Yuri Oleşa

Yuri Oleşa

Yazar
5.6/10
5 Kişi
·
21
Okunma
·
3
Beğeni
·
540
Gösterim
Adı:
Yuri Oleşa
Tam adı:
Yuri Karloviç Oleşa
Unvan:
Rus Roman Yazarı
Doğum:
Yelizavetgrad, Ukrayna, 3 Mart 1899
Ölüm:
Moskova, Rusya, 10 Mayıs 1960
Yuri Karloviç Oleşa (Rusça: Юрий Карлович Олеша/ d. 3 Mart 1899, Yelizavetgrad, Ukrayna, Rus Çarlığı-ö. 10 Mayıs 1960, Moskova, SSCB), Sovyet rejiminin ilk yıllarında eski ve yeni dünya görüşleri arasındaki çatışmayı dile getiren Rus yazar.

Yoksul düşmüş soylu bir ailenin çocuğuydu. Çocukluğu, ailesinin 1902'de taşındığı Odessa'da geçti. Kızıl Ordu'da görev yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. 1920'lerin ilk yıllarında keskin eleştiri yazıları ve mizah şiirleri yazdı. 1924'te çocuklar için yazdığı Tri tolstyaka (1928; Üç Şişman Adam, 1975) adlı masal kitabı ilk yapıtıdır. 1927'de ünlü romanı Zavist (Kıskançlık) yayımlandı. Oleşa bu romanda, üçü Sovyet toplumunun makineleşmiş yapısını onaylayan, öbür üçü toplumun değer yargılarını sorgulayan altı karaktere yer veriyor, topluma uyum gösterenlerin huzurlu ve kendini beğenmiş haliyle topluma karşı çıkanların bir işe yaramayan romantik bireyciliğini karşı karşıya getiriyordu. Şiirsellikten uzak bir sanayi dünyasının gelişinden korkuya kapılarak, 1917 Devrimi'nden önceki yaşlı kuşakla aydınların ve işçilerin oluşturduğu yeni toplumsal sınıf arasındaki çatışmayı irdelediği roman, Sovyet eleştirmenlerince rejim karşıtlarını suçlayıcı niteliği yüzünden övgüyle karşılandı. Ama Oleşa'nın, Sovyet toplumunun kişisel ahlaka ve bireyin kendini ifade etme hakkına yer verip vermediğine ilişkin zekice sorgulamaları, ideolojik açıdan kabul gören bu kitaba ince bir ironi ve belirsizlik kazandırır.

Oleşa'nın sonraki yapıtları arasında, her ikisi de 1929'da yayımlanan "Lyubov" (Aşk) ve "Liompa" ile 1931'de yayımlanan Vişnıyovaya Kostoçka adlı öyküleri ve Zagovar Çuvstıv (1929) ile Spisok blagodeyanie (1931; Kar Listesi) adlı oyunu sayılabilir. Bütün bu yapıtları, Zavist'te işlenen temanın çeşitlemeleri niteliğindedir.

Oleşa, 1930'ların başında Sovyet edebiyatına toplumcu gerçekçilik egemen olunca yazmayı bıraktı ve 1934'teki Sovyet Yazarlar Birliği toplantısında kuşkularını açıkça dile getirdi. Ardından tutuklanarak bir çalışma kampına gönderildiği ileri sürülmüşse de, sonraki yaşamıyla ilgili kesin bilgi yoktur. Ama adı uzun süre Sovyet edebiyatından silinmiştir. Stalin'in ölümünden sonra bir öykü seçkisinin yayımlanması (1956) itibarının iade edildiğini gösterir. Sonraki yıllarda, pek çoğu daha çnce yayımlanmamış bazı yapıtlarını da içeren birkaç kitabı yayımlanmıştır.
...çevremde bir sürü kişi toplamak istiyorum. Seçim yapabilmek ve aralarından en iyisini, en parlak olanını seçmek için, ikna etmek için olacak bu grup... bir duygu grubu.

