Başımı kaldırıp benimle hiç ilgisi olmayan bir sahneye bakar gibi bakıyorum olup bitene. Odam toplanıyor, otuz sekiz yıllık yığın ayıklanıyor. Bağ bozumu. Ekim de değil ki!
İran sinemasını, müziğini, dilini oldum olası sevmişimdir. Edebiyatına elbette Ömer Hayyam ve Mevlana'nın Mesnevisi sebebiyle az biraz aşinayım. Modern edebiyat hususunda ise şans verdiğim bir kitap oldu benim için. Bitirince aslında kitabın bana şans vermiş olduğunu fark ettim. Biraz da mahcup oldum aslında. Çünkü okur olarak gücün bizlerde olduğuna dair bir yanılgımız var. Kitapları edilgen birer nesne gibi düşünürüz. Halbuki öyle değil. Özellikle bazı yazarların bazı kitapların bizi seçtiğini gördüm.
Bu roman çok sevdiğim İran sineması tadında bir romandı. İran filmlerinin çekiciliği bu kitapta da hakimdi. Dili üslubu yormadan meramını anlatan bir havada ilerliyor. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim.