Yaşar Okuyan

O Yıllar yazarı
Yazar
8.0/10
2 Kişi
25
Okunma
1
Beğeni
838
Görüntülenme

Hakkında

Aslen Rizeli olan Yaşar Okuyan 1949 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. 24 yıl çeşitli gazete ve haber ajanslarında muhabirlikten genel yayın müdürlüğüne kadar çeşitli görevlerde bulundu. 1973 yılından itibaren MHP Genel İdare Kurulu üyeliği yaptı. 1977 yılında MHP Genel Sekreter Yardımcısı oldu. 12 Eylül sonrasında yasaklı olduğu yılların ardından 1987’de siyasete döndü. Anavatan Partisi’nde 2002 yılına kadar MKYK üyesi, genel başkan yardımcısı ve genel sekreterlik görevlerini üstlendi. 19. ve 20. Dönem Yalova Milletvekili olarak parlamentoda bulundu. Bülent Ecevit’İn başbakan olduğu 57. Hükümette, yaklaşık üç buçuk yıl, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptı. 2004 yılında Demokrat Türkiye Partisi’nin adını Hür Parti olarak değiştirerek partinin genel başkanlığını yürüttü. Halen Başkent Üniversitesi’nde “Emeklilik ve Sigorta Sistemleri” üzerine ders vermektedir. Evli ve üç kız babasıdır.
Ünvan:
Siyasetçi
Doğum:
İstanbul, 1949

Okurlar

1 okur beğendi.
25 okur okudu.
11 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 25.9
Erkek% 74.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Necip Fazıl'la Tanışma Sonrası Hayal Kırıklığı - 2
O şokla kapıyı çaldık. Açıldığında son derece modern giyinmiş bir genç kızla karşılaştık. Kısakürek'i sorunca 'babam içerde hemen çağırayım' dedi ve bizi içeri aldı. İkinci şoku da orada yaşadık. Çünkü kara çarşaflı olmasa da kapalı birini bekliyorduk. Bu sırada eşi geldi, o da son derece şıktı. Hatrımızı sorup Kısakürek'in geleceğini iletti. Süklüm püklüm otururken Üstat yukarıdan indi. Elini öptük. 'Sen kimsin, sen kimsin ?' diye tek tek sordu. Kendimizi tanıtıp Yalova'daki Milliyetçiler Derneği'ne davet ettik. Üstat, bize gelebileceğini söyledi ancak birçok şart sıraladı. Oysa biz lise öğrencisiydik ve o şartları yerine getirme imkânımız yoktu. Teşekkür ettik ve durumu kendisine arz edeceğimizi söyleyip ayrıldık. O kadar büyük şaşkınlık içindeydik ki Çiftehavuzlar'dan Kadıköy vapur iskelesine kadar hiç konuşmadan, birbirimize bakmadan yürüdük. Oradan vapura binip Cağaloğlu'na gittik ve MTTB Ortaöğretim Komite odasında dört saat, yine birbirimizle hiç konuşmadan öylece oturduk.
Sayfa 21 - 1. baskı - Mart 2010
Tarih
Necip Fazıl'la Tanışma Sonrası Hayal Kırıklığı - 1
Lise yıllarımın en önemli anılarından biri de Necip Fazıl Kısakürek'le ilgilidir. 1968 yılında Milliyetçiler Derneği'nin Yalova Şubesi'ndeki görevime de devam ediyordum. Ayda bir önemli isimleri ilçeye konferansa davet ediyorduk. O yıl İstanbul'da MTTB'de 'Üstatın' yani Necip Fazıl Kısakürek'in bir konferansını dinledim. Müthiş bir kalabalık vardı. Konferans çıkışında cesaretimi topladım, Üstatın yanına gittim. "Efendim Yalova'da Milliyetçiler Derneği'nin konferansıma katılır mısınız ?" diye sordum. Rahmetlinin kendine özgü bir tarzı vardı. Bana şöyle bir baktı, 'Çocuk bunlar öyle ayaküstü konuşulmaz. Eve gel orada konuşalım' dedi. 'Ne zaman emredersiniz ?' diye sordum. 'Yarın meşgulüm, sen ertesi gün sabah 10'da gel' dedi. Hiç unutmuyorum, çünkü verdiği tarih 10 Kasım'dı. 'Peki efendim, ev adresinizi alabilir miyim ?' deyince, 'Onu bana ne soruyorsun. Öğrenemiyorsan zaten gelme' diyerek, bir de kızdı. Bir arkadaşımdan Kısakürek'in Çiftehavuzlar'daki evinin adresini aldım. O yıllarda 'Üstat'ın evine konuk olmak benim gibi genç biri için büyük bir olaydı. Son derece heyecanlıydım. Yalnız gitmemek için yanıma Mustafa Bilgi ve Zeki Arslantürk'ü de aldım. Üçümüz adres elimizde yola çıktık. Kağıttaki adrese geldiğimizde hepimiz birbirimize baktık. Çünkü köşke benzeyen, demir parmaklıklarla çevrili, bahçesinde heykeller bulunan köşklerden oluşan bir yere gelmiştik. Bunları görünce 'yanlış yere geldik' diye düşündük ve karşımıza çıkan bir görevliye sorduk. Doğru yerde olduğumuzu söyleyip 'üstat'ın evini gösterdiler. Heykelleri geçip kapıya vardık. Ancak açıkçası hepimiz ne düşüneceğimizi şaşırmış bir haldeydik. Çünkü bizim aklımızda Kısakürek'in çok daha mütevazı bir yerde yaşadığı fikri vardı nedense.
Sayfa 20 - 1. baskı - Mart 2010
Tarih
Reklam