8.5/10
3 Kişi
9
Okunma
0
Beğeni
2.184
Görüntülenme

Hakkında

1966 yılında Adapazarı'nda doğdu. 1967 yılında babasının memuriyeti dolayısıyla Eskişehir'e gelerek ilk, orta ve lise öğretimini burada tamamladı. 1983 Yılında Anadolu Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü kazandı. 1987 Yılında bu bölümden mezun oldu ve bölümde Araştırma Görevlisi olarak işe başladı. 1989 yılında Goethe Institut bursuyla Alamanya ya gitti. 1989-1991 Yılları arasında Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Prof. Dr. İhsan GÜNEŞ danışmanlığında " Ege Adaları " konulu tezle Yüksek Lisansını, 1991-1997 Yılları arasında Prof. Dr. İhsan GÜNEŞ danışmanlığında " Makedonya Sorunu 1878-1913" konulu tezle doktorasını tamamladı. 1993 yılında Üniversite ayrımı nedeniyle Eskişehir Osmangazi Üniversitesine geçti. 1999-2000 döneminde askerlik sürecinde, Işıklar Askeri Lisesi'nde T.C. Tarihi ve Atatürkçülük, Demokrasi ve İnsan Hakları derslerini verdi. Aynı zamanda KKK. Eğitim ve Okullar Daire Başkanlığı nezdinde Demokrasi ve İnsan Hakları Kitabı ve Öğretmen Kılavuz kitabının yazılmasında görev aldı. 28.09.2012 tarihi itibarıyla Doçent unvanı alan Doç. Dr. Zafer Koylu halen Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Anabilim dalı'nda, Siyasi Akımlar ve Türk Yenileşme Tarihi; Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde; Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi, Siyaset Bilimi, Türkiye ve Uluslar arası Kuruluşlar, Siyasal Akımlar, Türk Kurtuluş Savaşı ve Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi derslerini sürdürmekte olup, evli, bir çocuk babasıdır.
Tam adı:
Doç. Dr. Zafer Koylu
Ünvan:
Türk Akdemisyen, Yazar
Doğum:
Sakarya, Türkiye, 1966

Okurlar

9 okur okudu.
6 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Yalnız kütüphanede değil, Atatürk diğer tüm boş kaldığı zamanlarda da genellikle tarih kitapları olmak üzere, okurdu. Okurken öylesine kendinden geçerdi ki, etrafındakileri, bizleri hiç gözü görmezdi. Adeta huşu içerisinde okur, okur, okurdu. Yine bir gün böyle dalgın, dalgın okurken Moskova elçimiz Vasıf Çınar Beyefendi salona geldi ve Atatürk’ü o her zamanki haliyle görünce dayanamayarak: - Paşam, Paşam bu denli tarih okuma; kafanızı yoruyorsunuz. Siz Samsun’a, Anadolu’ya çıkarken böyle kitap okuyarak mı çıktınız? Bu sözleri en yakinen duyan kişi bendim, çok şaşırarak biraz da çekinerek ne olacak, ne cevap verecek diye beklerken, Atatürk bir anlık beklemeden sonra Vasıf bey’e doğru yavaşça döndü ve de bizim tahminlerimizin aksine sinirle değil, hafif hafif gülümseyerek: - Vasıf bey, bizim çocukluğumuz fakirlikle geçti. Elime üç beş kuruş para geçince bunun yarısını muhakkak kitaba verirdim. O zaman da böyle okurdum. Eğer aksini yapsaydım ben Atatürk olamazdım, Türkiye’yi bu hale getiremezdim, dedi ve ilave etti: - Belki haklısın, hatta benim de kulağıma geliyor, Paşamızın işi gücü yok herhalde, dille, tarihle uğraşıp duruyormuş diye dedikodu yapıyorlarmış. Eksik kafalı bunlar, öyle yağma yok. İşim tabii ki başımdan aşkın. Ama bu günkü Türkiye ne kadar önemliyse, gelecekteki Türkiyemin de o derece önemi var. Bu sebeple ilerinin temellerini çok sağlam atmam lazım. Onun için çok okuyorum, çok fikirler üretiyorum. Bunları söyleyenlere, dedikodulara hiç bakmam. Zira onlar saman kafalı insanlardır.
Sayfa 23·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk
Bir akşam kendisine nazı geçenlerden biri: Düşünmelisiniz ki, eğer ölürseniz; heykelinizi paramparça ederler. Yaptıklarınızın hiç biri ayakta kalmaz. Çok yaşamağa bakmalısınız, dedi. Ben de sofra da idim. Güldü, işte o zaman bize gönlünün sırrını açtı: – Unutmayınız ki Mustafa Kemaller yirmi yaşındadır, dedi.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Mustafa Kemal Atatürk
Reklam