Yağmur Yavaş

Yağmur Yavaş

ÇevirmenEditör
8.4/10
2.264 Kişi
·
4.896
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.840
Gösterim
Adı:
Yağmur Yavaş
Tam adı:
Yağmur Yavaş Aydın
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
432 syf.
·2 günde·4/10
Gelirleriyle çocuklara kitap hediye ettiğim YouTube kanalımda uzak durulması gereken ve başkası adına utanabileceğiniz kitaplardan bahsettim: https://youtu.be/cZco9tl4rBs

Belaya hazır olun, hem de çifte belaya,
Dünyayı yozlaşmaktan korumak için,
Tüm okurları kendi yayınevleri altında toplayana,
Başkası adına utanmayı yıldızlara sıçratana kadar...
Hercai, Sümeyye Koç...
Cringe Edebiyat Takımı her zaman ışık hızında hareket eder.
Ya Epsilon Yayınevi'ne itaat edin ya da teslim olun...

1000kitap'ta 620000 gösterim sayısıyla okurlar tarafından en çok görüntülenen kitaplardan biri olan ve bu sayıyla birlikte Tokat, Zonguldak, Kütahya ve Çanakkale gibi pek çok ilimizin nüfusunu ve Oğuz Atay'ın bütün kitaplarının toplam gösterim sayısını tek başına geçen bir kitaba konuk oluyoruz bugün, toplaşın...

Aslında bu incelemede farklı bir şey yapacağız arkadaşlar. Çünkü bugüne kadar başkası adına hep beraber utandığımız ve insanları çayla, Mevlana'yla, semaverlerle ve semazenlerle kandıran Elif Gibi Sevmek 1, Posta Kutusundaki Mızıka ve Sabah Uykum gibi kitaplardan çok daha masum bir kitap var karşımızda, onun adı: Hercai!

Yunan mitolojisini en kötü kullanan milletlerden biri olduğumuzu biliyorsunuz. Mesela Hercai kitabı da Yunan alfabesindeki bir harf olan Epsilon Yayınevi'nden basılmış. Yani Pegasus, Olympos ve Epsilon gibi Yunanlara ait olan şeyleri en kötü kullanan millet olarak bir tek bu yayınevlerini Yunanistan'a iteleyemiyoruz. Bu da bizim ayıbımız olsun... Neyse, biz yazara ve kitaba geçelim.

Sanat tarihi okuyup mezun olduktan sonra ülkesinin işsizlik istatistiğine katkı sağlayacağını bilen genç yazarımız, gelecekte tanzim kuyruklarına girmeyi hiç istemeyen Sümeyye Koç'tur. Bir gün bir kitap yazma kararı alır. Hatta sayın Koç, bunun üstüne: "Yazmaya yeteneğim olduğunu Hercai’ye kadar fark etmedim." der. Hatta kitap yazılıp yayımlandıktan sonra da şunları söyler:
"Herkesin dilinde, elinde Hercai var. Bindiğim otobüslerde birkaç kez, insanların benim hakkımda, Hercai hakkında konuştuklarına şahit oldum."

Valla ben bugüne dek o kadar otobüse bindim, o kadar kişiyle konuştum... Kimsenin dilinde ya da elinde Hercai yoktu. Epsilon Yayınevi'nin istihbarat bölümü, halkın içinden Hercai kitabının verilerini toplamak için bir ajanlık faaliyeti mi başlattı anlamış değilim. Sanırım bir yerlerde insanlara mavi hap-kırmızı hap sorusu gibi Suç ve Ceza mı Hercai mi sorusu soruluyor. Deep Web'in internet dünyasında daha büyük yer kaplaması gibi biz de edebiyat dünyasının Deep Web'i olan Hercai kitabını okuyanları göremiyoruz belli ki...

Tipik bir ikizler burcu erkeği olma özelliğindeki dengesiz Miran, intikam arayışındadır, bunun için Reyyan'ı kafalamak ister. Neredeyse her gün Reyyan'ı "send nude" minvalindeki davranışlarıyla etkisi altına almaya çalışan Miran, Reyyan'dan sürekli "evlenmeden olmaz" cevabını ala ala fıttırmaya başlar. Hatta kitabın başında da düşmanı Joker'den intikam almaya çalışan Batman'ın Gotham City'nin gökyüzüne kendi logosunu yansıtması gibi şunları der:

"Andım olsun ki, adımı ezberleyecek bu şehir. Benden çaldığı ne varsa, söke söke, acıta acıta geri alacağım!” (s. 9)

Olay örgüsünün Afrika modeli saç örgüsünden daha karışık olmadığı bu kitapta tabii ki de her zamanki gibi hatunların efendi adam yerine p*ç olanı tercih etmesi vardır. Azat bir köşeden Reyyan'a bakarken, genetik üstünlüğünün keyfini çıkaran Miran, Karadeniz'in rengi misali mavi gözleriyle Reyyan'ın kalbini çoktan kazanmıştır.

