fuzulilugat

fuzulilugat
@yazelizm
Burası benim günlüğüm.
Maya bozuk olunca ne hamur tutarmış ne de süt. Maya ekşi olunca hamur ekşi olurmuş süt kesik. Maya maya olmayınca emek boşa gidermiş heves kaldırmış kursakta. Mayası bozuk olunca, insanoğlu Kerbela da doğarmış. Maya ekşi olunca insanoğlu çiğ süt emermiş. Maya namertlik olunca insanoğlu yediği kaba pislermiş. Herkes Allah yolunda, sorsan herkes tanrı dağında. Sorulsa herkes bana can ciğer herkes kuzu sarma. Sizi doğuran ana ana olmayınca eşiğini geçtiğiniz evi harabe bilirsiniz. Kendinizi adalet terazisi ile tartmadıkça dev aynasında aslan gözükürsünüz. İnsanoğlunun mayası ancak iyilikle yoğrulursa, Cennet bahçeleri dünyada yeşerir. Siz bu kötülükle katran içinde yürürsünüz. Sanmayın ben bugün düştüm yarın kalkamam. Allah büyük ya, sanki siz ölümsüz müsünüz?
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Seni seviyorumlar" yamalamışım dilime. Seni de seviyorum, onu da, şunu da. Sen bilmiyorsun ki, sana "seni seviyorum" derken aslında ben kimi seviyorum. Senin o boncuk gözlerinde ben kimin iki çift gözüne dalıp gidiyorum? İnan ki senden özür dilemek isterdim; benden özür dilenseydi. Sende gelip durmasaydın karşımda, babacanlar gibi. Ben namertten namertlik öğrendim. Hem kendimi hem seni harap ederim. Sen iyisi mi, sevme beni. Sana başka isimle seslenirim, üzülürsün. Elinde buketle gelirsin yanıma, ben daldan koparılıp verilen yaprağa meftun olurum. Ben bunca kötülüğü şeytandan, üryan gelenden öğrendim. İyisi mi, bakma bana. Gözlerin gözlerime, gözlerini hatırlatıyor. Benim kaybedecek bir şeyim yok ama yazık, sen kahrolursun. Sana aşığım derim ama ben usta bir yalancıyım, bilemezsin. Senden sakındığım her şeyi yoluna sereceğim biri var. Mahvolursun.
Varsa bir sevdiği bilseydim, olmayacak duaya âmin demeseydim. Gençtim, bilmezdim. El mahkûm, aynı duaya âmin, âmin, âmin dedim. Rabbim, mahcubiyetimizi çok görme, bilmeden çıktık karşına. Bu kulunu bilseydik böyle; el açar mıydık huzuruna? Rabbim, sana ellerim yine açık, af istiyorum utana sıkıla. Kara oğlanı bana yâr etmedin, hayırlısını yaz bahtsız alnıma.
Bunca imkansızlığın içinde, bir bakışlık gözlerindir benim hasretim. Ben ki, bir köy yolunun üstüne düşen zoraki bir kar tanesiyim. İstemem garibin işini zorlaştırmayı, ama kaderimdenki mevcudiyetimdir bu benim. Alma ahımı, mazlum ahıdır, büker belini nefesim. İster inan ister inanma ama karşıki dağları yıkar eritir, gamlı gözbebeklerim. Ad günüm şad olalı böyle zulüm görmedim. Eğse boynumu yiğit, bükerdi böyle yiğide küsülür mü? Varsın olmasın elimde sarmalı bir kanser tütünü. Tütün benim yüreğimde. Yanar durur nefes aldığım her bir gece. Camı camıma denk düşerdi, gözlerim yol çekerdi. Varsa bir sevdiği bilseydim, olmayacak duaya âmin demeseydim. Gençtim, bilmezdim. El mahkûm, aynı duaya âmin, âmin, âmin dedim. Rabbim, mahcubiyetimizi çok görme, bilmeden çıktık karşına. Bu kulunu bilseydik böyle; el açar mıydık huzuruna? Rabbim, sana ellerim yine açık, af istiyorum utana sıkıla. Kara oğlanı bana yâr etmedin, hayırlısını yaz bahtsız alnıma.
"...Seninle burcumuz tutsaydı keşke, Aslanlar bir başka yay bir başka. Yarını olmayan hayırsız aşka, Ayrılık nikahı kıyalım gitsin. İçimde bir his var benden pes diyor, Olmadık duadan umut kes diyorum. Mademki bahtımız böyle istiyor, Kaderin hükmüne uyalım gitsin. Tiryaki gönlümden olmasın kuşkun, Tek sana müptelâ, tek sana düşkün. Ardından bir ağıt yakalım aşkın, Adını elveda koyalım gitsin."