hayatında olabilecek her şeyin bir yerlerde, bir hayatta zaten olduğunu bilmek.*
kitabın son sayfalarında, kaçıp gitmek istediğiniz yerin kaçtığınız yerle aynı olduğunu görmek tam bir aydınlanmak ve hapishanenin bir yer değil, bakış açınız olduğunu anlamak yazıyor. yaşayamadığımız hayatların yasını tutmak kolayken, belki de başka evrenlerde o hayatlarda yaşıyor olduğumuz gerçeği ya da hayali garip bi hissiyat.
şu anda olası bütün hayatlarda yaşadığımız kadar eksiksiz ve tam bir hayat yaşıyoruz. olmamız gereken tek bir kişi var, hissetmemiz gereken tek bir varoluş var. her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzuz; yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe.
ikinci şanslar, felsefeyi, ölümü, pişmanlıkları iç içe ve mükemmel bir şekilde anlatan bu yazarın ilk defa bu kitabını okudum çok çok güzeldi. sadece alıntı yaparak kendimi ifade edebildim çünkü spoiler olmasını istemiyorum. okuyan herkesin hayata bakış açısını etkileyeceğini düşünüyorum. yaşamla ölüm arasında, zaman algısının var olmadığı o kütüphanede yaşanacak daha çok şey var. umarım okuyan herkes pişmanlık yerine potansiyellerini hayata geçirebilme potansiyeline sahip olur, sonuçta milyonlarca olasılığın olduğu hayatın nasıl biteceğini asla bilemezsin.
:)