Görmezden gelmek bir şeyin önemini ya da varlığını inkâr etmektir, pekâlâ gözardı etmek anlamına da gelebilir. Bihaber olmaksa, o şeyin evrendeki gerçek yahut olası mevcudiyeti ya da anlamına ilişkin farkındalık eksikliğine işaret eder.
Cehalet iki türlü ele alınabilir. Terim’in ilk anlamı bilgi eksikliği ya da bilme arzusunun yokluğuna ilişkindir, ikincisiyse ilişkileri temel alır _belirli bir davranışı ya da kişiyi görmezden gelmeyin ya da yok saymayı seçmek gibi.
Merak kimileri için bir tutkudur; insanların yerleşik bilgileri sorgulamaktan vazgeçmeleri, tutkularının körelmesine neden olabilir Bu da cehalete yeni kapılar aralar.
İnsanlar rahatsız edici buldukları bilgileri görmezden gelmek, inkar etmek ve çürütmek için gözlerini yummanın, kulaklarını ve ağızlarını kapamanın yollarını daima bulmuşlardır.
Her çağ kendi cehaletini doğurur; insanların bilgiyle ilişki kurma şekilleriyse son derece bağlamsaldır. Bilgi olarak kabul ettiğimiz şey yalnızca sosyal olarak inşa edilmiş değildir, aynı zamanda bireyseldir de. İşleri daha da karmaşık hale getirmek pahasına da olsa insanlar katlanması güç bir bilgi ile karşılaştıklarında bir şekilde cehalete ya da inkâra sarılırlar.