Beyin hücreleri de zamanla kalıtsal nedenlerle ya da çevre koşulları nedeniyle yaşlanır ve ölür. Bunun sonucu olarak beyne bağlı işlevlerimizde daha doğrusu beyinle ilgili işlevlerin tümünde yavaşlama ve aksama ortaya çıkar. Beyin 90 yıllık bir yaşamı şu ya da bu şekilde denetleyerek götürebilmesi için evrimsel olarak büyük bir olasılıkla aynı işi yapan birden çok yedek hücre ile çalışmalıydı. Bu nedenle insanların sık sık kullandığı beynimizin ancak 1/10'nu kullanıyoruz sözünden beynimizin geri kalan 9/10'nu da kullanmalıyız sonucunu çıkarmamalıyız; çünkü geri kalan 9, bir insanı kazasız belasız örneğin 90 yaşına kadar evine sapasağlam getirecek bilgiyi sağlaması için yedek tutulduğu içindir. Eğer hepsini bir defada kullanmaya kalkmış olsaydık, kısa bir öğrenme zirvesinden sonra yaşlanmayla hızlı bir yetenek ve bilgi erozyonuna uğrayacaktık.
Özenle korumamız gereken yapılarımızdan biri retina olmalıdır; çünkü kendini yenileme yeteneği yoktur. Her aşırı tahribat bu dokuyu biraz daha yaşlanmaya sürükler.
İşitme organının çökmesi, insanda depresyona girmenin en etkili nedenidir. Kör olan bir kimse çok daha az depresif olmasına karşın, işitme duyusunu yitirenlerin neredeyse yüzde 90'ı depresyona girmektedir; çünkü işitme, konuşmayla birlikte iletişimi sağlamakta ve kişiyi ruhsal olarak rahatlatmaktadır. Körler bu iletişimi yaptıkları için depresif olmazlar; ancak işitme engelliler bunu çoğunluk başaramazlar.
Lezzeti ortaya çıkaran tat ve kokunun ortak işlevidir. Bu nedenle burnumuzu sıkıca kapatıp acı soğan yersek, soğanın acılığını alamayız. Nezle olduğumuzda hücreleri koku hücreleri etkinliğini yitirdiği için yediğimizden tat alamayız.
Dil üzerinde genç evrelerde yaklaşık 10.000 kadar tatma tomurcuğu vardır. Tatma tomurcukları 2 haftada kendini yenilemesine karşın sinir uzantıları bu yenilenmeye ayak uyduramadıkları için zamanla yaşlanır. Böylece dil üzerindeki tatma papillerinin bir kısmı tahrip oluyor ve yaşlandıkça ağzın tadı kaçıyor. Yaşlanması kalıtsal nedenlere dayandığı gibi yüksek sıcaklık, alkol, uyuşturucu, keskin baharat, acı, yüksek asitli ya da alkali besinler, sigara yaşlanmayı hızlandırır; ancak beslenmeyi durduramadığımıza göre bu organın tahribatını da tümüyle önleyemeyiz.