Öznesi kendileri olan ne bir sevinçleri, ne yürek çarpıntıları olduğundan, imrenme ve kıskançlığın dışında bir erdemleri kalmamıştı. Herkesi sevmekten oluşan birer yalandılar.
Gülümsemesi en duyarsız insana bile kederi sevdirecek güzellikteydi. Herkesin evleri çekildiği saatlerde, uzaklarda söylenen bir türkü kadar dokunaklıydı. Her yanlışı kendisiyle açıklamasa, başkalarını bu kadar büyütmese, uzak uzak engeller bulmasa yaşamaya, ışıklı bir su gibi içimizden dışımızdan akacaktı.