Sen bu kalbi hiç sevmedin baba ama bu kalp seni çok yakından tanıyor.
Sen bu ruhu hiç görmedin anne ama bu ruhun çatlaklarından senin sanatının siyah boyası akıyor.
"Sen beni küçük bir kız çocuğu olarak görüyor olabilirsin ama artık her şeyi idrak edebilecek yaştayım ben! Hoş, sana sorsam yaşımın kaç olduğunu bile bilmezsin sen. Kaçıncı sınıfa gittiğimi, doğum günümü, tuttuğum takımı. Ama biliyor musun, benim de umrumda değil artık. Senden öğrendim bu umursamazlığı ben. Sen aşıladın bana! Belki de bana verdiğin en güzel şeydi bu şu ana dek. Canımı yaktı ama kendimi nasıl koruyacağımı öğretti bana. Sen ve senin gibiler çocuk yapmadan önce oturup düşünmeli! Sizin gibiler yüzünden bir nesil sevgiyi yalnızca okuduğu kitaplarda, izlediği filmlerde gördüğü kadar biliyor!"
Her şeyi içime park ederdim.
Acımı, umutsuzluklarımı, mutsuzluklarımı, doluluklarımı, boşluklarımı... Gözyaşlarımı.
Ben kendi cenazemi kendim kefenler, kendim kaldırır, kendim defnederdim.