Zehra Gencosman

Zehra Gencosman

Çevirmen
7.5/10
36 Kişi
·
92
Okunma
·
0
Beğeni
·
16
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
352 syf.
·9 günde
Şaka Milan Kundera’nın ilk romanıdır. 1965’te tamamlanmıştır. 1967’de basılabilmesinin nedenini Lois Aragon’un kitabın önsözünde yazdığı “Diktatörün hoşgörüsüne değil homurdanan Çekoslovakya kamuoyuna borçluyuz kitabı” cümlesi açıklamaktadır.

Ludvik’in kız arkadaşına gönderdiği karta şaka olsun diye yazdığı cümleler Fakülte Parti Örgütü tarafından suç olarak görülür, yalvarmayla karışık savunmasında bunun bir şaka olduğunu inandıramaz ve tüm öğretmen ve arkadaşlarından oluşan yüz kişinin tamamı onun fakülteden atılması yönünde oy kullanır. İnandığı hareketin dışına atılan Ludvik’in tüm hayatı bir anda değişir.

İntikam için gittiği doğduğu yer olan Moravya’da kendini oraya getiren geçmişini hatırlar, pek çok şeyi sorgular. İnandığı değerleri, arkadaşlarını, dünü, bugünü. Romandaki karakterlerin bazı bölümlerde anlatıcı konumunda olması okuyucuya farklı bakış açılarından olaylara bakmayı sağlamış, kişilerin iç dünyalarının anlatımı, olaylar gerçekçi, sade, akıcı bir dille anlatılmıştır. Olayların iç içe geçtiği durumlarda bazen tekrar okuduğum bölümler oldu.

Milan Kundera kendi yaşamından izleri romanlarına yansıtmıştır. Nitekim ilk romanı Şaka’da 1948’de Komünist Parti’den çıkarılma sürecine yer vermiştir. Bu arada romanın kahramanın adının babasının adı olduğunu, müzikle ilgilendiğini ve ilk müzik derslerini babasından aldığını öğrendim. Müzik Kundera’nın ilk okuduğum kitabı Var Olmanın Dayanılmaz Hafifliği ve bu kitabında da önemli bir yer tutuyor. Bunlar gibi hayatından birçok unsura romanında yer vermesi o dönem Çekoslovakya’sının siyasi ve toplumsal yapısını anlamamıza yardımcı olmaktadır.

İlk okuduğum kitabından daha çok beğendim. İyi okumalar…
352 syf.
·4 günde·6/10
'İyimserlik, insanoğlunun afyonudur! Sağlıklı ruh, hıyarlıktan başka bir şey değil. Yaşasın Trokçi!' işte bu sözler Ludvik'in hayatını değiştirdi. Marketa'ya yazmıştı şaka olsun diye, ama parti bunu yakalamıştı. Zamanek onu okuldan attırmıştı ve intikam hırsıyla doluydu. Bu yüzden geldiği doğduğu şehre Jaraslav'ını kaybederek büyük bir hayal kırıklığına uğradı.

*İnsanları yalnızlığa mahkûm eden, düşmanları değil dostlarıdır.
212 syf.
·9/10
Roman, yazarın Berlin’de geçirdiği 4 yıllık bir döneme ait izlenimlerinden meydana geliyor. Genel olarak bir olay örgüsünden bahsetmek mümkün değil ancak Almanya'daki değişimi ortaya koyma açısından önemli bir kitap. Yazarın dili edebî anlamda oldukça başarılı, değişimi ifade ediş tarzı (kişiler ve aileleri anlatırken dolaylı olarak) da aynı şekilde oldukça başarılı.
352 syf.
·8/10
Yazarın ilk romanı, genelde ilk romanlarda olduğu gibi birçok konudan bahsediliyor. Bir şakanın neler getirebileceği ana konusu üzerinde yazılmış bir roman. Ancak birçok konuya da değinilmiş. Çok akıcı olmasa da verdiği mesajlarla oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum.
352 syf.
·30 günde·1/10
Romanın bazı bölümlerinin güzel olmasının kitabın geneline yayılmayışı beni okuduğum diğer Kundera romanlarına göre çok üzdü. Sadece melankoli satmaya çalışan basit bir yazar sandım okurken -ki sanırım ilk romanı olmasından sadece- ve çok sıkıldım. 300 sayfalık kitabı gerçekten o kadar uzun sürede okudum ki bu kitabı seven insanların belirli bir derinliğe sahip çukura terk edilmesi gerektiğini düşündüm.

Melankolinin tek başına bir duygu olmayışını tekrar keşfettim. Eğer bu olmasa pembe kapaklı aşk romanları okumaya bile başlayabilirdim. Eğer Milan Kundera 'dan (veya edebiyattan?) zevk almak istiyorsanız sakın okumayın.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 92 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 99 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.