"O mutlu çağı, o mutlu yüzyılları eskilerin altın diye adlandırmalarının sebebi bizim demir çağımızda öylesine değer verilen altına o zamanlar hiç yorulmadan kolayca ulaşılması değil, o dönemde yaşayanların senin ve benim sözcüklerini bilmiyor olmalarıydı..."
Neticede kendini okumaya o kadar kaptırmıştı ki gecesini gündüzünü okuyarak geçiriyordu. Böylece az uyuyup çok okumaktan beyni öyle bir kurudu ki aklını yitirdi. Kafasının içi tamamen kitaplarda okuduğu hayal ürünü şeylerle doldu: Büyüler, savaşlar, meydan okumalar, yaralar, aşklar, işkenceler, çılgınca şeyler ve bütün bunları gerçekmiş gibi benimsedi.