İyi niyetli bir kişi kendini adayabileceği çeşitli görevler ve bunun için birçok neden bulabilir.Bunların hepsi onda bir doyum sağlayabilir. İnsan doğasının iç yapısının kemiksi değil de kıkırdaksı olduğu ya da eğitilip yönlendirilebileceği söylenebilir
Tüm bu “zıtlar” aslında, özellikle de daha sağlıklı kişilerde, hiyerarşik bir bütünsellik içindedir. Terapinin başlıca ereklerinden biri de görünürde uyuşmaz şekilde zıt olup kutuplaştırılanların bütünleştirilmesine yönelmektir. Tanrısal özelliklerimiz hayvansal özelliklerimizin üzerinde yükselir ve onlara gereksinim duyar. Yetişkinlik yalnızca çocukluğun terk edilmesi anlamına gelmemelidir. Çocukluğun iyi değerlerini de içermeli ve onların üzerine kurulmalıdır.
İnsan, aynı anda, hem yalnızca bir yaratık hem de tanrısal bir varlıktır. Güçlü ve zayıf, sınırlı ve sınırsız, yetişkin ve çocuk, korku dolu ve yüreklidir. İlerler,geriler, kusursuzluğu arar ama aynı zamanda korkar kusursuzluktan.
İnsana insanlık öğretilmez. Diğer bir deyişle, ona bu yolla nihai bir biçim verilemez. İnsanlık, insanın içine döküldüğü bir kalıp değildir. Çevrenin en büyük rolü, çevrenin değil kendi potansiyelini gerçekleştirmesinde kişiye yardımcı olmak ve onu bu yolda özgür bırakmaktır. Çevre insana potansiyel ya da yetenekler vermez.