Zeki Tez

Zeki Tez

YazarÇevirmen
8.6/10
58 Kişi
·
129
Okunma
·
27
Beğeni
·
1.629
Gösterim
Adı:
Zeki Tez
Tam adı:
Prof. Dr. Zeki Tez
Unvan:
Türk Akademisyen ve Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1948
1948’de Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimimi Ankara’da tamamladı. Ankara Kurtuluş Lisesi’nden 1966’da; Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden 1971 yılında “Kimya Yüksek Mühendisi” olarak mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizikokimya Kürsüsü’ne asistan olarak girdi. Yüksek Lisans çalışmasını 1974’te, Doktora çalışmasını ise 1977’de tamamladı.

Mayıs 1978-Temmuz 1979 tarihleri arasında “14. Uluslararası Seminer (DAAD)” çerçevesinde Almanya’da Karlsruhe Teknik Üniversitesi’nin “Chemische Verfahrenstechnik” Enstitüsü’nde araştırma yaptı.

“Karbon Monoksitin Kobalt Oksit Katalizörü Üzerindeki Kemisorpsiyonu ve Oksidasyonu” konulu Doçentlik çalışmasını, Kasım 1982’de tamamladı. Aynı tarihte “Doçent” olarak Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’ne naklen atandı.

1 Temmuz 1988-30 Eylül 1988 tarihleri arasında Alman Hükümeti’nden sağlanan 3 aylık DAAD-bursu ile Karlsruhe Teknik Üniversitesi’nde “misafir araştırmacı” olarak araştırma yaptı. 1 Temmuz l997-30 Eylül 1997 tarihleri arasında yine 3 aylık DAAD-bursu ile, bu kez Münih Üniversitesi’nde bilim tarihi konusunda çalışmalar yaptı. Yine 2001 yılında Temmuz-Ağustos aylarında Alman Hükümeti’nden burs kazanarak Almanya’nın Münih şehrindeki Alman Müzesi’nde (Deutsches Museum) bilim tarihi konularındaki araştırmalarına devam etti.

1989’da Profesörlük kadrosuna atandı. Eylül 2002’de Marmara Üniversitesi’ne naklen atandı ve halen Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta. Tez, evli ve iki çocuk babası.
Roma İmparatoru Neron'un karısı cildini beyazlatmada kurşun beyazı ve tebeşir; gözkapağı ve kirpik için sürme; yanak ve dudak için kırmızı boya; sivilceleri gidermek için un ve tereyağı; dişleri beyazlatmak için de süngertaşı kullanıyordu.
Ağ şeklinde bir torba içine konan arpa ve buğday
taneleri, gebeliğinden kuşkulanılan kadının idrarıyla ıslatılır. Tanelerin normal süreden önce filizlenmesi, gebeliğin varlığını;
Buğdayın önce filizlenmesi doğacak çocuğun erkek ve Arpanın önce filizlenmesi ise doğacak çocuğun kız olacağını gösterirdi.
El-Râzî'nin, yeni bir hastane için uygun bir yer ararken, kentin çeşitli yerlerine et parçaları asarak, hastane yapımına en uygun yeri, en geç bozulan etin bulunduğu yer olarak belirlediği söylenir.
Zeki Tez
Kitab fî Sıfât el-Bîmaristân
Karantinaya alınacak kimsenin, üzerinde bulunan elbiseyi çıkarıp, suya girerek her tarafını iyice ovalaması ve sudan çıktıktan sonra daha önce
giymekte olduğu giysilere dokunmayarak temiz giysiler giymesi gerekmekteydi. Osmanlı‘da bu işleme, İtalyanca ‘spoglio‘ (‘soyunmuş olmak’) sözcüğünden gelme terimle ‘ispolyo’ denmekteydi.
Hippokrates, "Hastalık, benzerlerle meydana gelir; verilen benzeriyle de hasta, sağlığına kavuşur" diye
düşünmekteydi. Bu olgu, Türkçe’de ‘çivi çiviyi söker’ ya da 'ateşe ateşle karşılık verme' deyişlerine bağlanabilirdi.
Bir kimya laboratuvarının nasıl donatılması gerektiğini ilk kez betimleyen kişi olan Ebubekir el-Râzî,
karıncaları damıtarak karınca asiti elde ettiği bilinmektedir.
Yüzlerce yıldan beri Yörükler, beyaz peynir küfünü, iyileşmeyen yaraların tedavisinde kullanırlarken, hekimler ve aydınlar, küflü peynirden tiksinti duyarlardı. Bu küfler, daha sonra Alexander Fleming tarafından penisilinin bulunmasına yol açmıştır.
304 syf.
Direk söylüyorum harika ,enfes, mükemmel ötesi bir eser herşeyiyle !!!

