Öyle hassas insanlar vardır ki kendi tuttuğu yaşları başkasının gözünde görünce çıldırır. Ailelerde sevgiye rağmen hatta bazen sevgi büyüdükçe daha çok ayrılık yaşanması, birbirine fazlaca benzemekten kaynaklanır.
Belli bir yaşı geçtikten sonra, bir zamanki çocukluk ruhumuz ile soyundan geldiğimiz ölülerin ruhu sökün eder, tüm talihlerini ve talihsizliklerini üzerimize boca eder, yaşadığımız yeni duygulara karışmaya kalkarlar ve biz de o duygular içindeki eski imgelerini silerek onları özgün bir yaratı halinde yeniden biçimlendiririz.
Adaletin alegorik figürü Justitia bir kadındır. Anneler de kadındır ve annenin tüm çocuklarını eşit sevdiklerine, aralarında ayrım yapmadıklarına ve fark gözetmediklerine, adaletli davranmaya muktedir olduklarına dair bir düşünce mevcuttur. Keşke gerçek olsa denen bir rüyadır bu. Anne çocuklarına farklı davranır, çünkü anne çocuklarının yaklaşımlarına cevap verir, çocukların yaklaşımları da farklıdır.
Aramızda geçen en kötü şeyler, birimiz ya da ikimiz birden çaresizliğe kapıldığında ya da köşeye sıkıştığında yaşandı her zaman. Çaresizliğin olmadığı bir yerde buluşsaydık güvende hisseder miydik yoksa içine adımımızı atar atmaz o yer birdenbire çaresizlikle mi dolardı?