Zeynep Ergun

Erkeğin Yittiği Yerde yazarı
Yazar
10.0/10
2 Kişi
11
Okunma
6
Beğeni
2.324
Görüntülenme

Hakkında

Zeynep Ergun Sosyal Bilimler Enstitüsü, İngiliz Dili ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Bölümü'nde öğretim üyesidir. İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde 1988 yılında doktorasını aldı. 1978 yılında Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde lisans aldı. 1988 ve 1995 yılları arasında, yardımcı doçent olarak aynı kurumda çalıştı. 1997 yılında departmanı ve 2001 yılında tam profesör başkanı oldu.
Tam adı:
Prof. Dr. Zeynep Ergun
Ünvan:
Akademisyen, Yazar

Okurlar

6 okur beğendi.
11 okur okudu.
1 okur okuyor.
34 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Özellikle kadına yöneltilen vahşet erkekliğin nasıl bir çıkmazda olduğunu, şiddete dönüşen bir korkunun sefilliğin avucunda kıvrandığını kanıtlıyor. Neredeyse her gün yeni bir “töre” cinayeti işleniyor ülkemizde; kadının konumu, ezilişi ve sömürülüşü apaçık ortada. “Töre”nin temelindeki feodal erkek dizgesi kentsoylu toplumun ataerkil yapısıyla birleşmiş; bu yapının kadına karşı takındığı kıyıcı ve baskıcı şiddet aynı zamanda bir erkek histerisinin, korkusunun, psikozunun belirtisi. Kadının cinselliği, doğurganlığı, yaşama farklı bakışı erkeklerimizi “hasta” ediyor, bu sayrılık da geri tepip kadınları yok etmeye çalışıyor. Simone de Beauvoir’ın “kadın doğulmaz, olunur”, Julia Kristeva’nın “cins olmayan cins” düşünceleri erkekler için de geçerli aslında. Ama erkekler bu durumdan giderek patoloji haline gelen bir biçimde etkileniyor. Kurmacanın yeni duruma tepkisi çalışmamın temellerinden biri.
Sayfa 12 - Ağustos 2020 - Notos Kitap
Edebiyat
Erkek metinleri genelde kadının sesini açıktan duyurmaz. Benimki bir kadın metni: Erkekleri susturmadım. Arada bir kimi kadınlara, Mary Shelley’ye, Virginia Woolf’a, Adrienne Rich’e, Gonca Özmen’e göz kırpmakla yetindim. Korkularıyla, angst’ıyla Sigmund Freud bu çözümlemenin arka planında ürkütücü bir baba olarak sürekli varlığını dayatmaya çalıştı. Haşin babaların kısık seslerini yadsımıyorum ama artık babalardan korkacak süreci aştığımızı umuyorum; en azından kendim o korkuyu geride bıraktım. Zaten babalar da tüm erkekler gibi hiç durmadan yitiriliyorlar, hüzün ve korkularının yükü altında çökmüş, kendi kendilerine yitiyorlar. Erkeğin yittiği yerdeyiz.
Sayfa 33 - Ağustos 2020 - Notos Kitap
Edebiyat
Reklam
Reklam