Yoruldum... Sessizliğimde boğuluyorum. Ağlasam ağlayamıyorum. Gözlerim buğulandığıyla kalıyor. Sessiz bir yerde sevdiğim adamın omzuna yatıp sevdiğim şarkıyı dinleyip, gözümden süzülen yaşlarla bütün dertlerimi atmak istiyorum içimden. Yaşanılanları kaldıramıyorum. Güçlü gibi görünmekten yoruldum. Kaybettim gücümü. Yok olup gitmek, kaybolmak istiyorum o da olmuyor. Hayatımda olan en küçücük bir mutlulukla bile yetinmeyi öğretti bu hayat bana. Ama acılarla yaşamayı bir türlü öğrenemedim. Ben bu hayatta artık kazanamıyorum. Kaybettim olan bütün umutlarımı da hayallerimi de. Öyle bir mucize olsun ki artık mutlu olayım yaa. Çok mu şey istiyorum? Çok yoruldumm...
Çin'in ilk devrimcileri pirinç, darı ve domuzları evcilleştirirken, Kuzey Amerika'nın ilk bahçıvanları da toprağı kabak bulmak için eşelemekten bıkıp balkabağı yetiştirmeye çalışanlardı. Yeni Gineliler şeker kamışını ve muzu evcilleştirdiler. Batı Afrikalılar da Afrika darısı, Afrika pirinci, süpürgedarısı ve buğdayı kendi ihtiyaçları için ürettiler.