İşte bu hikayeyi öğrendikten sonra, varlığımıza ve bedenimize hayranlıkla bakmamak imkansız. Gözyaşlarımın içindeki hidrojen atomlarının Büyük Patlama'da yapıldığını, kemiklerimdeki kalsiyum atomlarının, kanımdaki oksijenin ve bir parçamı oluşturan diğer tüm elementlerin yıldızlardan oluştuğunu düşünmek... Büyüleyici! Biz onların, yıldızların çocuklarıyız!
Bilinçli bir yaşam, yani varoluşumuzun kendisi -bildiğimiz kadarıyla- evrenin karmaşık yapılanmasında attığı son zardır. Bu da bizi çok özel kılmaktadır. Ancak tabii ki evrim durmayacaktır. Yeni ve daha karmaşık yapılar gelecektir; belki de zaten çoktan gelmiştir ve biz bunu fark etmemişizdir.
Bugün bizler bilinçli, tarihi tekrar canlandırıp detaylarını anlayabilen ve geleceği hayal edebilen, her adımda yeni bir zamanı başlatarak ve bu şekilde insanlık için yeni bir alan kazanarak evrimleşen, öncü sakinleriyiz evrenin.
Şu anda sadece Dünya üzerindeki yaşamı biliyoruz, ancak mantığımız bize bunun bir istisna olamayacağını gösteriyor. Bakteriler gibi çok ilkel ya da biz insanlar gibi gelişmiş yaşam formlarını, hatta belki daha da fazlasının barındıran gezegenlerin varlığı oldukça mümkündür. Yaşamın, tıpkı ilk atomların ve yıldızların oluşumu gibi, evrenin evriminde sadece bir aşama olduğu söylenebilir ve bildiğimiz kadarıyla bizler bu sürecin en karmaşık tezahürüyüz.