Egemenlik ve saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye, bilim gereğidir diye, görüşülerek, tartışılarak verilmez. Osmanoğulları zorla Türk ulusunun egemenliğine ve saltanatına el koymuşlardır. Bu tasallutlarını altı yüzyıldır sürdürmüşlerdir.
Bir şehrin heyecan uyandırması için kendi içinde güçlü tezatlar barındırması gerekir. Sadece modern olan bir şehir bir süre sonra rahatsız etmeye başlar. Proleter bir şehir insanı bunaltır, lüks bir şehir çok geçmeden sıkıcı hale gelir. Bir şehir ne kadar çok katmana sahipse, tezatlar skalası ne kadar renkliyse o kadar çekici bir etki yaratır ki Rio öyledir.
Brezilyalılar kanlı din savaşlarına girmedi, Engizisyon'un odun yığınları burada asla alevlenmedi, kölelere sadece bu ülkede nispeten daha insanca muamele edildi.
En gelişmiş düzenin bile ulusların güçlerini insanlığa hizmet için kullanmak yerine, canavarlığın hizmetine koşmasını engelleyemediğini, Avrupa medeniyetinin çeyrek asır içinde kendine ikinci kez ihanet ettiğini gördük. Bu sebeple, bir halkın endüstriyel, ekonomik ve askeri gücüne göre sıralanan bir hiyerarşiyi artık kabul etmiyor, ideal ülke ölçütünün barışçı zihniyet ve insani tavır olduğunu düşünüyoruz.