Kalbim hiç kimseye çarpmadı diyemem.
Çarpmak, kanadı yolunmuş kuşlar gibi her şeye rağmen çırpınmak istediği oldu. Biri beni sevsin, sarsın, öyle sıkı sarsın ki hem de, kırılan parçaları kırıldıkları yerden kaynatsın diye heveslendiği de. Fakat bu muradı ve muradın boynu bükük kalacağını hissedince, tutup kuşun boynunu ellerimle kopardım.
Bense insanların incinmekten korkmadan birbirlerine kucak açıvermesini anlayamıyor, düşmekten çekinmedikleri uçurumlara sürüklenir gibi birbirleri ne doğru koşmalarına akıl sır erdiremiyordum
Ama denemedim denemez. Elbet denedim. Ne var ki yol yordam bilmediğimden, hep yanılgıyla sonuçlandı tecrübelerim. Bir kere, başkalarına, hatta kendime bile nasıl muamele etmem gerektiğinden emin değildim. Doğru neydi, normal neydi, iyi neydi, bunlardan emin değildim. Yine de denemedim değil. Denedim.
Yaşamak, düşmekle kalkmak arasında geçirdiğiniz korkulu, ümitli, telaşlı zamanın adı. Düşüp düşüp kalkma sanatı. Ben maalesef pek başarılı olamadım. Çünkü kalkabilmek için, düşerken aldığınız yaraları iyileştirmeyi bilmeniz gerekiyor.