221 tane kaynaktan yararlanılmış, kullanılan Türkçe tıbbi terimlerin parantez içerisinde latincesi, farsçası verilmiş.Eski hekimlerin uygulamalarının ve kullandıkları materyallerinin resimleri verilmiş.İsa'dan öncesinden bu zamana kadar tıbba dair ne varsa eksiksiz ince ince işlenerek emek verilerek yazılmış bir eser.Teşekkürler Prof.Dr.Zeki TEZ

Uzun uzun içeriğini anlatmayacağım eserin.Bu eseri okumak için Tıp ile ilgilenmeniz gerekmiyor gayet akıcı ve öğretici bir eser.
Kitapta neler var derseniz ? İçindekiler olmadığından aldım elime kalemi not ettim buraya yazmak için ;
▪Tıpta Din Uluları
▪İlkel Tıp ve Hekimlik Simgesi Yılan
▪Mezopotamya ve Mısır Tıbbı
▪Eski Hint Tıbbı
▪Eski Çin Tıbbı ve Temelleri
▪Eski Yunan'da Tıp
▪Roma Çağında Tıp
▪İslâm Tıbbında Yunan Mirası
▪İslâm Tıbbında Tedavi Yöntemleri ve Hekimler
▪İbn Butlan ve Takvim El-Sıhha adlı eseri
▪Selçuklular'da Tıp
▪Osmanlı Türkleri'nde Tıp ve Tıp Eğitimi
▪Ortaçağ ve Yeniçağ Avrupası'nda Tıp ve Tıp Okulları
▪Ortaçağ'ın Berber-Cerrahları
▪Yeniçağ Başlarında Avrupa Tıbbı
▪Paracelsus ve kemiatri
▪Rönesans Sonrası Dönemde Tıp
▪Kulak Anatomisi ve Fizyolojisinin Tarihi üzerine
▪Ortopedi ve Ambroise Paré
▪Santorius'un Kantarlı Sandalyesi
▪Kan dolaşımı, kan alma ve kan nakli üzerine
▪Üroskopi üzerine
▪Gebelik,Doğum ve Sezaryen Üzerine
▪Sünnet ve İğdiş Etme üzerine
▪Ağrının ve Anestezinin Tarihi
▪Kurşun Zehirlenmesi
▪Civa Zehirlenmesi
▪Arsenik Zehirlenmesi
▪Mikrobiyoloji ve İmmünoloji Tarihi Üzerine
▪Plastik-Rekonstrüktif Plastik
▪Kozmetik Cerrahi Üzerine
▪Alternatif Tıbbın Tedavi Yöntemleri ve Homeopati
▪Halk Hekimliği ,Şifa Vericiler ve Folklorik Tıp
▪Hipokrat Andı ve Hekimlik Üzerine
▪Hemşirelik Üzerine
▪Diş Hekimliğinin Kısa Tarihi
▪Veteriner Hekimlik Üzerine
▪Deontoloji,Tıp Ahlakı ve Aydınlatılmış Onam Üzerine
▪Hastaneler ve sağlık kuruluşlarının tarihi üzerine
▪İslâm 'da Hastaneler
▪Karantina ve Tebhirhaneler üzerine
368 syf.
·136 günde·Beğendi·10/10 puan
Kitap öncelikle 'Tarihte yiyecek - içecek kültürü üzerine' başlığıyla genel bilgi veriyor. Daha sonra kahve, kakao, çay, şeker, tütün ile devam edip aşağı yukarı bahsetmeden geçmediği bir şey kalmayacak şekilde herşeye değiniyor.

Kitabın okuması benim için biraz uzun sürdü. O kadar çeşitli bitki, araç-gereç anlatılıyor ki, bunları yazmak da gerçekten büyük emek harcanan bir durum. Öncelikle bunlar toplanılacak, sonra tasnif edilecek, yazım sürecine geçilecek ve en son olarak da bütünlük sağlaması için düzeltilip kitap haline getirilmesi. Yazar çeşitli kaynaklardan aldığı bilgileri buraya aktarmasının yanında kendi yorumlarını da sayfalar içine yerleştirmiş. O kadar çok kitap içinden o kadar alıntıyı toparlayıp bunları sıralayıp bir uyum içinde olmasını sağlamak da kolay da değil. Kitap sadece yazı değil resim ve gravürlerle de destekleniyor. Tanıtım yazısında belirtildiği gibi 'meraklısına özel' yüzlerce soru ve cevap içermektedir.

