Gelişim de, belirli bir anlamda, kendi içinde ödüllendirici ve haz verici bir süreçtir. Her ne kadar dağın doruklarındaki bir deneyim olmasa da eteklerindeki bir doruktur.Mutlağın, kendi kendini onaylayan hazların parıldayışları, Varlığın küçük anlarıdır.
Kapasiteler kullanılmak için diretirler.Bu diretiş ancak yeterli şekilde kullanıldıklarında azalacaktır.Yani, kapasiteler aynı zamanda gereksinimlerdir
Hümanistler binlerce yıl boyunca, insanın kendisi dışında bir otoriteye başvurma zorunluluğu olmaksızın kurulabilecek doğal,psikolojik bir değerler dizgesi arayışı içinde oldular. Tarih boyunca bu doğrultuda pek çok kuram öne sürüldü. Kitlelerin pratik hedeflerine toslayan tüm kuramlar gibi bunlar da başarısız oldular
Ortalama, uyumlu, genel geçer düşüncelere göre davranan kişinin uyumu, insan derinliklerinin, hem istemsel hem de bilişsel açıdan, her zaman için başarılı bir şekilde yadsınması anlamına gelir.Bu tutum da onu pek çok şeyden yoksun bırakmaktadır, çünkü bu derinlikler aynı zamanda kişinin tüm hazlarının ve eğlenme,sevme, gülme, hepsinden önemlisi yaratma yeteneklerinin kaynağıdır. Kendi içindeki cehennemden kurtulmaya çalışırken yine içinde var olan cennetin nimetlerinden yoksun kalır.
Görev hazza dönüşüyor, haz görevle birleşiyor, iş ve eğlence arasındaki ayrım belirginliğini yitiriyordu.Özgecilik bencil bir hazzın kaynağı olunca, bencil hazcılık da özgeciliğin karşıtı olmaktan çıkıyordu. En olgun insanlar en çocuksu olanlardı. Çok güçlü bir ben ve kesin bir bireysellikle tanımlanan bir kişi, aynı zamanda, rahatlıkla ve bütünüyle egosunu, kendini aşıp sorunlara odaklanabiliyordu.