Mantık ve tutku denizci ruhunuzun dümeni ve yelkenidir.
Yelkeniniz veya dümeniniz bozulursa eğer, sarılıp sürüklenebilir, açık denizin ortasında öylece kalabilirsiniz.
Çünkü mantık tek başına hükmettiğinde gücü esir eder; tutku ise esriktir, kendi felaketine yanan bir ateştir.
Kural koymaktan hoşlanıyorsunuz,
Fakat kuralları çiğnemekten daha da hoşlanıyorsunuz.
Tıpkı deniz kenarında büyük bir ihtiyatla kumdan kaleler yapıp sonra onları güle oynaya yıkan çocuklar gibisiniz.
Aşk sizi çağırırsa eğer, peşini bırakmayın,
sarp ve çetin olsa da patikaları.
Kanatları sizi sardığında teslim edin oracıkta kendinizi, Canınızı yaksa da tüylerinde saklı kılıçları.
Ve sizinle konuşursa şayet, inanın ona, sesi bahçeyi yerle bir eden kuzey rüzgarı gibi rüyalarınızı parçalasa da.
Çünkü tahta çıkardığı gibi çarmıha germesini de bilir aşk.
Sokakların dört bir yanına saçılmıştır ruhum, arzumun çocukları çırılçıplak dolaşır tepelerde, ayrılamam onlardan sıkıntı ve ıstırap duymadan.
Giysi değil buğün üstümden attığım, kendi ellerimle parçaladığım bir kabuk.
Bir düşünce değil ardımda bıraktığım, açlık ve susuzlukla tatlandırılmış bir kalp.