği bültenlerinin yayın kurulunda görev aldı.

1997-2000 yılları arasında ÖzKartal adlı bölgesel gazetenin kültür/sanat danışmanlığını yaptı. Değişik üniversitelerde Popüler Müzik, Halk Müziği ve Değişim, Müzik ve Antropoloji vb. konferanslar verdi. Ulusal ve uluslararası Müzikoloji Sempozyumu düzenleme komitesinde görev aldı. Çeşitli sempozyumlarda bildiriler sundu. Panellerde yöneticilik yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi Müzik İleri Araştırmaları Merkezi ve Müzik Bilimleri dizisi ile ortaklaşa müzik söyleşileri düzenleyenler arasında yer aldı. Ahilik Vakfı Müzik etkinliklerinde görev alıyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Almanya’da katıldığı sanat festivali (kunstakademie-Münster, “Buluşma -Begegnung-) içinde “İfadeler” adlı performans çalışmasının müziğini (Tarkan Koç ile) yaptı. Müzik felsefesi ve estetiği, halk müziği, popüler müzik alanlarında çalışıyor. Müzik Felsefesine Giriş adlı kitabı (Tarkan Koç ile) Bağlam yayınlarından çıktı.İsmail Tunalı Kitabı, Altın Kitaplardan çıktı. Halen Bağlam Yayıncılık Müzik Bilimleri Dizisi editörlerinden.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
144 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
"Şu andaki girişimleri, Nietzsche'yi Schopenhauer'in irrasyonalizminden ayırma ve onu Aydınlanma ve Hegel ile bağlantı içine sokma girişimlerini çocukça buluyorum; daha açık belirtecek olursam, onda Amerikan emperyalizmi adına uygulanan ve şimdiye dek yapılmış en alt düzeydeki tarihsel çarpıtmanın dile geldiğini görüyorum."

Gyorgy (veya Gyorg) Lukacs'ın bu eseri, Nietzsche hakkında tarih boyunca yazılmış en değerli eserlerden biri demek abartı olmaz sanırım. Kitabın uzunca bölümü Nietzsche felsefesi yazılmıştır, son bölümde ise Lukacs'ın Varoluşçuluk üzerine yazdığı üç kısa makaleyi okuyoruz.

Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Lukacs, akademik bir eser kaleme alıyor ve başta Nietzsche olmak üzere, okuyucunun bu kitabı okumadan önce önemli felsefî bilgiye sahip olması gerekir. Lukacs'ın temel tartışma konusu Nietzsche'nin kültürel ve tarihi üstünlüklerine karşın siyasi ve ekonomik düşüncedeki yetersizliği ve edebi zenginliği/etkileyiciliği nedeniyle bu yetersizliğinin göz ardı edilmesi, hatta yanlış anlaşılması. Lukacs bunu başlıca altı başlıkta inceliyor ve kendi eserlerinde sürekli olarak konudan konuya atlayarak, kafaları allak bullak eden Nietzsche'nin bu düşüncelerini çok iyi bir şekilde derleyerek okuyucunun önüne koyuyor.

Birinci bölüm "Nietzsche'nin Modern İrrasyonalizmin gelişmesindeki özel pozisyonu" adını taşıyor. Nietzsche, yukarıda da belirttiğimiz gibi Schopenhauer'ı takiben yazıyor ve Marx'la aynı dönemde yazması onu ayrıca önemli bir yere yerleştiriyor. Bu dönemde, ayrıca Alman siyasi birliğinin kurulması ve Dünya Savaşı'nın yaklaşıyor olması da bir başka boyut.

"İnsanlığın hakiki, asal yenilenmesinin gerçek, umut dolu filizleri özellikle de dekadanlıkta gizlenmektedir. Bu 'sosyal misyon' denebilir ki, daha baştan Nietzsche'nin yeteneğiyle, en içsel düşünce eğilimiyle, bilgisiyle uyum içindedir." cümlesiyle özetliyor Lukacs durumu.


Bu dönemde, Aydınlanma sonrasında düşünce dünyasında bir düşüş olduğunu görüyoruz. Nietzsche'nin kendi ifadesiyle alırsak,

"Sistematik yaratıcılarının hiçbirine güven duymuyorum ve onların tuttuğu yoldan ayrılıyorum. Sisteme yönelik irade onur eksikliğidir."

