Her şeyden önce bilmelisin ki, burada şehit olmak diye bir şey yoktur. Geçmişte din adına yapılan gaddarlikalari okumuşsundur. Ortaçağ' da Engizisyon diye bir şey vardı. Hiç bir işe yaramadı. Sapkinligi ortadan kaldırmayı amaçlıyorlardi, güçlendirmekten başka bir şey yapmadılar. Engizisyon'un diri diri yaktığı her sapkinin yerine binlercesi ortaya çıktı. Neden ? Çünkü Engizisyon , düşmanlarını meydanlarda , hem de hâlâ nedamet getirmemislerken öldürdü; daha dogrusu, onları nedamet getirmedikleri için öldürdü. İnsanlar gerçek inançlarından vazgecmedikleri için ölüyorlardi. İster istemez , tüm onur kurbanın, tüm utanç da onu diri diri yakan Engizisyoncu'nun oluyordu.
Savaş her egemen kesim tarafından kendi uyruklarina karşı verilmektedir ve savaşın amacı toprak ele geçirmek ya da toprak yitirmeyi önlemek değil, toplum yapısının hiç değişmeden sürmesini sağlamaktır.
Felsefede, dinde, ahlakta ya da politikada iki kere iki beş edebilirdi, ama iş bir top ya da uçağın yapımına geldi mi, iki kere iki dört etmek zorundaydı. Güçsüz ülkeler önünde sonunda fethedilneye mahkumdu, güçlü olmak için verilen savaşımda ise hayallere yer yoktu.
Savaşın asıl yaptığı, yok etmektir; ama ille de insanları yok etmesi gerekmez, insan emeğinin ürünlerini de yok eder. Savaş, halk kitlelerini fazlasıyla rahata erdirecek, dolayısıyla uzun sürede kafalarının fazlasıyla çalışmasını sağlayacak araç gereç ve donatimi paramparça etmenin, stratosfere yollamanın ya da denizin dibine göndermenin bir yoludur.