zeynep

zeynep
@yepppuda
res cogitans
1996
905 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 577)
832 okur puanı
Haziran 2018 tarihinde katıldı
Geçmişi Geçmişte, Şimdiyi de Şimdide Bırakmak
Stoacılara göre dinginliğimizi koruma yollarından biri, başımıza gelen şeyler karşısında kaderci bir tutum sergilemektir. Seneca'ya göre, kişi kendini kadere teslim etmelidir zira "sürüklenirken bunu tüm evrenle birlikte yapıyor olmak müthiş bir tesellidir". Epiktetos'a göre başka birinin, daha doğrusu Kader Tanrıçalarının yazdığı bir oyunda yalnızca oyuncu olduğumuzu hiçbir surette aklımızdan çıkarmamak gerekir. Oyundaki rolümüzü seçme şansımız yoktur fakat bize verilen rol ne olursa olsun, elimizden gelen en iyi şekilde oynamamız gerekir. Kader Tanrıçaları bize dilenci rolü biçmişse de iyi bir oyunculuk sergilemelidir, kral rolü vermişse de. Epiktetos der ki hayatımız güzel geçsin istiyorsak, olayların arzularımıza uymasını talep etmek yerine arzularımızı olaylara uydurmamız yani olayların "zaten oldukları gibi olmalarını" istememiz gerekir.
Sayfa 95 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Felsefe-Düşünce
ercanscgn. isimli okura yanıt verildi
zeynep
ercanscgn.ercanscgn. Fikrimce fatalizm gibi tamamen koşulsuz teslimiyetten bahsetmiyor Ercan kadercilik derken. Kontrol edemediğimiz şeylerin, kontrolümüz dışında olduğunun farkında olup kabullenmekten bahsediyor. Ben elimden geleni yapıyorum ve gerisi akışta 🙃
Reklam
İşte bu kültürel bir devamlılık. Toprak anlayışı, toprak savunması vb. Osmanlı'da padişah da olsan Anadolu'da köylü de olsan o kültürel kod bir yerden kendini gösteriyor. Kültürel, tarihsel, toplumsal hafıza ve birikim her şeydir. Türklerin bu toprak ve devlet anlayışı Türklere Hititler, Frigler, Romalılar, Bizanslılar gibi birçok topluluğa ve devlete mezar olmuş Anadolu coğrafyasının tek hakimi olmasını sağlamıştır. Bu coğrafyada toprağı gevşek tutan hiçbir kültür hayatta kalamamıştır. Anadolu'ya hakim olanların sanatı, hukuku, bilimi Türklerden şu veya bu şekilde önde olabilir. Ama bunlar bu kültüre sahip olan devlet ve toplulukların hiçbirini Anadolu'da ebediyete taşıyamadılar. Anadolu'nun ebedi sahibi coğrafyasını, toprağını elinde tutmakta ısrarcı olan Türk'e kaldı. En zor zamanlarında(1919-1922)'de bile Türk toprağını, vatanını korudu. İlber Ortaylı'nın dediği gibi: "Bugün Türkler tarih sahnesindeyse bunu asker olmaya borçludur." Vatan-toprak-askerlik kültür ve bağını tabandan tavana kadar kültürel koduna işleyen Türk bu coğrafyanın tek ve ebedi sahibidir.
Türkçülük

Grekov Kafkayevski

@Grekov_Kafkayevski
·
Mısır'ın Fransızlar tarafından işgal edilmesi devletin başı olarak Sultan III. Selim'i son derece rahatsız etmişti. Bu bağlamda gündeme getirdiği bir konuya değinmeliyiz ki özünde vatan toprağına sahip çıkma düşüncesini barındırıyor. Türk devlet başkanlarının, tarih boyunca ve her dönemde vatan toprağına sonuna kadar sahip çıkılması konusunda ne derece hassasiyet gösterdiklerini belgeliyor. 1798 yılı itibariyle Mısır, Osmanlı Devleti'ne ait bir toprak parçasıdır ve Fransa'nın işgaline uğramıştır. Bu durum karşısında III. Selim Sadrazam'a şu emri verir: "Benim vezirim, tez Bekir Paşa'ya ve beylere nüvazişli ve gayet dikkatli tahrirat yazılsın. Arazi-i Mısrıyyenin bir avuç kumundan vazgeçmeyeceğimizi ve ehli imanın bunlarla kitali farz olunduğunu aleni bilsinler. Kafirin hilesine itimat etmesinler. İnşallah donanma ile her türlü iane ederiz. Göreyim onları nasıl gayret ederler." III. Selim'in emri açık ve nettir: Fransız'a Mısır'ın bir avuç kumunu bile veremeyiz.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Grekov Kafkayevski isimli okura yanıt verildi
zeynep
Grekov KafkayevskiGrekov Kafkayevski Aşırı faşizan söylemler bunlar 🫠🙃