Yasemin Özgömeç

Yasemin Özgömeç
@yazeus
Ne Mutlu Türküm Diyene. Mustafa Kemal Atatürk Fenerbahçe
English Teacher
Kbü - English Language and Literature
67 okur puanı
Ocak 2023 tarihinde katıldı
Demek her şeyin sonu böyle olacaktı; halıların, mobilyaların, kiraladıkları küçük evin, buluşup birlikte dışarıda gezmelerin, nefes kesen güzellikteki yıldızlı gecelerin, kendini teslim etmenin hazzının, sevmenin, sevilmenin, her şeyin. Oyunun bir türlü kavrayamadığı acı gerçekleri serseme döndürmüştü kızı: Erkeklerin ruhuna attığı pençe, alaycılığı ve güvenilmezliği, barındırdığı risk ve tehlikeler; erkeklerin kanını şevkle kaynatması, kızları acınası bir konuma indirerek erkeklerin en önemli amacı ve konusu olmaktan çıkarıp oyuncağı ve gönül eğlencesi haline getirmesi; kadınlardan anneliklerini ve bakımlarını isteyen erkeklerin onlara huysuzluklarını ve dakikalarını verirken Oyuna günlerinin ve gecelerinin gayretini, ellerinin ve kafalarının vergisini, en büyük sabrı gerektiren zorlu çalışmalarını ve en coşkun çabalarını, var oluşlarının tüm gerilim ve yüklenme kapasitesini adamaları; Oyuna, kalplerinin bu arzusuna…
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Yasemin Özgömeç

, bir kitap okudu
Puan vermedi·75 syf.·
2024 50. kitabı
Jack London
8.2/10 · 3.684 okunma
Çünkü biz insanlar böyleyizdir. Önemli konularda nazik, düşünceli hatta merhametli, planlarımızı yaparken cesur ve atılganızdır, ancak başkası söz konusuysa, o kişinin yardımımıza muhtaç olduğunu bilsek bile aramızdaki o ince çizgiyi aşmaya karar vermekte güçlük çekeriz, cesaretimiz kırılır, âciz kalırız. Ancak herkes de bilir ki, yardım çağrısında bulunmayan bir insana yardım etmekten daha zor bir şey yoktur, çünkü yardım dilenmiyorsa mutlaka son bir şey daha vardır: Israr edip incitmememiz gereken gururudur bu.
Çıplakken, üşürken, uyurken, yorgunken, acı çekerken, kısacası fani yaşamın tüm ortak biçimlerinde insanlar arasındaki adil ya da adaletsiz, saygıdeğer ya da suçlu gibi yapay sınıflandırmalar ortadan kalkar; geride senin, benim gibi acıkan, susayan, uykusu geldiğinde uyumak isteyen, yorulan zavallı hayvandan, fani yaratıktan başka bir şey kalmaz.
Tecrübeli ve gerçek bir sanatçıyı, bir acemi, bir amatör, bir deneyimsizden ayıran şudur: Sanatçı sahip olduğu birçok tecrübe sayesinde gerçek bir başarıyı elde etmeden önce başarısızlığın da kaçınılmaz olduğunu çok iyi bilir, son ve en önemli fırsatı yakalamak için beklemesi ve sabretmesi gerektiğinin farkındadır. Nasıl ki bir şair binlerce çekici, yaratıcı fikri umursamayıp (sadece amatör biri cüretkârca atılıp hemen kaleme sarılır) tüm gücünü son ilham için saklarsa, bu ufak tefek adamcık da, bu zanaatta henüz bir amatör olan benim gibi birinin başarılı sonuç vereceğini düşündüğü yüzlerce fırsatın yanından geçip gitmişti.