“Acının girdiği yerde mantığın işi ne?”
“Acı mantığı içeriye buyur etmezse, girdiği bedende koca bir karadelik şeklini alır ve kendi ruhu başta olmak üzere ona yaklaşan tüm ruhları içine çekip yutar.”
Kendimizi kimseye izah etmek zorunda değildik.
“Ne kadar çok konuşursan konuş. Ne kadar açıklarsan açıkla. Ne kadar bağırırsan bağır. Asıl izah sustuklarındır.”
İnsanlar merak ederdi. Her zaman. Her şeyi.
Haddi olmayan şeyleri.
Dik dik bakarlardı. Sokakta ağlayamazdın mesela, bakarlardı. Sokakta bağıramazdın da bakarlardı. Sokakta gülsen bile dönüp bakarlardı. Çünkü çok fazla insanlardı. Hep bakarlar, konuşurlar ve yargılarlardı.