Şimdi, kitabın konusu dışında birkaç şeyden bahsetmem gerek. Bu kitaba 4 puan verdim, peki neden 4 puan verdim? Çünkü bu kitap insanları çayla, muhafazakar edebiyatıyla ya da semazenlerle kandırmaya çalışmıyor. Kendi içinde insanların gayet de kulağa mantıklı gelen ilişkilerinden oluşan düz bir aşk hikayesi. O yüzden Posta Kutusundaki Mızıka, Elif Gibi Sevmek, Sabah Uykum, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku gibi kitaplara 1-2 puan falan vermişken Hercai kitabına 4 puan vermek, benden beklemediğiniz bir şey olduğunu bildiğim halde doğal bir puanlama olacak. Çünkü insanları kandıran ve kalplerini boşaltan bahsettiğim diğer kitaplardansa bu kitabın öyle bir amacı yok, bu kitap diğerlerinden çok daha masum.

Yazarın gelişmeye çok açık olduğunu düşünüyorum aslında. Fakat sadece 10 sayfada anlatılabilecek bir hikayenin 432 sayfada anlatılması, belki "sınavda kağıdımı dolu göstermek istiyorum"culuğuna yorulabilir. Ayrıca böyle dümdüz bir hikayeden, daha şimdiden 40 bölüm dizi yapmak da bence Hollywood'un bizi kıskanması gereken bir ticari meta örneği diyebiliriz. How I Met Your Mother'daki Robin-Ted-Barney üçlüsünün Reyyan-Miran-Azat üçlüsünden öğreneceği çok şeyin olduğunu düşünüyorum.

Son bir sitemim, yazarın bir röportajında dediği şu sözler üzerine:
"Popülerlik gelip geçici bir şey aslında, esas kalıcı olan yaptığımız işler, bıraktığımız eserler. Maddi anlamda da epey rahatladım. Hayallerimi gerçekleştirebilecek paraya sahibim."

Maddi anlamda epey rahatlayan Sümeyye Koç'a karşılık, Oğuz Atay'ın 1000kitap'taki 7 kitabının toplam gösterim sayısının tek bir Hercai kitabının gösterim sayısına erişememiş olması, Robert Musil, Tolstoy ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi yazarların açlık ve borçlar içinde ölmesi de biz okurların ayıbı olsun.
432 syf.
·1 günde·9/10
Kitap güzeldi. İntikam, aşk, sırlar ve öfke....
Mardin'li bir ailenin kızı olan Reyyan ile Reyyan'ın babasının çok güvendiği sevdiği iş sebebiyle tanıdığı Miran'ın Reyyan ile evlenmek istemesi ve kısa zamanda evlenmeleri ile hikaye başlıyor.
Miran Reyyan'ı kendine aşık olmak için çok uğraşıyor. Ve sonunda Reyyan'ın kalbini kazanıyor. Düğünlerinin sabahında Reyyan karşısında hiç tanımadığı bir adam ile karşılaşıyor.
Miran yıllardır içinde büyüttüğü ve sadece intikam için yaşadığı için intkamı uğruna masun olan Reyyan'ı kullanıyor veasıl hikaye bundan sonra başlıyor...
400 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Delidolu, kahkahaya boğucu ve sıcak bir hikaye.

İki kitaplık bu seriyi seviyorum. Devamı da gelecek belli ki.

Birçok insanın Wattpad kitaplarına karşı olduğunu biliyorum. Açıkçası genelleme yapmamakla birlikte ben de bir çoğunu gereksiz buluyorum. Birbirinin aynısı olan kurgular, öznelliğini yitirmiş karakterler, betimlemelerden uzak paragraflar... Evet, olay bu şekilde bakıldığında bir çok eksik yön çarpıyor göze ve bu yüzden de wattpad kitaplarına para vermeye çekiniyor insan.

Oysa, bu seri öyle değil. Benim için değil. Şu vizeler yüzünden tamamen dolu olan kafam, bu kitap sayesinde dağıldı. Kahkahası bol bir kitaptı. Hatta, ilk kitaba oranla daha çok güldüğümü de söyleyebilirim.

Çünkü okurken insan, gençliği buluyor sayfa aralarında. Beş arkadaşın dostluğunu görüyor. Bu dostluğa imreniyor insan. Haylazlıkları, saçmalamalarıyla; onlar hem özgün karakterler hem de gençlerden parçalar taşıyanlar... Aşk, dostluk, okul, sınav dertleri... Hepsi günlük hayatımızın parçaları ve hepsi de bu kitapta var.

Kitabın rahatsız edecek yanı küfürleri... Bu kitapta daha azdılar ama yine de vardılar. Bu da karakterin kişiliğinden kaynaklanan bir durum. Bunu savunmuyorum elbette. Sadece küfürlerin neden olduğunu belirtmeye çalışıyorum.

İlk kitapta yarım kalan şeylerin devamı niteliğindeydi bu kitap. Yeni birçok olay ve karakter de vardı tabiki. Kitabın sonu ise 3. Kitabı sabırsızlıkla beklemeye neden oluyor.

