"Ayların gerginliği, bir ilkbahar yağmuru misali gözlerimden boşaldı.
Meğer ne sıkmışım kendimi...Ne korkularla cebelleşmişim de etrafıma gülücükler saçıp “Ben iyiyim," yalanını idame ettirmişim.Meğer ben ne eksikmişim de, eksikliğim baki kalacak ve bir daha hiç tam olamayacağım diye bütün insanlık mekanizmalanmı infilak ettirmişim..."
"Günün sonunda ben; yine el âlemin gözünde kedi, pısırık ya da bambaşka sıfatlarla anılacaksam da,
layık görüldüğüm en anlamlı rütbeler yine sadece karımdan ve çocuğumdan gelecekti..."
"Sevdasına kurban olduğum yâr, cemalini Kâbe’m yaptığım ay prensesim; Hevybanû...Aynı şehir içerisinde birkaç kilometre yanından uzaklaştığımda, yolumu izimi kaybetmeme sebep olan Hevybanû...Söylemekten hiç utanmadığım, olmadığında hiçbir kıymetimin kalmadığı insan Hevybanû..."