Wolfgang Smith

Kuantum Bilmecesi yazarı
Yazar
8.1/10
11 Kişi
42
Okunma
8
Beğeni
2.243
Görüntülenme

Hakkında

1930 yılında doğan Wolfgang Smith, matematikçi, fizikçi, bilim filozofu, metafizikçi, Roman Katolik ve Gelenekselci Metafizik Ekolü'nün bir üyesidir. Kapsamlı bir biçimde diferansiyel geometri ve bilimciliğe bir eleştiri niteliğinde, kuantum mekaniğinin ortaçağ ontoloji ve realizmine dayanan yeni bir yorumu üzerine yazılar kaleme almıştır. Smith, 1948 yılında Cornell Üniversitesi'nden Felsefe, Fizik ve Matematik lisans diplomasıyla mezun oldu. İki yıl sonra Purdue Üniversitesi'nden fizik yüksek lisans, bir süre sonra da Columbia Üniversitesi'nden matematik doktora derecelerini aldı. Bell Uçak Şirketi'nde aerodinamik ve atmosfere yeniden giriş problemi araştırmalarında fizikçi olarak çalıştı. MIT, UCLA ve Oregon Devlet Üniversitelerinde matematik profesörlüğü yaptı, diferansiyel geometri alanındaki araştırmalarını Transactions of the American Mathematical Society, Proceedings of the National Academy of Sciences, American Journal of Mathematics ve başka bilimsel dergilerde yayımladı. Akademik hayattan 1992 yılında emekli oldu. Akademik görevlerine paralel olarak metafizik ve bilim felsefesi konularında felsefi sorgulamalarda bulundu ve halen bulunmaktadır. Bu çalışmaları The Thomist ve Sophia: The Journal of Traditional Studies gibi özel olarak bu alana atfedilmiş dergilerde yayımlanmaktadır.
Ünvan:
Matematikçi, Fizikçi, Bilim Filozofu
Doğum:
18 Şubat 1930

Okurlar

8 okur beğendi.
42 okur okudu.
87 okur okuyacak.
4 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 40.0
Erkek% 60.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Jung
Bize, orta yaşın üstündeki hemen hemen tüm hastalarının, dinî bir inanç ve manevî hayat yokluğunun yol açtığı bir anlamsızlık ve amaçsızlığın acısını çektiğini söyler. Ego kendi dar duvarlarının içine hapsolmuştur ve hayatın pınarları kurumaktadır.
Felsefe
Ego ve şuuraltı (bilinçaltı) dengesi
Jung artık bizzat Tabiatın önümüze koyduğu amacı daha derinden anlamanın tam vakti olduğuna inanır. Bu amacın, ne egonun yüceltilmesinde -yani şuuraltının karanlık güçleri üzerinde kazanılacak nihaî bir zaferde, ki bu zaten her hâlukârda imkânsız bir durumdur- ne de bir şuuraltına dönüşü ifade edecek olan, egonun yok edilişinde yattığını savunur. Bu amaç daha ziyade ruhun (psyche) bu iki zıt ya da bütünleyici veçhesinin, tamamen bütünleşmiş tek bir organizmanın doğuşunu sonuç verecek bir şekilde birbiriyle uyum sağlamasına yöneliktir. Bu amaca ulaşmanın yolu onun fertleşme diye terimleştirdiği şeydir.
Felsefe
Reklam
Reklam