Saye

Mesnevi'nin ilk on sekiz beytinin ilk beyti doğru şekli ile şöyledir: Bişnu in ney çun şikayet mi kunad Ez cudayiha hikayet mi kunad Doğru Tercümesi: Dinle bu neyden, şikayet etmede, ayrılıkları dile getirmekte. Mesnevi'nin asıl nüshasında birinci beyitde "şikayet mi kunad" ve "hikayet mi kunad" şeklinde olduğu halde daha sonraki nüshalarda bu yer değiştirmiştir. Halbuki burada "hikayet mi kunad" 'in anlamı hikaye ediyor değil, uzun uzun anlatıyor olmalıdır. "Şikayet mi kunad"'in anlamı ise aslından (Allah'tan) ayrıldığı için şikayet etmektedir olmalıdır. Gelelim Mesnevi'nin ilk 18 beytinin düz ve mecazi anlamlarına: 1- "Dinle bu neyden ki şikayet ediyor, ayrılıklardan bahsediyor". Bu beyitde ney istiare olarak kullanılmıştır ve Allah'ın nefesini içinde hissetmeye başlayan ve O'nun (Allah) ayrılığından dolayı acı çeken insan kastedilmektedir. Mevlana'nın neyi seçmesi tesadüfi değildir. Ku'ran'da Tanrı Hz. Adem'i ilk yarattığında ona kendi nefesinden üflediğinden Mevlana neyi seçmiştir. 2- "Beni kamışlıktan kopardıklarından bu yana, kadın ve erkek (herkes) sesimden dolayı ağlamaktadır". Bu beyitde 'Ney' kavramına bağlıdır. Ney asıl yerinden (kamışlık) ve ilahi nur ile susuzluğu giderilen mana aleminden koparıldıktan sonra, artık gerçek huzuru bulamıyor. Yani, ruh (Tanrı nefesi) Allah'a ve maddi beden ise maddeye (dünyalık şeylere) meyil gösterdiğinden beden ile ruh arasında bir çekişme vardır. 3- "Benim gibi delik deşik olmuş bir sine gerek; ki ayrılığın arzusunu ve acısını ona anlatabileyim". Allah aşkı ile tutuşmamış bir insanın gönlü ayrılık ızdırabından ne anlar? Bu ızdırabı anlayan kişinin önce ney misali içinin maddeden sıyrılmışcasına boş ve daha sonra da göğsünün delik deşik olması gerekir. Bu hali yaşamayan ve bilmeyen kişi, manevi aşkı da