YUSUF BOYRAZ

YUSUF BOYRAZ
@ybedebiyatt
Cesaret ve azim ile dolu bir hayat süren Yusuf Boyraz, 1979 yılında İzmir’de doğdu.. ybyayinlari.com youtube.com/@ybedebiyat
isvicre
Şubat 2023 tarihinde katıldı

YUSUF BOYRAZ

, 2025 okuma hedefini ekledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
0/30 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
30 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
O YUSUF BOYRAZ.
O YUSUF BOYRAZ. O BİR YAZAR. O BİR ROMAN KAHRAMANI. O BİR ÇOCUK. O KALDIRIMLARIN BETONUNU KIRIP BOY VERMİŞ BİR KALEM. Son söyleyeceğimi en baştan söyleyeyim: Ben onu, ninesi kadar olmasa da çok sevdim. Ben Yusuf’u bir kere gördüm. Bir kez telefonda konuştuk. Görüştüğümüzde “BENİM ADIM YUSUF” kitabını imzalamıştı bana. Kitaplardan bir kitap diye düşünmüş ve okuma önceliği vermemiştim Yusuf Poyraz kardeşimin kitabına. Kitabı okumaya başlayınca anladım yanlış düşündüğümü. Elimden bırakmadan bitirdim Yusuf’un anı romanını. Her kitap okuru bilir: Konunun veya hikayenin ardından sürüklüyorsa yazar insanı, o kalem güçlüdür. Yani anlatı sanatının hakkı verilmiş demektir. Tıpkı Yusuf kardeşim gibi. 208 sayfalık kitabı nasıl bitirdiğimi anlayamadım. YUSUF BOYRAZ Daha sekiz yaşında yaşamın tüm yükünü yalnız başına yüklenmek dile kolay. Yusuf’la telefonda konuşurken anladım:Benim kiapta cevabını bulamadığım sorusunun yanıtını o da bulamamış daha. Yanıtsız bir NEDEN sorusu peşinden koşup durmuş bugüne kadar bizim Yusuf. Koşuşup durduğu, büzüşüp donduğu sokaklara hepizi davet etmiş: YAZMIŞ. Edebi bir eser yaratmış. Bir ANI/ROMAN’la çıkmış kendisini seven ve sevmeyenlerin karşısına.Hatta hepimizin karşısına…Tüm akıl ve vijdan sahiplerini duruşmasına çağırmış. ‘Neden sokağa atıldım’ duruşması bu. Ben mi, yoksa babam, annem ve dayım mı haklı diye yalın bir soru soruyor öncelikle. Hızlı, ama iyi okudum ben Yusuf’u. Yusuf, anlattığı o kahırlı yaşamı yaşamamalıydı.Evet, kitapta anlatılan sevgisiz bir baba, anne, dayı ve diğer akrabalar var. Üstelikte şiddet yanlısı kişilikler bunlar. Kendi çocuklarına karşı sevgisiz ve acımasızlar. Paylaşıldıkça çoğalan en önemli insani değerin, duygunun ve özelliğin SEVGİ olduğundan bi haberler. Her ne kadar yaşanmış olsa da, anlatılmış ve
BENİM ADIM YUSUF
Yusuf, düzenin tuzaklarıyla dolu sokaklarda, yok edici ve yıkıcı ölümün kıyısında koparılıp umut içeren ve güven veren bir yaşama kavuşturulan bir kimlik. Oturmamış bir kimlik ve kişilik. Yani halkımızın deyimiyle ham bir kişilik. Sıradan hayatlarda olan insanlara kimlik, güven ve yoldaşlık duygusu kazandıran devrimciliğin Yusuf’ta yarattığı dönüşüm, değişim, bağlılık ve inanç kitabın ana konusu olmuş. Varoş kültürünün insanlarda yarattığı zıtlıklar, parça parça ve lime lime olmuş bir süreçtir bize yansıtılan. Ancak burada devrimcilerin humanizmi sayesinde ayakta kalmayı, “dik durmayı” becerenlerimizden olmuş Yusuf. Belki bizim gecekondu ve varoş yaşamlarının sıradan ve bildik bir hikâyesi. Ancak en sıradan hayatlardan umuda yelken açan kıvılcımlara yol döşenebileceği de bize öğretilmektedir. Benim Adım Yusuf romanı Ubuntu yayınlarında çıkan Yusuf Boyraz’ın samimi bir anlatımla işlediği bir hayat hikâyesidir. Yani daha çok Yusuf Boyraz’ın çocukluğunu kapsayan kısa bir biyografi romanıdır. İnsanı saran ve sona gitmesine neden olan akıcı bir dil (İmlâ redaksiyon bozukluklarını dışta tutarak) ajitatif bir anlatımı olan bir romandır. Belki birçok veya çokça biyografi ve benzer romanlar okumuşuzdur. Ancak bütün umutlarını yitirmiş, yaşama tamamen küsmüş, aile içi şiddeti, sevgisizliğin denizinde boğulmaya terkedilmiş bir çocuğun sevgi ve güvenle el uzatıldığında yoktan var edileceği bize anlatılan bir öyküyle yüz yüzeyiz. Yani bir varoş ve sokak çocuğunun gözüyle hayatın çıplak gerçeği ile karşı karşıya geliyoruz. En büyük dönüşüm ve devrimcilik Yusuf’un kendi ezilen, yoksul, horlanan şiddet içeren çocuk duygusu üzerinde yarattığıdır. Bir çocuk elbette kendisine öğretilen, yaptırılan, anlatılan ve verilendir. Yani yönlendirilen ve iş yaptırılandır. Bütün bunlara Yusuf
