Kitapta kendi adıma ilk sorum şuydu; iyi, güvenilir ve saf olmak insana ne kazandırır. Kitabı hep bu bağlamda okudum. Mevlüt çevresinde bu kadar yalan dolan yolsuzluk haksızlık yapılmasına rağmen yine de kendi karakterinden hiçbir taviz vermeyen kötülük yapmaktan korkan bir karakter. Kitabın sonuna kadar da bu hali koruyor. Kitapta wow dedirtecek bir kurgu olmasa da günlük yaşamın telaşı, aldığımız kararların küçük de olsa hayatımızı nasıl çok etkilediği, insanların karar alma mekanizmasının nasıl çalıştığı çok güzel anlatılmış. Karakterler bölüm bölüm kendileri de kitaba katılıyor ve kendilerinden bahsetmeye başlıyorlar bu da karakterlerin iç dünyasını daha iyi anlamamızı sağlıyor. İnsanın kendi kafasında kurduğu ile asıl gerçekte olan neymiş bu sayede çok iyi görünüyor. Siz bir karakter hakkında kötü bir izlenim ediniyorsunuz ama karakter kendinden bahsetmeye başlayınca bir yerde ona da hak veriyorsunuz. Kafamda bir tuhaflık kitabı bu anlamda çok dolu bir kitap. Okurken of bitsin de yeni bir kitaba başlayayım dediğimi hatırlamıyorum. Orhan pamuk kitapları arasında benim için en iyisi.