Kitap büyük basılmış, dizin ve kaynakçalar dahil 366 sayfadır. Sayfa aralıkları sık ve paragraf başı kullanılması haricinde başlık verilmemiş. Eğer bir de aralıklı olsaydı sayfa sayısı daha da artardı.

Hemen hemen tüm sebze, meyve, baharat ya da bitkilerin geçmişine yolculuk ediyoruz. Ansiklopedik bilgilerle yoğrulmuş bir vaziyette bitkilerin ve onlardan elde edilen ürünlerin tarihini öğrenme yanında, kullanıldıkları yere kadar çok çeşitli bilgileri okuyoruz.

Bir veya birden fazla bitkinin bir kitapta anlatılmasından farklı olarak hepsi diyebileceğimiz şekilde bir anlatım tercih edilmiş. Zaten yazar Zeki Tez'in diğer kitapları da aynı tarz da hazırlanmış.

Her şey dur durak bilmeden arka arkaya sıralanıyor. Durmak yok, sürekli birinden diğerine geçiliyor. Bazen ayrıntılı anlatım olurken bazen kısa geçişler yapılmış. Çoğu artık ansiklopediler de kalmış bilgilerin verildiği bu kitapta, ortaçağ yemek kitapları isimleri de yazılmış.

Meraklısı için geçmişten bugüne yiyecek, içecek ve keyif vericiler haricinde çeşitli araç gereçler hakkında da bilgiler veriliyor. Tavsiye ederim.

Bu kitabı 19 Ekim 2019 - 1 Mart 2020 tarihleri arasında okuyup inceleme yazısı ise 18 Mart 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir.
303 syf.
Eczacılık bir serüvendir. Eskiçağ uygurlıklarından günümüze kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Mısırlılar, Eski Romalılar, Sümerliler... Diyar diyar gezilip toplanan baharat kokularıyla şifa bulanlar... Bitkilerin dilini anlayıp tesirini yayanlar... Kimi zaman da hurafe inanışlar, mitolojik masallar...

Taşlar, sular, sabunlar... Gül ve tarçın kokularıyla uyanmalar... Biraz da afrodizyaklarla hayat ve neşe bulmalar...

Her şeyin fazlası zehirdir deniliyor. Tarihin kötü oyunları da sahneleniyor.

Kitapta hastalıklara deva olabilecek yöntemler ve formüller de sunuluyor. Tarih süzgecinden geçirerek salgın hastalıklardan güzellik sırlarına kadar birçok bilgiyi içeriyor. Parfümlerin dünyası ruhu arındıracak nitelikte ve sanki kokuları üstümde.