...evet, bu komplo, dünya ölçeğinde barışçıl bir ayaklanma. Dünya Duygu Gösterisi.
Yuri Oleşa
Kırmızı Kedi
Sokak aynalarını çok seviyorum. Yolun kenarında beklenmedik bir şekilde ortaya çıkıyorlar. Yolunuz bildik yoldur, sakindir - sıradan şehir yoludur, size bir mucize, bir seyirlik sunmaz.Hiçbir şey beklemeden yürürsünüz, başınızı kaldırırsınız ve birden, bir anda, her şey aydınlığa kavuşur: Dünyada, dünyanın kurallarında hiç görülmemiş değişimler yaşanmıştır.
Optik, geometri yıkılmıştır, yürüyüşünüzün, hareketlerinizin, nereye gidiyorsanız oraya gitme isteğinizin doğallığı yıkılmıştır. Ensenizle gördüğünüzü düşünmeye başlarsınız - hatta şaşkın bir halde gelip geçenlere gülümsersiniz, bu üstünlüğünüzden dolayı mahcup olmuşsunuzdur.
“Ah..." diye sessiz sessiz iç çekersiniz.
Az önce gözünüzden gizlenmiş olan tramvay, tekrar önünüze gelir, turtayı kesen bir bıçak gibi bulvarın kenarını keser. Birinin kolunda asılı olan, mavi bir kurdeleden sarkan saman şapka (o kadını az önce görmüştünüz, dikkatinizi çekmişti, ama bakmaya fırsat bulamamıştınız), size doğru gelir, gözlerinizin önünden geçer.
Uzaklar önünüzde açılır. Her şey inandırıcıdır; bu ev, duvar, ama bize bir üstünlük verilmiş. Bu ev değil! Siz bir sırrı ortaya çıkardınız: Burada duvar yok, gizemli bir dünya var, sizin az önce gördüğünüz her şey yineleniyor burada - ve üstelik öylesine üçboyutlu ve renkli bir şekilde yineleniyor ki, böylesi ancak dürbünün ters tarafınndan bakınca olur.
Eşya beni sevmez. Mobilya bana çelme takmaya çalışır. Cilalı bir köşe bir gün beni tam anlamıyla ısırmıştı. Yorganla hep karmaşık bir ilişkim olmuştur. Bana verilen çorba hiç soğumaz. Eğer herhangi bir çer çöp- bozuk para ya da düğme masadan düşecek olsa, yerinden oynatılması zor bir mobilyanın altına yuvarlanır.
Belki de, bir gün gelecek, büyük balmumu sergisinde geniş burunlu, solgun samimi yüzlü, dağınık saçlı, bir oğlan çocuğu kadar şişman, göbeğinden tek düğmeyle iliklenmiş bir ceket giyen tuhaf bir adamın balmumu heykeli yer alacak; ve küpün üzerinde şu levha olacak:
NİKOLAY KAVALYEROV
Daha fazlası değil. Sadece bu. Gören herkes şöyle diyecek: "Ah!" Ve birtakım hikâyeleri, belki efsaneleri hatırlayacak: "Ah, işte bu o, şanlı bir zamanda yaşamış, herkesin nefret ettiği ama imrendiği, övdüğü, hepsinde iz bırakmış, büyük planlarla yorulmuş, çok şey yapmak istemiş ama hiçbir şey yapmamış - ve bütün bunlara iğrenç, alçakça suçu işleyerek son vermiş olan o kişi... "
...bilirsiniz, elektrik lambasının beklenmedik bir biçimde karardığı olur. Söndü, dersiniz. Ve bu sönen lamba sarsılırsa, tekrar parıldar ve bir süre daha yandığı olur. Lambanın içinde bir kaza olmuştur. Tungsten telleri kırılmıştır ve kırık yerlerin temas etmesiyle lamba hayata döner. Kısa, yapay, açıkça sönmeye mahkûm bir yaşam — hummalı, aşırı gergin bir parıltı. Ardından karanlık basar, hayat geri gelmez ve karanlıkta sadece ölü, yanıp bitmiş teller sarsılır. Beni anlıyor musunuz? Ama kısa bir ışıltı muhteşem bir şey!
...sarsmak istiyorum...
...sönen çağın kalbini sarsmak istiyorum. kırık yerler temas etsin diye kalp lambasını sarsmak...
...ve bir anlık muhteşem bir ışıltı yaratmak...
Kendimi gözlemler yaparak eğlendiririm. Tuzun bıçağın ucundan geriye hiç iz bırakmadan kaybolduğunu fark ettiniz mi hiç - bıçak hiç dokunulmamış gibi ışıldar; kelebek gözlüğün burun kemerine tıpkı bir bisiklet gibi oturduğunu; insanın çevresini karınca gibi yayılan küçük yazıların sardığını: Çatallarda, kaşıklarda, gözlüğün çerçevesinde, düğmelerde, kalemlerde bir sürü yazı olduğunu fark ettiniz mi? Kimse fark etmiyor onları. Var olma mücadelesi veriliyor. Kocaman tabela harfleri halini alıncaya dek şekilden şekile giriyorlar! Bir sınıf diğer sınıfa isyan ediyor: Sokak levhalarının harfleri afiş harflerine karşı ayaklanıyor.
176 syf.
·6 günde·Beğendi·7/10
Okuduğum ilk e kitap olması tesadüfen biraz ironik oldu. Kitabın kendisi gibi. Eski ve yeninin karşılaştırılması mı desem yoksa eski ve yeninin ironisi mi? 2.si daha doğru sanki. Anladığım kadarıyla söyleyeceğim şu ki; anladığımdan daha fazlasını söylediğim görülmüş birşey olmamakla birlikte belki duyulmuştur. İtiraf edeyim duyulmuşsa yalandir zaten. Kitaba geri dönersek, bu cümleyi çok kullaniyorum günlük hayatımda, konuya geri dönersek vb. Benim sorunumda bu heralde odaklanamamak. Aklım sürekli dağılıyor. Neyse. Yazar eskiye özlem mi duyuyor yoksa yeniye, yani sosyalizme hayranlık mı? Emin olamadım, alay yada ironi o kadar güçlüki tam karar veremedim o yüzden yazarı boşverelim, ana kahramanların konumuna bakalım. Ağabey Babicev sistemin has adamı. İvan sistem karşıtı ama hiçbir şeye tutunamamiş. Kavalyerov'sa kadri kıymeti bilinmemiş, arada kalmış esas oğlan. Eskiyi İvan ve Kavelyarov'dan dinliyoruz. Boş laflar, komik felsefe. Yazarin tileri. Babicev ve oyuncağı Volayda yenici. Yer yer mantıklı konuşuyorlar aralarında ama, yazar öyle fena bir adam ki bu herifleri sevmemize engel oluyor. En sevmediğim kahramanların 1.si Volayda 2.si Babiçev.3.neydi o kızın adi. İvan komik adam ama.
Kitabi elinde tutacaksın sayfaları  hissedeceksin kitabın kokusunu duyacaksın diyen benin ilk e kitabi. Eski ile yeninin ironisi. Kitabin etkisinde kaldığımı söylemeliyim. Hoş kitaptı, okumanızı öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Yuri Oleşa
Tam adı:
Yuri Karloviç Oleşa
Unvan:
Rus Roman Yazarı
Doğum:
Yelizavetgrad, Ukrayna, 3 Mart 1899
Ölüm:
Moskova, Rusya, 10 Mayıs 1960
Yuri Karloviç Oleşa (Rusça: Юрий Карлович Олеша/ d. 3 Mart 1899, Yelizavetgrad, Ukrayna, Rus Çarlığı-ö. 10 Mayıs 1960, Moskova, SSCB), Sovyet rejiminin ilk yıllarında eski ve yeni dünya görüşleri arasındaki çatışmayı dile getiren Rus yazar.