Bu yönelim, Hegelcilik ile birlikte çöken sistematik düşünceye karşı bir tepki olarak dünyaya geliyor. Bu yönelimi, daha önce Kierkegaard'da da görüyoruz ama Kierkegaard'ın eserlerinin o zaman dünyaya yayılmamış olması ve Nietzsche'nin dini düşünceler olarak daha farklı, çağdaşlarına çekici gelen üsluba sahip olması onu öne koyuyor.



İkinci bölüm, belki de en önemlisi: "Düşüncelerinin düğüm noktası:Sosyalizmin Savuşturulması"

Nietzsche'nin Nazizm ve Avrupa'da faşizmin yükselmesi ile özdeşleştirilmesi, Nietzsche hayranları tarafından genelde tepkiyle karşılanır. Lukacs ise burada özgün bir noktada duruyor ve Nietzsche'nin Nazizm'i savunmasa bile, açık bir şekilde sosyalizm karşıtı olarak cephe aldığını ve böylece faşizmi azdıran düşüncelere sahip olduğunu söylüyor. Kendi deyimiyle "uluslararası çok başlı ejderha" olan sosyalizm, yükselişiyle birlikte devletin kendisine karşı güvensizlik yaratıyor. Nietzsche, din konusunda ne kadar yenilikçi ise devlet konusunda da o kadar muhafazakâr bir tutum takınıyor. Sözde Alman milliyetçiliği karşıtı olan Nietzsche'nin asıl sorunu kitabın adında geçtiği gibi yeteri kadar agresif ve emperyalist olmamak.

"Eğer köleler istiyorsak bu durumda onları beyefendi diye yetiştirmek için budala olmalıyız."

Bu cümlede, Nietzsche'nin sosyalizm ve sosyal politika karşıtlığını tüm çıplaklığıyla görüyoruz. Nietzsche'ye göre ideal toplum, efendi-köle diyalektiğine dayanır. Eşitlik, toplumun altına dinamit yerleştirmek olur.


Kalan bölümleri uzun uzadıya yazmayayım da ilgilenen okurlar, devamını kitaptan okusunlar... Genel olarak içerdiklerini yazalım...

_ Nietzsche'nin toplum filozofu değil sadece burjuva filozofu olması ve burjuva için etik yaratmaya çalışması.

_ Nietzsche'nin işçi sorununu, sadece ekonomik bir sorun olarak görmesi ve yetersiz bakışı.

_ Nietzsche'nin farklı ateizmi ve etik görüşü

_ Biyolojik bakış ve Darwinizm

_ Savaşçı gericiliği


Şu cümleyle kapatayım:

"Dekadanlık Nietzsche için evrensel bir sorundur ve Dionysos geleceğe gebe, olumlamaya layık dekadanlığının simgesi olarak, insanı felç eden, güçsüzleştiren kötümserliğe (Schopenhauer) karşıt olarak, içgüdünün kurtuluşuyla (Wagner) belirir."
852 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Yazın tarihini derinlemesine ve sade bir dille anlatan, gerçek edebiyat okur kitlesine hitap eden bir kitap. Kültürel acıdan katkıları oldukça fazla, kitap okumayı seven bu işi ciddiye alan her okurun okuması gerekiyor bence
260 syf.
·9/10
"Tıp tarihinde, bir beyin ameliyatının doğrudan hastanın gözünden anlatımı.. Olağanüstü."
TİME