Sağlıkçı olarak keyif alıp okuduğum bir kitapla buluştum. Yer yer hayrete kapıldım. Bu defa tarihin buram buram çiçek ve baharat kokulu sayfalarında yolculuk yaptım. Kimbilir belki çiçek kurutmak için de sayfalarının arası ideal olan bir kitaptır.
304 syf.
·Puan vermedi
Ilk kısımları çok ayrıntı dolu olsa da gayet bilgilendirici bir kitap. İnsan vücudu hakkında bilgilerimizin ne derece ilerlediğini okurken anlıyoruz.
304 syf.
·10/10 puan
Prof. Dr. Zeki Tez tarafından hazırlanan bu kitabı çok kalifiye çok kaliteli buldum.Kitapta tıp tarihi üstüne o kadar bilimsel bilgi var ki kitap notlarla doldu taştı.Tıp tarihini Antik Yunan'dan Hipokrat'tan alıp Asklepios'tan tut Sabuncuoğlu Şerefettin'e Ibni Sinaya ve tekmil adını hiç mi hiç duymadığım yüzlerce tabibe,büyücülere,kamlara yer veren dolu dolu bir kitap olmuş.Bu kitabı okumak için tıbba ilgi duymaya gerek yok pek çok genel kültür bilgisi içeriyor.Mesela Avrupa'nın karanlık zamnlardan geçtiği sırada hastaların içine şeytan girdi diyip öldürüldükleri sırada Anadolu'da akıl hastalarının musikiyle tedavi edildiğini biliyor muydunuz?Kitabı yine de okumayacak olanlar için Islam ve Anadolu tıbbında en önemli iki tedavi yöntemini söyleyeyim:hacamat ve dağlama:)
312 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10 puan
Matematica "öğrenilmesi gereken her şey"
Kitabı daha önce niye keşfedememişim pişmanlığındayım. Bir matematikçi sadece formüllere odaklanmamalı gelişim sürecini tarihini de bilmeli ne kazanırım bilmem ama keşkelerimde ne kaybettiğimim farkındayım.
512 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Elime şans eseri geçen ve bölümümü ilgilendiren bir kitap olduğu için okuma isteği uyanmıştı ben de ancak bu kadar kalın ve ne yazık ki insana bir şey katmayan kitabı okurken sıkıntıdan patladım diyebilirim.Kitapta sürekli simya tarihi ile ilgili başkalarının hangi kitapları yazdığından söz eden yazarımız ne yazık ki lafı çok dolandırmış ve faydalı bilgiyi bir türlü verememiş.Lisede kimya dersine başlamadan önce anlatılan simya konularından çok bir farkı olmayan şeyleri 500 sayfada anlatmaya çalışarak hem kendini hem okuyucuyu yormuş.
Ne yazık ki okumanızı tavsiye edemiyorum, iyi günler.
304 syf.
·9/10 puan
Geçmiş dönemde diş nasıl tedavi edilir? Açık renk çiçekler insan vücudunda neye, koyu renk çiçekler neye sebep olur. Envayi çeşit tedavi yöntemleri. Çok ilginç. Çok şaşırtıcı ve muhteşem. Kesinlikle okumanız gerek. Basit bir dille yazılmış... O yüzden herkes okuyup anlayabilir. Okunmalı..
A.Yasiiiin Altun
A.Yasiiiin Altun Doğa Karşısında Pratik ve Teknik Uğraşı'ı inceledi.
178 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bu kitap, bilim tarihini bize baştan aşağı sunan bir kitap daha doğrusu, bilim tarihinin özetinin özetinin özeti denilebilecek bir kitap. Son dönem kesik kesik aradaki bağlantılar kopuk kopuk ve kaynakça çok yetersiz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Zeki Tez
Tam adı:
Prof. Dr. Zeki Tez
Unvan:
Türk Akademisyen ve Yazar
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1948
1948’de Ankara’da doğdu. İlk ve orta öğrenimimi Ankara’da tamamladı. Ankara Kurtuluş Lisesi’nden 1966’da; Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden 1971 yılında “Kimya Yüksek Mühendisi” olarak mezun oldu. Aynı yıl Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizikokimya Kürsüsü’ne asistan olarak girdi. Yüksek Lisans çalışmasını 1974’te, Doktora çalışmasını ise 1977’de tamamladı.

Mayıs 1978-Temmuz 1979 tarihleri arasında “14. Uluslararası Seminer (DAAD)” çerçevesinde Almanya’da Karlsruhe Teknik Üniversitesi’nin “Chemische Verfahrenstechnik” Enstitüsü’nde araştırma yaptı.

“Karbon Monoksitin Kobalt Oksit Katalizörü Üzerindeki Kemisorpsiyonu ve Oksidasyonu” konulu Doçentlik çalışmasını, Kasım 1982’de tamamladı. Aynı tarihte “Doçent” olarak Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’ne naklen atandı.

1 Temmuz 1988-30 Eylül 1988 tarihleri arasında Alman Hükümeti’nden sağlanan 3 aylık DAAD-bursu ile Karlsruhe Teknik Üniversitesi’nde “misafir araştırmacı” olarak araştırma yaptı. 1 Temmuz l997-30 Eylül 1997 tarihleri arasında yine 3 aylık DAAD-bursu ile, bu kez Münih Üniversitesi’nde bilim tarihi konusunda çalışmalar yaptı. Yine 2001 yılında Temmuz-Ağustos aylarında Alman Hükümeti’nden burs kazanarak Almanya’nın Münih şehrindeki Alman Müzesi’nde (Deutsches Museum) bilim tarihi konularındaki araştırmalarına devam etti.

1989’da Profesörlük kadrosuna atandı. Eylül 2002’de Marmara Üniversitesi’ne naklen atandı ve halen Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi’nde görev yapmakta. Tez, evli ve iki çocuk babası.

Yazar istatistikleri

  • 27 okur beğendi.
  • 129 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 413 okur okuyacak.