Gençlik kitapları okumayı sevenlere ve gülmek isteyenlere tavsiye edilir. Bu soğuk kış günlerinde bence biraz içiniz ısınsın.
Açıkçası beğenmedim, ve yarım bıraktım. bir genç kızın başına daha ne gelir dediğimiz herşey reyyanın başına miran sayesinde gelmiş, ama şöyle bir durum var, mantık hatasını çok fazla buldum. Bir genç kızın namusuyla oynanmış, ne gidip hesap sorulmuş nede polise başvurulup dava açılmış, birde ne kadar tanıdında deli gibi aşık oldun, tamam oldun, ama başına gelmiyen kalmamış hepsinide o yapmış ve kızdaki hâlâ seviyorum sendromları, miranın, aşırı derecede saygısız , seviyesiz olması. Yetmezmiş gibi kızı geri istedi diye eşkiya gibi alması ama kimsede ne polise ne savcılığa nede ailesine haber vermemesi. İnanın dizisi daha iyi, en azından reyyanda onur var gurur var, ve en önemlisi miran bu denli saygısız seviyesiz lanlı lunlu konuşan birisi değil.
400 syf.
·Puan vermedi
Biraz kafami dağıtmak gülmek için okudugum bir kitapti. Ama ne yazıkki daha cok sinirlendim. Tabi güldüğüm eğlenceli kısımlar vardi ama sonu beni hayal kırıklığına uğrattı. Yaprak Aliyi seçmişken arada barışa kaymasi, Aliye olan aşkını sorgulaması beni bi miktar üzdü, kızdırdı. Kitap bu aşk üçgeninden bir türlü çıkamadı. Kitapta dahil olan birçok karekteri de sevemedim, gereksjz buldum. Gökhani sahiplenici, kıskanç haliyle severdik. Ama bunu değiştirip umursamaz bir Gökhan yaratmışlar... Genel olarak ilk kitabi daha cok sevmiştim. Üçüncüsü de çıkacak, okurmuyum bilemiyorum içeriği hakkında bilgi edinip öyle okurum. Bakalim 3. Kitapta aşk ucgeni bitecek mi yaprak gercekten kimi sevdigine karar verecek mi.
224 syf.
·9 günde·Beğendi·10/10
Yine bir kitabı gözyaşlarımla bitirdim..
YYYU gerçekten çok güzeldi, bir kaç sahne hariç çoğu sahnesinde neredeyse gözlerim dolmuştu ve en sonunda bayağı ağladım :( Oğuz bambaşka bir karakterdi, dışarıdan göründüğü gibi değilmiş o egolu erkek tipi yoktu Keskin’in tam tersi kızlara iyi davranan onları savunan bir tipti, annesi ve kız kardeşini korumaya çalışan, basketbolda iyi olan Bestegül’e aşık olan Oğuz’du. Bestegül çok eğlenceli bir karakterdi üniversite sınavına hazırlanan, derslerinde iyi olan sıradan bir öğrenciyken başına gelenler yaşadığı şeyler kolay değildi ve yanındakilerin aksine umudunu kaybetmemesi güzeldi, Oğuz’a aşık olan Bestegül’dü. Melodi başta seni çok sevdim ama sonda çok yanlış yaptın ve kötü bir şekilde bedelini ödedin üzgünüm ama bence hakettin. Selim çok saftın her şeyi bilmene rağmen Esra’ya katlanmanı taktir ettim, Esra senden nefret ediyordum ama kitabın ortalarında birazda olsa iyi olduğunu anladım ama iş işten geçmişti. Genel olarak güzel bir kitaptı bana bazı şeyler öğretti çoğu kitapta olduğu gibi. (Ama biraz paranoya oldum çantamda fazladan yiyecek ve su koyucam) Neyse her şeyi anlatmaya kalksam bayağı uzun sürerdi o yüzden bu kadar yeterli, kitabı alın 1 günde bitecek bir kitap tabi ben yarım bırakıp başka bir kitap okuduğumdan uzadı. Okuyun okutun
Yere Yakın Yıldızlara Uzak Emine Tavuz
432 syf.
·Puan vermedi
Guzeldi ancak kurgusu biraz zayifti yinede okunabilir bir kitap ve diki ağır değil. Kitabi 14 yasindaki arkadasmn kizina rahatlikla onerdim icinde uygunsuz bir bolume tanik olmadim.
224 syf.
·Beğendi·10/10
İsmi bile farklı olan bir kitap ile karşınızdayım. Çok kısa bir zaman dilimi ve tek bir yerde geçiyor kitap. Yazarın dili bu sebeple bana basit gelse de kitap o kadar etkileyici ve sürükleyiciydi ki bir oturuşta bitti. Karakterlere hayran kaldım. Benim için yeri her zaman ayrı kalacak.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yağmur Yavaş
Tam adı:
Yağmur Yavaş Aydın

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 4.896 okur okudu.
  • 850 okur okuyor.
  • 8,4bin okur okuyacak.
  • 142 okur yarım bıraktı.