Frigyes Karinthy, Macar asıllı oyun yazarı, şair ve yazar. Budapeşte'de bir kafede oturmuş, modern insana dair bir deneme mi yoksa yeni bir tiyatro oyunu mu yazması gerektiğinin kritiğini yaparken dalıp gittiği anda, etraftaki sesleri bastıran güçlü bir gürültü işitir. Önünden devasa bir tren geçiyordur. Derken bir tren daha geçer. Karinthy olanlara anlam veremez, çünkü Budapeşte sokaklarında en son treni yedi yaşındayken görmüştür. Nihayet serap gördüğünü farkeder. Sonrasında bu sanrıları, hayalleri, kabusları görmeye devam eder yazar ve beyninde bir tümörün olduğunu öğrenir. Kitapta tümör teşhisi konulduğundan itibaren yazarın yaşadığı ruh halini, gördüğü sanrıları, nöbetleri etkileyici bir dille okuyoruz. Bir tıbbi roman diyebilirim roman için, belli tıbbi terimler de yer alıyor ; fakat bu durum edebi bir haz almanıza engel değil ki yazarın zaten bir edebi geçmişi de mevcut. Bir arkadaşımın tavsiyesiyle okuduğum yazarın, beyni ile olan karmaşık ilişkisinden çok etkilendiğimi söyleyebilirim. Ve Kitap okuyor olmanın en güzel yanı nedir biliyor musunuz? Belki de kendisiyle hiç empati yapamayacağınız kişilerin yerine geçmek, onların gözünden olaylara, hayata, aşka, aileye ve hatta bir tümöre bakmak... Bu kitapla da beyin tümörü olan Frici (yalnızca yakın arkadaşları ona Frici der) ile empati yapıyoruz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Vural Yıldırım
Unvan:
Akademisyen Yazar
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuarı Etnomüzikoloji - Folklor Bölümü’nde lisans ve yüksek lisans eğitimi gördü. Prof. Filiz Ali ile Müzik Tarihi, Prof. Dr. Ahmet Yürür ile Etnomüzikoloji’ye Giriş, Doç. Dr. Feza Tansuğ ile Dünya Müzikleri ve Müzik Yazarlığı, Prof. Dr. Akile Gürsoy ile Sosyal Bilimlere Giriş, Doç. Dr. Belkıs Kümbetoğlu ile Sosyal Antropoloji ve Araştırma Metotları, Doç. Dr. Meral Özbek ile Popüler Kültürler, Doç. Dr. Besim F. Dellaloğlu ile Eleştirel Teori Prof. Dr. Ömer Naci Soykan ve İsmail Tunalı ile Felsefe-Estetik, çalıştı. Prof. Dr. Edip Günay ile halen çalışmakta.

Folklor/Edebiyat Dergisi’nde Etnomüzikoloji ve Mistik Müzik, Toplumbilim Dergisi’nde Kültürel Kimlik ve Müzik özel sayılarının editörlüğünü yaptı. İtalyan Opera salonunda (2002), Ada Kültür Merkezi'nde (2000), Akatlar Kültür Merkezi'nde (1999) halk müziği konserleri (Tarkan Koç ile) verdi. Orkestra, Folklor/Edebiyat, Motif, Simurg, Felsefelogos, Genç Sanat dergilerinde yazı ve makaleleri yayınlandı. Antropoloji derneği ve Müzikoloji derneği bültenlerinin yayın kurulunda görev aldı.

1997-2000 yılları arasında ÖzKartal adlı bölgesel gazetenin kültür/sanat danışmanlığını yaptı. Değişik üniversitelerde Popüler Müzik, Halk Müziği ve Değişim, Müzik ve Antropoloji vb. konferanslar verdi. Ulusal ve uluslararası Müzikoloji Sempozyumu düzenleme komitesinde görev aldı. Çeşitli sempozyumlarda bildiriler sundu. Panellerde yöneticilik yaptı. İstanbul Teknik Üniversitesi Müzik İleri Araştırmaları Merkezi ve Müzik Bilimleri dizisi ile ortaklaşa müzik söyleşileri düzenleyenler arasında yer aldı. Ahilik Vakfı Müzik etkinliklerinde görev alıyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin Almanya’da katıldığı sanat festivali (kunstakademie-Münster, “Buluşma -Begegnung-) içinde “İfadeler” adlı performans çalışmasının müziğini (Tarkan Koç ile) yaptı. Müzik felsefesi ve estetiği, halk müziği, popüler müzik alanlarında çalışıyor. Müzik Felsefesine Giriş adlı kitabı (Tarkan Koç ile) Bağlam yayınlarından çıktı.İsmail Tunalı Kitabı, Altın Kitaplardan çıktı. Halen Bağlam Yayıncılık Müzik Bilimleri Dizisi editörlerinden.

Yazar istatistikleri

  • 24 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 46 okur okuyacak.