BENİM ADIM YUSUF
Yusuf, düzenin tuzaklarıyla dolu sokaklarda, yok edici ve yıkıcı ölümün kıyısında koparılıp umut içeren ve güven veren bir yaşama kavuşturulan bir kimlik. Oturmamış bir kimlik ve kişilik. Yani halkımızın deyimiyle ham bir kişilik. Sıradan hayatlarda olan insanlara kimlik, güven ve yoldaşlık duygusu kazandıran devrimciliğin Yusuf’ta yarattığı dönüşüm, değişim, bağlılık ve inanç kitabın ana konusu olmuş. Varoş kültürünün insanlarda yarattığı zıtlıklar, parça parça ve lime lime olmuş bir süreçtir bize yansıtılan. Ancak burada devrimcilerin humanizmi sayesinde ayakta kalmayı, “dik durmayı” becerenlerimizden olmuş Yusuf. Belki bizim gecekondu ve varoş yaşamlarının sıradan ve bildik bir hikâyesi. Ancak en sıradan hayatlardan umuda yelken açan kıvılcımlara yol döşenebileceği de bize öğretilmektedir. Benim Adım Yusuf romanı Ubuntu yayınlarında çıkan Yusuf Boyraz’ın samimi bir anlatımla işlediği bir hayat hikâyesidir. Yani daha çok Yusuf Boyraz’ın çocukluğunu kapsayan kısa bir biyografi romanıdır. İnsanı saran ve sona gitmesine neden olan akıcı bir dil (İmlâ redaksiyon bozukluklarını dışta tutarak) ajitatif bir anlatımı olan bir romandır. Belki birçok veya çokça biyografi ve benzer romanlar okumuşuzdur. Ancak bütün umutlarını yitirmiş, yaşama tamamen küsmüş, aile içi şiddeti, sevgisizliğin denizinde boğulmaya terkedilmiş bir çocuğun sevgi ve güvenle el uzatıldığında yoktan var edileceği bize anlatılan bir öyküyle yüz yüzeyiz. Yani bir varoş ve sokak çocuğunun gözüyle hayatın çıplak gerçeği ile karşı karşıya geliyoruz. En büyük dönüşüm ve devrimcilik Yusuf’un kendi ezilen, yoksul, horlanan şiddet içeren çocuk duygusu üzerinde yarattığıdır. Bir çocuk elbette kendisine öğretilen, yaptırılan, anlatılan ve verilendir. Yani yönlendirilen ve iş yaptırılandır. Bütün bunlara Yusuf
YA İÇİMİZDEKİ BİZ…
İnsan yaşamında gördüğümüz şey; çoğu zaman görünen kadar değildir, hatta hiçbir zaman görünen kadar değildir. Cam nasıl sırlandığında ayna oluyorsa, sadece camdan ibaret değilse insan da içindeki görünmeyenlerle bir bütün, sadece göründüğünden ibaret değil. Korkumuzla, cesaretimizle, acımızla, mutluluğumuzla ve daha pek çok özelliğimizle var olma mücadelesi içinde kendimizi var etme savaşı veriyoruz. İçimizdeki bizde; kimi zaman kayboluyor kimi zaman doruklara çıkıyoruz ama bunu sadece biz biliyorum. Elbette dışarıdan görünen yanımız sadece dışa yansıyanlar. Yaşam biçimimizin dışa yansıyan yanları toplumun bize bakışışını da yönlendiren durumdur. Ya içimizdeki biz… Yusuf Boyraz; sevgisiz aile ortamından hayatın içine bir misket gibi yuvarlanmış ve hiç istediği istikamete yönlenememiş, yaşamına yön verememiş. Hiçbir zaman da boyun eğmemiş ve zorluklar karşısı pes etmemiş. Belli ki ilerleyen zaman içinde de anı roman yazmaya karar vermiş. Okurken her bölümünde, yine ne olacak merakı içerisinde, bir çırpıda okuyorsunuz. Kitabın sonuna geldiğinizde yaşamın nereye savrulduğunu merak ediyorsunuz. Bunun da cevabı var. İkinci bir kitabının daha devamı olarak yayınlanacağı haberi bu sefer de ne zaman? Sorusunu sorduruyor… Dileriz en kısa zamanda ikinci kitabını da okuma olanağı buluruz. Yazarın yaşam hikayesinin bir bölümünü kitabının giriş kısmından aynen aktarıyorum. YUSUF Boyraz; Dünya üzerinde yaşamış ve yaşayacak olan milyonlarca Yusuf’tan sadece bir tanesi. Sürüden ayrılıp kurtlara kafa tutma cesaretini gösteren ve adını hak edenlerden biri. Cesaret ve azim ile dolu bir hayat süren Yusuf Boyraz, 1979 yılında İzmir’de doğdu. Anne ve babası Elbistanlı olup aile, maddi açıdan çok iyi bir hayata sahipken babanın, 1993 yılında trafik kazasında ölümü ve bunu takiben yaşanan