Atalarının sana bıraktıklarını ihmal etme, senden sonra gelenler için iyi bir gelecek kurmayı unutma. Böylece mutlu bir hayat yaşar, yaşlandığında hiçbir şeyden pişman olmazsın. Ölümden kaçmanın yollarını aramayı da bırak artık. Kim kaçabilmiş ki ölümden, sen kaçasın?
Sonra gene ciddileşiyor ve soruyor: "Dostumuz demokrasiden ne anlıyor?" Haydaa, öp babanın elini, nereden nereye. Ben de ciddileşiyorum, toparlıyorum kendimi. "Halkın kendi kendini yönetmesi, diyorum. Sömürüsüz, sınıfsız bir toplum. Bir sınıfın bir sınıfa egemenliği yok, insanın insana kulluğu yok. Karnını doyurmayan, aç, işsiz insan yok, evsiz barksız insan yok. Düşündüğünü herkes söylemekte özgür. Baskı, zulüm, hapis yok, düşündüğünü söylediği için..."