Bu kararın dayandığı en kuvvetli muhakeme ve mantık şuydu:
Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun, istiklalden mahrum bir millet, medeni insanlık önünde uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye hak kazanamaz.
“Efendiler, bu vaziyet karşısında bir tek karar vardı. O da millî hâkimiyete dayanan, kayıtsız şartsız bağımsız, yeni bir Türk Devleti tesis etmek...”
NutukMustafa Kemal Atatürk
Düşman devletler Osmanlı Devleti'ne ve memleketine maddeten ve manen saldırıp onu yok etmeye ve paylaşmaya karar vermişler. Padişah ve halife olan zat, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükûmeti de aynı hâlde... Farkında olmadığı hâlde başsız kalmış olan millet, karanlık ve belirsizlik içinde, olup bitecekleri bekliyor.
Diyarbekir, Bitlis, Elâziz vilayetlerinde, İstanbul'dan idare olunan Kürt Teali Cemiyeti vardı. Bu cemiyetin maksadı, yabancı koruması altında bir Kürt devleti kurmaktı.
Büyük harbin uzun seneleri boyunca millet yorgun ve fakir bir halde... Millet ve memleketi 1. Dünya Savaşı'na sürükleyenler, kendi hayatlarının derdine düşerek memleketten kaçmışlar.