Bir insanı korkutmak için, seni işinden atarım, aç bırakırım tehdidi, seni öldürürüm tehdidinden çok daha etkilidir; çünkü canlılar dünyasına içgüdüsel olarak giren ilk korku açlık korkusudur, ölüm korkusu değil.
Evrim tartışmaları çoğunlukla yaratılışçıların "ondan önce ne vardı" diyerek Evren'in oluşumunu bir Tanrı'nın varlığına götürme çabasıdır. Eğer her şeyi yaratan bir Tanrı'ya ulaşırsanız, artık gerisini araştırmanıza ve merak etmenize gerek kalmamıştır. Rahat uyuyabilirsiniz; çünkü düşünen her insanı çıldırtan bir soru var: Daha önce ne vardı? Bing Bang yeterli olmuyor. Burada anlatmaya çalıştığımız önce ve sonra kavramları Bing Bang ile ortaya çıktı. Belli ki Evren hep var, hiçbir zaman yaratılmadı. Siz zaman için bir baş ve son arıyorsanız eski deyimle nafile arıyorsunuz. O parametre de Bing Bang ile birlikte ortaya çıktı. Ondan önce zaman parametresi oluşmadığı için böyle bir tanımı ya da kavramı Evren'in oluşumu için kullanamazsınız. O, hep var.
Zamanın kütleçekimine bağlı bir parametre olduğu çağdaş fizikte kanıtlanmış durumdadır. Kütleçekimi arttıkça zaman yavaşlamaktadır. Zaman, kütlenin olduğu yerde işleyen bir süreçtir. Kütle yok ise zaman da başlayamaz.
Ölüm olgusu karşısında çaresiz kalan insanoğlu; bu belirsizliği kader dediği bir tanımlama ve ilahi bir varlığa sığınmakla çözmeye çalışarak rahatlamayı denemiş ve böylece değişik inançlara sahip toplumlarda, her biri kendine göre ilginç olan ve saygı duyulması da gereken bir mitolojinin doğmasına neden olmuştur. Bu korku; her çeşitten inançtaki toplumda, ölümden sonra yaşamın süreceği öyküsünün işlenmesini, buna dayanarak dünyadaki insan yaşamının yönlendirilmesini ve çoğunlukla da sömürülmesini sağlamışhr.