Belki de şahsiyet dediğimiz şey bu, yani hafızanın ambarındaki maskelerin zenginliği ve tesadüfü, onların birbirleriyle yaptığı terkiplerin bizi benimsemesidir.
Öldü, hepsi bu, neden öldüğünün önemi yok, bir insanın neden öldüğünü sormak saçmadır, neden öldüğü zamanla unutulur, yalnızca bir tek sözcük kalır geriye, öldü.
Doktorun karısı, belli etmeden, saatini ayarlayıp kurdu, saat akşamın dördüydü, aslında saatin bunu dert ettiği yoktur, birden on ikiye kadar gider, gerisi insanların kuruntusudur.