K.

K.
@yenilmedim
Kitabın sayfalarını çevirmek için başparmağıyla işaretparmağını diliyle ıslatıyor, tükürüğün her değişinde sayfalar dayanıklılığını yitiriyordu, o sayfaları açmak, katlamak demekti, bunlar parşömenin zora gelince kırışan ince damarlarını kazıyacak, tükürüğün yumuşattığı ama aynı zamanda sayfanın köşesinde dayanaksızlaştırdığı yerler yeniden küf bağlayacaktı. Tıpkı aşırı sevecenliğin bir savaşçısı yumuşatıp güçsüz düşürmesi gibi, bu kitaplara aşırı sahip çıkıcı ve üste titreten sevgi de kitabı önünde sonunda onu öldürecek olan hastalığın etkisine açık bir duruma getirecekti.
Sayfa 266·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Meleklerin coşkusuyla şeytanın coşkusu arasında az fark vardır; çünkü her zaman aşırı isteğin tutuşmasından doğarlar." "demek istiyorsun ki iyiyi istemekle kötülüğü istemek arasında küçük bir adım vardır, çünkü söz konusu olan hep aynı isteği yönlendirmektir, bu doğru. Fark nesnenin kendisinde"
İnsan bedeninin bu kadar ıstıraba katlanabileceğinden haberim yoktu hiç.
Sayfa 304
Bizim biyolojik uyarlanmamızın asıl yolu anatomi değil, kültürdür. Benim erkeklerin sırf daha uzun boylu ve daha iri yapılı olmaları nedeniyle kadınlara egemen olmalarım beklemem, sığırların ya da atların insan türünü yönetmelerini beklememi aşan bir beklenti değildir - hayvanların ortalama bir kocaya göre ağırlık farkı kocanın karısına göre ağırlık farkından otuz kat fazladır. İnsan toplumlarında, cinsel egemenlik daha iri olan ya da doğuştan öne çıkan cins tarafından değil, ama tersine savunma ve saldırı teknolojisini denetleyen cins tarafından kurulur.
çalışmak zorunda olmayan bir sınıfın üyesi sanılmanın dolaylı coşkusu diye betimlediği bir durumu elde etmek için insanların bu denli çaba harcamaları şaşırtıcıdır.
Zenginler..