Edinemediğimiz arkadaşlara, yapamadığımız işlere, evlenemediğimiz insanlara, yapamadığımız çocuklara özlem duymak işten değil. Kendimizin başkalarının gözünden görmek ve olmamızı istedikleri binbir kişiye dönüşmüş olmayı dilemek için en ufak bir çaba gerekmiyor. Pişmanlık duymak ve sonsuz zamanımız oluncaya kadar duymaya devam etmek çok kolay.
Ama esas sorun yaşayamadığımız için pişmanlık duyduğumuz hayatlar değil. Sorun pişmanlığın kendisi.
Her yaşam milyonlarca seçim ihtiva eder. Kimi büyük, kimi küçük. Fakat bir kararın yerine başka bir karar geçtiğinde, bütün sonuçlar da değişir. Dönüşü olmayan bir sapma gerçekleşir ve bu da başka sapmalara yol açar.