Tanrıça serisinin üçüncü kitabı , Işık Tanrıçası.Serinin ikinci kitabını pas geçmiştim.Benim gibi yapmayın , üçüncü kitabın başında ikinin sonuna dair çok bilgi vardı.Sırasıyla gidin , ne olur ne olmaz.
Bu seferki tanrımız Apollo ve kadın karakterimiz Pamela Grey.Apollo , liri , kehanetleri , hekimliği ve , bu kitapta , yakışıklılığıyla ön planda.Pamela ise otuz yaşında bir iç mimar.Her ikisi de aşk acısı çekiyor.Apollo sevdiği kadını Hades'e kaptırmış.Kaptırmak tek taraflı bir kelime aslında , Hades ve Lina çok mutlular.Öte yandan Pamela , başarısız bir evlilik yapmış , kocasının tacizlerinden yeni kurtulmuş bir kadın.
Kitap Zeus'un Olimpos Tanrı ve Tanrıçalarını Las Vegas ' a göndermek istemesiyle başlıyor.Çocuklarının iyice şımardığını düşünen Zeus , onlara fani dünyayı göstermek ister ve Bacchus'un mekanı olan Las Vegas'a yollar.O aralar Pamela da iş işin Las Vegas'dadır.Pamela'nın içten bir dileği , bir dua ve aşk.Kazara bazı ritüellerin tamamlanmasıyla beraber Pamela'nın duası direkt Artemis'e gider : "Bana Tanrı gibi bir adam gönder."Ne kadar da ironik.Dua edilmiştir bir kere , yerine getirmek şarttır.Artemis de bu görev için kardeşi Apollo'yu uygun görür.
Apollo kendini sıradan bir erkek gibi göstererek Pamela'ya yakınlaşır.Başlarda amacı sadece duayı gerçekleştirmek ancak yavaş yavaş ona doğru sürüklendiğini fark eder.Yüzyıllardır yaşayan Apollo daha önce hiç aşık olmamıştır , aşka gerek duymamıştır.Bir ölümlü hayatını alt üst eder , aşık olur.
Konusu böyleydi.Fantastik sayılabilecek , mitoloji temalı bir romandı.
Dili akıcı , bir sonraki sayfayı merak ettiriyor.Bu arada kitapta bizlere modern ölümlü deniliyor.Apollo'nun "modern ölümlü" birine aşık olması da tuhaf olmuştu.
Kitabın ilk 70 - 80 sayfası iki karakter tanışmadan geçiyor.Tanışıyorlar yaklaşık 150