Yoksul düşmüş soylu bir ailenin çocuğuydu. Çocukluğu, ailesinin 1902'de taşındığı Odessa'da geçti. Kızıl Ordu'da görev yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. 1920'lerin ilk yıllarında keskin eleştiri yazıları ve mizah şiirleri yazdı. 1924'te çocuklar için yazdığı Tri tolstyaka (1928; Üç Şişman Adam, 1975) adlı masal kitabı ilk yapıtıdır. 1927'de ünlü romanı Zavist (Kıskançlık) yayımlandı. Oleşa bu romanda, üçü Sovyet toplumunun makineleşmiş yapısını onaylayan, öbür üçü toplumun değer yargılarını sorgulayan altı karaktere yer veriyor, topluma uyum gösterenlerin huzurlu ve kendini beğenmiş haliyle topluma karşı çıkanların bir işe yaramayan romantik bireyciliğini karşı karşıya getiriyordu. Şiirsellikten uzak bir sanayi dünyasının gelişinden korkuya kapılarak, 1917 Devrimi'nden önceki yaşlı kuşakla aydınların ve işçilerin oluşturduğu yeni toplumsal sınıf arasındaki çatışmayı irdelediği roman, Sovyet eleştirmenlerince rejim karşıtlarını suçlayıcı niteliği yüzünden övgüyle karşılandı. Ama Oleşa'nın, Sovyet toplumunun kişisel ahlaka ve bireyin kendini ifade etme hakkına yer verip vermediğine ilişkin zekice sorgulamaları, ideolojik açıdan kabul gören bu kitaba ince bir ironi ve belirsizlik kazandırır.

Oleşa'nın sonraki yapıtları arasında, her ikisi de 1929'da yayımlanan "Lyubov" (Aşk) ve "Liompa" ile 1931'de yayımlanan Vişnıyovaya Kostoçka adlı öyküleri ve Zagovar Çuvstıv (1929) ile Spisok blagodeyanie (1931; Kar Listesi) adlı oyunu sayılabilir. Bütün bu yapıtları, Zavist'te işlenen temanın çeşitlemeleri niteliğindedir.

Oleşa, 1930'ların başında Sovyet edebiyatına toplumcu gerçekçilik egemen olunca yazmayı bıraktı ve 1934'teki Sovyet Yazarlar Birliği toplantısında kuşkularını açıkça dile getirdi. Ardından tutuklanarak bir çalışma kampına gönderildiği ileri sürülmüşse de, sonraki yaşamıyla ilgili kesin bilgi yoktur. Ama adı uzun süre Sovyet edebiyatından silinmiştir. Stalin'in ölümünden sonra bir öykü seçkisinin yayımlanması (1956) itibarının iade edildiğini gösterir. Sonraki yıllarda, pek çoğu daha çnce yayımlanmamış bazı yapıtlarını da içeren birkaç kitabı yayımlanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 14 okur okuyacak.